Yukarı Çık

Gıda yasası! Habitatın ve insanlığın yok oluşu!

16 Ekim 2020 Cuma 09:57:20
55 kez okundu.

Tarih, benzersiz mülke sahip olan Karun gibiler yanında insanlığa ihanet eden  mezarları bile olmayan, nefretle anılan liderleri , dünya ve ukba makamı büyük insanları yazar!

Rabbim Sen bizleri insanlığa hizmet edip “ sizin en hayırlınız insanlara faydalı işler görenleriniz”  grubundan eyle âmin.

HİKÂYE BU YA:

Vaktiyle bir ülkenin kendini kral sanan bir adamı varmış ve sadece makam, şan, şöhret ve parayı düşünürmüş.  “Kazanmak, Kazanmak, Kazanmak!”  Kral bütün ağaçları kestirerek, ‘imar hareketi’ yaparmış!? Kendini daha, daha ve daha da zenginleştirmek için servetinin büyük bir kısmını kendine ve ailesine pay edermiş. Tabii bu işlere sebep olanlar kralı pohpohlayanlar, yapılan yanlışlar karşısında susanlar da makam mevki para olarak payını alırmış. Onun için tüm bu haksızlıklar karşısında görmez, duymaz, işitmez ve susarlarmış!

Derken bir gün, yardakçılarının, tetikçilerinin, ona tesir eden başka devlet adamlarıyla, teknoloji iş birliği yapılarak bölgede daha çok kazanmak için yabancı devletlerle işbirliği yapılmış. Onların tohumları, kimyasal gübreleri onların bir takım mamulleri araştırılmadan o ülkenin topraklarında denenmiş, maden aramaları yapılmış. Akabinde bölgeye büyük bir taun-hastalık gelmiş. Hava, toprak, su kirlendiği için istenilen verim ve kazanç sağlanamamış. İnsanlar bu sebeple hastalanmış ve kendini kral sananlar da bu işten nasibini almış ve hastalandığında her türlü yol denenmiş. Tüm dünya ülkelerinden şifacılar çağrılmış ama ne fayda… Çareler tükenmiş..!

Nasıl ki bugün kanser teşhisi konulan bir hasta bedenen ve ruhen inim inim inliyorsa, biyopsiler, ameliyatlar ve sonra kemoterapilerle derman bulamıyorsa, kendi metotlarında şifa bulunamamış hikâyemizdeki kralın adamları da çözümü tabiatta aramışlar. Kralı bu duruma düşüren bilim adamları, danışmanları kısaca avanesi her zamanki gibi bu tekliflere  “Para tuzağı, şarlatan bunlar, hadi canım sen de…”  denilen, 5000 yıllık tababet kültüründe, bütün mistik inançlarda kabul edilen, son yılda da insanlığın büyük şifa bulduğu bitkiler dünyasına müracaat etmişler.

BUGÜN DE MİLLETİN AKLINI BAŞINA 

ALMASI İÇİN CORONA İLLETİ GELDİ!?

Tabiattaki kurt, kuş, börtü böcek, bütün varlıklar dua ediyor;  “Ya Rabbi, Sen bizleri şerli adamların şerrinden koru! Sen bizim tabiatımızı, havamızı, suyumuzu bozdurma!”  Allah; hayvanatın, nebatatın ve zerratın duasını kabul eder. Corona meleğini yollar. Her şey bir anda durur gibi olur. Ama bu durumun mağdurları da vardır. Bugünkü ‘Corona’ya Çare’ gibi düşünelim. Hikâyeye devam edelim.

Derler ki, bu hastalığa derman olacak bitki ancak şu dağlarda var, şu ovalarda, şu bayırlarda bulunur, şu göllerde yetişir. Hemen o göllere gidip bakarlar. Ahali der ki,  “Evet, o yosun vardı; şimdi denizler kirletildiğinden üretemiyoruz, sunisi var..!”  Sonra bitkiye gidince denir ki;  Pelin-yavşan, geven ve damar otu vardı. Bölgeye gelen mevsimlik göçmen kuşların, yavrularını beslediği bitkilerdi. İnsanda kansere iyi gelirdi. Ama flora, fauna katledildi, maden aramalarında yok edildi.”  Son olarak, nadirattan olan köksü birkaç bitki de dile getirilir, el cevap;  “Bunlar, maden sularını yıkamak için çekilen yer altı sularıyla yok oldu!!!”

Tabi, ayrıca maden ruhsatı alıp da altın arayıp siyanürle yeraltı sularımızı zehirleyenlere de Elazığ, Erzincan, Sivas gibi doğu ve güneydoğu bölgesindeki ruhsatlar incelendiğinde görülecektir!!?

Son çare olarak yonca kalır. Hani,  “Ya hu, bunu inekler yiyor, insana şifa mı olur..?”  diye alay edilen yonca..!! dile gelir ve söyler: Halbuki şifan diğer bitkiler gibi bendeydi!!?

Kâinat Şifahanesi ölümden ve ihtiyarlıktan başka her derde devadır!

Kâinattaki 7 dermandan 4’ü yok olmuştur! 

Her şeyin sahibiyim diyen kendini kral zannedenler; doğanın, toprağın, sadece habitatın yok edilmesiyle ve katledilmesiyle birlikte, şifa bulamaz ölür! 

‘Kiriyle beraber’ kirlerinden temizlenmek için kirlettiği toprağa gömülür!

Not: Yukarıda anlatılan kıssa, gerçek yaşanmış bir hikayeden makam ve mevkiler ve yerler değiştirilerek hazırlanmıştır!!?

Gıda Torba Yasası bir kere ötelendi!!?

Şeytan aklının, küresel sermayenin güdümündeki insanları kullanarak dünyamızı kararttığı bugünlerde Türkiye’de 60 milletvekilinin imzasıyla habitatımızı kirleten flora ve faunayı yok eden, geleceğimiz olan çocuklarımızın hayatını karartan pek çok kararı içinde barındıran gıda yasasını konuşması gerekenlerin suskunluğu karşısında, başta kadınlarımız, gıda hareketi ve gönüllülerin desteğiyle Cumhurbaşkanımıza çağrımıza cevap bulmuş! Yasa şimdilik kaydıyla ötelenmiştir..? Şeytan, sinsi sinsi pusuda karanlık planını hayata geçirmek için beklemektedir!!

Türkiye’deki bütün makamlara; ölümün ve ahiretin, kabrin arkasında bir hesabın olduğunu bir kere daha hatırlatıyoruz!!

“Sen, onların çoğunun dinleyip aklettiğini mi sanıyorsun? Onlar, yalnızca hayvanlar gibidirler. Hayır, hayır yolca daha sapkındırlar!”  (Furkan 44)

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.