Yukarı Çık
Ahmet Maranki

Ahmet Maranki

Prof. Dr. AHMET MARANKİ Gündeme Dair Yazıları ile Her “Salı ve Cuma” Günleri Yeni Akit Gazetesinde Siz Değerli Müdavimlerimiz İle Buluşuyor...

Ayasofya gerçeği̇ ve müjdeler!

16 Haziran 2020 Salı 10:54:53
156 kez okundu.

“İlâyı kelimetullah” seferine çıkan atalarımız, üç kıta ve yedi iklimin sahibi, Müslümanların halifesi, Türklerin hakanı, Arabın ve Acemin padişahı, Doğu Roma, Bizans ve diğer halkların imparatorudur!

“İki Roma da fethedilecektir!”  Hadisi Şerîf

“Önce hangisi ya Resulullah?”  dendiğinde,  “Önce Kostantiniyye! Sonra Batı Roma mutlaka yakın zamanda fethedilecektir!!!”  buyurmuştur.

Fethin nişanesi Ayasofya’nın aslını bozanlarla ilgili Fatih Sultan Mehmed’in  “İnsanların, meleklerin ....lâneti üzerine olsun!!?”  lâneti ve vebâlinden, necip milletin torunlarının kurtulması lazım! Aşkla ve samimiyetle ve içten  “Ruhen, aklen, fennen, ilmen buranın cami yapılmasını istiyorum!”  diye söyleyip gözyaşı dökebilenler mesuliyetten kurtulacak!!? Devlet de halktaki büyük temayülü görünce sebepler ortadan kalkar ve ikinci fethin de vakti gelir!!!

İnşallah!

KILIÇ HAKKI MI?

Konstantin, hacca gittiği Kudüs’ün İslâm toprağı olduğunu gördüğünde,  “Hristiyanların merkezi olarak İstanbul’da büyük bir mabed yapacağım ve bütün insanlar oraya gelecek!”  dediği yerdir Ayasofya! İslâm’da bir yer fethedildiğinde orası “Dâr-ûl İslâm” olur ve ilkin en büyük mahâlde cuma namazı kılınır!

“Mabetler kimsenin mülkü değildir!”  diyor Hazreti Ömer! Ayasofya Allah’ın mülküdür ve fetih camisidir! Tüm dünyaca kabul görüldüğü üzere fethin kılıç hakkı değil tapusu dahi Fatih Sultan Mehmet Han’ın adına olan Allah’ın bir mülküdür!!?

“Başımızda kardinal şapkasındansa Osmanlı sarığı görmeyi yeğleriz!”

Fatih, kardinallerin baskısından yılmış Bizanslıların isteği ve ordusundaki gayrimüslimlerle birlikte kilisenin ve Müslümanların Diyarumun da başı olmuştur!!?

Ayasofya’ya doğru giderken imparatorun öldüğü haberini alınca atından inip şükür namazı kıldığı yere, bugün Fatih Sultan Mehmet Camii yapılmıştır!

Yıkık- dökük durumdaki Ayasofya’ya gelen Fatih ve askerlerini, din adamları ve kadınlar güllerle karşılar! Fatih burada iki rekât şükür namazı kıldıktan sonra kubbeye çıkarak  “2000 yıllık Bizans bile yıkıldı..!”  dediği bir şiir okur!

Ayasofya’yı atalarımız imar etmiştir!

Sultan 2. Bayezid bir minare, 2. Selim iki minare, 1. Mahmut da kütüphane ve külliye yapmıştır! ‘Hikmetli-mukaddes bilgi kaynağı’ manasındaki Ayasofya, Abdülmecid ve Abdülhamit hanlarla ihya edilip bugünkü muhteşemliğine kavuşmuştur!

AYASOFYA, MANEVİ DİNAMİĞİMİZDİR!

İçimizdeki gavurlardan kurtulmanın vakti gelmiştir!!?

Sultan Vahdettin “saraya çan takılacak” diyenlere karşı;  “Sarayı askerle çevirin ve buna teşebbüs edenleri vurun! Mümkünü yoksa atam Fatih’in vakfiyesine uygun kullanılmayacaksa Ayasofya’yı uçurun!” ferasetini göstermiştir !

1931’de İngiliz baskısıyla başlayan Bizans Tetkikleri Enstitüsü’nün müze çalışmaları, 1935’te Ayasofya’nın bakanlar kurulu kararıyla müze olmasıyla sonuçlanmıştır! Yunan Kültür Bakanı  “Ayasofya’nın cami olması bizi ilgilendirmez.”  demiş ve kurulan komisyonda  “Burası kesinlikle cami olmalıdır!”

Heyetteki Alman sanat tarihçisinin cami kalmalıdır itirazına rağmen bizim gayri Türk-Müslüman!!? üyelerin kararıyla müze haline getirilir!? Namazlar için de yanındaki Sultanahmet Camii gösterilir! Bir yıl sonra orası da aynı heyet tarafından askerlik şubesi ve asker talimhanesi yapılmıştır!!!

NEFRET VE ZULÜM!

İngiliz işgalinde bile cami olarak kalan Ayasofya, adı Müslüman gayri Türklerin eliyle müzeye çevrilmiştir!?

Paha biçilmez tarihi halıları kesilerek parça parça satılmıştır! Tarihi şamdanlar eritilerek dökme yapılmıştır! Sultan Mahmut’un kütüphanesindeki eşsiz eserler kiloyla satılmış, levhalar depoya kaldırılmıştır! Menderes’le yerine konunca  “Minareler yıkılsın!”  !? diye Ankara meclisinden karar çıkmıştır! Küçük Ayasofya’nınkiler yıkılmış, İbrahim Hakkı Konyalı mimari raporunda  “Minareler yıkılırsa Ayasofya çöker!”  dediği için yıkım engellenebilmiştir!

Karanlık gözleri kör etmiş!

İkinci Selim, Üçüncü Murat, Üçüncü Mehmet, Sultan İbrahim ve Sultan Mustafa gibi padişahların kabirleri, üç beş yıl önce anca ortaya çıkarılıp ziyarete açılabilmiştir!?

Yıllardır milletin üzerindeki belaların, afatların, hastalıkların, musibetlerin, ekonomik krizlerin, başımıza getirilen devşirme dönmelerin zulmü, Fatih’in bedduasının bir işaretidir!?

Ayasofya’da namaz kıldırmayan şer maksatlıların sanat kisvesiyle ‘çalgı çengi, dans’ ritüelleri ve ayinleri de, feraset sahiplerinin gözünden kaçmamaktadır!

İşin en garibi de bunlar devlet sanatçısı, bilim adamı ödüllü olup pişkin konuşmalarıyla cumhurbaşkanının çevresini hâlâ da çevrelemektedirler!

AYASOFYA ASLINA RÜCU ETMELİDİR!!!

Bursa Yeşil Türbe’de yatan 2. Mehmet Çelebi’den südûr eden Çavuş Mehmet Çelebi’nin torunu olarak diyorum ki, büyük atalarımız!

Fatih’in vakfiyesine sahip çıkılmalıdır!

Bu millet ve yöneticiler lanetten kurtulmalıdır!

Kozmik ve metafizik boyutta müjdeli zaman gelmiştir!!?

Âhir zamanın çok büyük işaret ve beşaretlerini müjdeleyen Mekke, Medine, Kudüs ile birlikte kıbleteyn olan ve kanunen de açık olup ezan okunan Ayasofya’nın üç hilali birleştirilmelidir!

Ayrıca Peygamber (s.a.v) müjdelediği  “Batı Roma’nın fetih kapısının” “ulû-l emr” eliyle açılması için adım atılmasının da vaktidir?

Bu kapının anahtarı da Ayasofya’dır!

Vesselam!

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.