Yukarı Çık

Hüsnü Bayram’dan Diyarbakır’da birlik beraberlik mesajı!

6 Mart 2020 Cuma 14:19:46
316 kez okundu.

Barış Pınarı Harekâtı’nda, ABD’den sonra İdlib’de de Rusya’yı hizaya getireceğiz.

Fırtınalar yaklaşıyor fakat zaman, muzafferiyet mukadderatını gerçekleştirme vaktidir!

Kur’an’a göre devlet reisi bir karar verdiğinde, uydurma sebeplere sığınmadan direkt itaat edilir!

Ha keza, yazılı kültürümüzde Orhun Kitabeleri’ne göre de hükümdara itaat edilir, fitne çıkarılmaz!

“Ya itaat et ya terket” kültürü adil hükümdarlar için geçerlidir!!?

Müslümanız ki Kur’an’ın buyruğu ortada!

Atam oğuzların torunlarıyız ve töremiz belli!

Yani kısaca mücadelemiz “Kuru bir cihangirlik davası değil! İlayı kelimetullah davası”!!?

KIYAMET SAVAŞI MI GELİYOR!?

Hüsnü Bayram Diyarbakır’da!

Bediüzzaman’ın hayattaki tek ve son varisi, vekili, hizmetkar ve talebesi Hüsnü Bayram Diyarbakır’da, Doğu ve Güney Doğu Anadolu Bölgesindeki muhtelif vilayet ve kazalardan “ehl-i hizmet ve müspet nur talebeleri, bölgenin kanaat önderleri, meşayih, STK temsilcileri ile” bir araya geldi!

Hüsnü Bayram bölgeden gelen haziruna;

19. Söz’den sonra Kastamonu, Barla ve Emirdağı Lahikalarından mektuplar okudu ve okuttu.

Zamanın birlik zamanı olduğunu ve bölgenin kurtuluşunun İttihadı İslam’dan ve iman hakikatlerinin hayatımıza şiar edilmesi ile gerçekleşeceğini söyleyen Hüsnü Bayram; “Cenab-ı Hak, Osmanlı’dan sonra kan ve gözyaşı eksik olmayan bu topraklarda tekrar huzur ve adaletin sağlanması için, bu toprakları şehit kanlarıyla bize vatan yapan atalarımıza ve şehitlerimize rahmet dilerken; Bahar Kalkanı Harekâtına destek! Türk Silahlı Kuvvetlerimize muzafferiyet diliyorum...” dedi

“Bütün bu işlerde emeği geçenlerin emsalini ziyade etsin ve onları da muvaffak etsin! Tarik-i Haktan ve hakikatten ayırmasın” diyerek dualarda bulundu!!

Risaleyi Nurlardan örnekler verdi!!

Bediüzzaman’ın keşfi açık talebelerinden merhum Ali İhsan Tola ağabey, melhame-kıyamet savaşını sorduklarında cevaben diyor ki; “İsrail, Suriye topraklarına girip burası benim dediği vakit, Ayasofya açılır! O vakit melhame-i Kübra olacak... (Hatırlayalım, İsrail, Golan tepelerinde hak iddia etti!) Mağlub ve zayıf gireriz; dünya gücü ve cemahir-i müttefika-i İslâmiye lideri ve tek vücut olarak çıkarız inşaallah..! O tanklara karşı taş atan mücahid masum çocukların her attığı taş makbul bir duadır! Allah kabul etmiştir.. O tank, o uydu, o teknoloji melhamede bir güneş patlamasıyla bozulur, iptal olur! O taşlar o vakit İsrail’e büyük darbe vurur! Öyle şiddetli müsademeler olur ki kan gövdeyi götürür! Dünya üzerinde Çin ve Hindistan dışında Yahudi kalmaz..!”

“Şehadet esnasında duyulan acı, elinize bir iğne batması gibidir!” diye buyurmamış mı Efendimiz..?! Peygamberlere komşu bir makamın sulandırılıp küçük düşürülmesi ne acı..! Bediüzzaman hazretleri bu asil makamı gayet net izah etmiş:

“Şehid, velidir! Cihad, farz-ı kifaye iken; farz-ı ayn olmuştur. Belki muzaaf bir farz-ı ayn hükmüne geçmiştir!”

“...bir hükûmet; mücahede ettikçe cesareti artar; terk ettiği zaman cesareti azalır ve binnetice cesaret de, hükûmet de söner, mahvolur!” (İşarat-ül İ’caz, sf.164)

VATAN-MİLLET-BAYRAK-MUKADDESAT YOLUNDA FERAGAT!

“Heyhat..! Nerede millete şefkat, nerede millet yolunda fedakârlık? Rahmet-i İlâhiye’den ümid kesilmez. Çünki Cenâb-ı Hak, bin seneden beri Kur’an’ın hizmetinde istihdam ettiği ve ona bayraktar tayin ettiği; bu vatandaşların muhteşem ordusunu ve muazzam cemaatini, muvakkat ârızalarla inşâallah perişan etmez. Yine o nuru ışıklandırır ve vazifesini idame ettirir..!” (Mektubat, sf. 327)

“İ’lâ-yı Kelimetullah’ın bayrağı olan, hilâl yıldız bayrağı teali edecek. Eski şevketini bulacak, İnşaallahü Teâlâ!..” (Asar-ı Bediiyye sf. 699)

BEKLENEN TÜRK GELDİ!

24 Ağustos 1516 Yavuz Selim Osmanlı, 24 Ağustos 2016 mazlumların umudu Türkiye Cumhuriyeti!

500 sene sonra Bediüzzaman’ın işareti ve beşareti tecelli etti!!!

Mercidabık seferindeyiz ve topraklarımıza sahip çıkıyoruz!

Sınır ötesi değil; zaten sınırlarımız olan “Misak-ı Milli” hakkımız ve hedefimizde bu şanlı ‘Âsâkîr-i Mansure-i Muhammediye’ ordumuza muvaffakiyetler diliyoruz! Allah (c.c), Peygamberinin de övgüsü mazhar olmuş bu necip milleti muhafaza buyursun!

“Müjde, İttihad-ı İslâm başladı!

Ey eski çağların, cihangir Asya ordularının kahraman askerlerinin torunları olan muhterem din kardeşlerim! Beş yüz senedir yattığınız yeter! Artık Kur’an’ın sabahında uyanınız. Yoksa Kur’an-ı Kerim’in güneşinden gözlerinizi kapatarak gaflet sahrasında yatmakla, vahşet ve gaflet sizi yağma edip perişan edecektir. Kur’an’ın mecrasından ayrılarak birleşmeyen su damlaları gibi toprağa düşmeyiniz. Yoksa toprak gibi sefahet ve şehvet-i medeniye sizi emerek yutacaktır. Birleşen su damlaları gibi, Kur’an-ı Kerim’in saadet ve selâmet mecrasında ittihad ederek, sefahet ve rezalet-i medeniyeyi süpürüp, bu vatana âb-ı hayat olan, hakikat-i İslâmiye sularını akıtınız!” (Said Nursî; Tarihçe-i Hayat – 158)

Bediüzzaman’ın “Bin yıldır İslâm’a hizmet etmiş aziz ve necib milletin torunların kalkın ve düşen barağı yerine asın!” teşviki ve hilâfetin 500. yılına muştuladığı, 2013’te de izhar olup şahit olduğumuz Suriye ve İslâm coğrafyasında başlayan dirilişimizi biz de “Bahar Kalkanı Harekâtı ile” ordumuza muzafferiyetler dileyerek  Misakı milli sınırları için, durmak yok, yola devam!!!” diyoruz!

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.