Yukarı Çık

Gıda ve sağlık terörünün hedefi: 500 milyonluk bir dünya - 3

17 Aralık 2019 Salı 11:19:40
304 kez okundu.

Son iki yazımızda gıda, tarım ve sağlık terörünü yazdık. Dünyamızı katletmeye and içmiş azgın, sapkın ve pervasız bir avuç ‘satanist elit’in besinlerle, ilâçlarla, toprak, su, hava ve çevre katliamlarıyla ilgili milletimizi ve devletimizi bir kez daha uyardık.

200 ülkenin milyonlarca tıp, sağlık, gıda ve tarım otoriterlerinden ‘tek ses’ çıkmıyor! Hiç düşünmez misiniz neden bir ses çıkmaz!!

Çünkü iki tarafta aynı yere hizmet ediyor! Türkiye’deki uşakları da öyle!

130 ülkeden binlerce insanın katıldığı alternatif iklim zirvesinin açılışını ülkesi Bolivya’da yapan başkan Evo Morales diyor ki; “Ya toprak anaya sahip çıkacağız, ya da kapitalizm ölecek! …tavukları kadın hormonuyla dolduruyorlar. Bu nedenle tavuk yiyen erkekler sorun yaşıyor. Ayrıca saçları dökülüyor ve kel kalıyor!”

On evliliğin altısının çocuğu olmuyor!!!

Olanlar da obez ve kanser ve isimsiz hastalarına aday..!

Cumhurbaşkanlığı da dinlemiyorlar!!!

Art arda üç canlı yayında beyaz ekmekteki oyunları anlatmamdan sonra, milletine ve ülkesine kaygı duyan dönemin Başbakanı sayın Recep Tayyip ERDOĞAN bir grup toplantısında, “Artık eskisi gibi kara ekmek yenecek!” demişti. İkinci uyarımızda da içindeki 17 Emülgatörin de kaldırılması lazım esas sağlığa zararlı yönü bu yönüyle insanımız hastalandırılıyor uyarımıza  “fermanımdır gereği yapıla..!” talimatını MÜSİAD’ın toplantısında gözümüzle gördük  kulağınızla duyduk! Peki aradan geçen iki yılda yapılan bir şey var mı?

Sayın cumhurbaşkanının gıda ve sağlıklı yaşamla ilgili bütün söyledikleri gibi bu da asla yapılmamıştır!!! 

Devletin bürokratları talimatı başka yerden mi alıyor acaba..!

Demek ki devletlerdeki ilgili kurumlar vazifesini yeterince yapmayı bırakın tam aksi yönde yaparak halkın sağlığıyla oynayan kararlar alıyor ve iş başa düşüyor..!?

Yoksa tavşana kaç! Tazıya tut mu???

Düşünmek dahi istemiyoruz!! Çünkü umutlarımızın sonu olur!

Millet de bunun hesabını sorar! Allah’ın hesabı tabii ki ayrı!

Sonuç olarak uyutuluyoruz!

Suyu temizleme adına klorla kirlettiler, güneş ışınlarını kapatarak küresel ısınmayı engelleme adına da ‘chemtrails’ spreylemeleriyle havayı zehirlediler, havadaki binlerce ton zehirli gazın yağışla inmesiyle toprağı yok ettiler..!

Tohumları standart hâle getirip dayanıklı tohumlar yaptılar, dayandı ama döl vermedi, ekilemedi..!

Tohumları korumak için zehir verdiler, o zehir besinlerle insana geçti, insan hastalanınca ilâç verdiler fakat düzelmedi..!

Şehir hastaneleri... ameliyatlar... her beş ferdin birinin organı eksik yaşayan bir dünyadayız!

Tabii ki buna yaşamak denirse!

Bu kısır döngüyü yapan kendini üstün akıllı zanneden şeytan namlı İllüminati ve onun dünya üzerindeki Mankurtlaştırılmış beyin kontrolündeki köleleri bütün insanlığı kıskacına almış ve bedenen-ruhen yok ederek şeytana -sahibine hizmet ediyor!

Peki biz ne yapıyoruz?

1 milyon baskılı şifalı bitkiler, şifalı kürler, şifalı taşlar, alkali yaşam, detoks, suyla gelen hayat.. Vs gibi 500 bin baskılı Beyaz Ölüm sağlık serisi 15 eserimiz, kürlerimiz, sağlıklı yaşam kampları ve paylaşımlarıyla 2 milyon farkındalık sahibi takipçimizle kalan ömrümüzü sağlıklı ve huzurlu yaşıyoruz..!

Suyumuzu klorlamadan ozonlayarak veya kristal tuz ve karbonatla alkali yaparak tüketiyoruz. Kaynak sularıyla sağlık buluyoruz..!

Plastik damacanalarda bekletilmiş sularla ticari köle yapılan milletimize doğruları gösteriyoruz..!

Aslı değiştirilmiş gıdalarla bedenleri, çirkin algılarla ruhları karartılan necip milletimizi bu ülkenin işçisi köylüsü ve çiftçisi ile ürettiğimiz 755 adet inovatif bitkisel besin destek ve gıda ürünleri ile ahrette bizi kurtaracak eserler vererek insanlığa ve milletimizi özüne döndürme gayretindeyiz.

Toplum önderini arıyor?!

Prof. Dr. Sabahattin ZAİM, Prof. Dr. Turan YAZGAN, Prof. Dr. Nevzat YALÇINTAŞ hocalardan doktora almış biri olarak bugünkü siyasi mecranın yapay gündemleriyle uyutulduğumuzun altını bir kez daha çiziyorum..!

Devletin televizyonu TRT başta olmak üzere milli eğitim, sosyal güvenlik, Gençlik ve Spor Bakanlığı, gençlere zelil bir hayatı reva görüyor!

 Ülke güvenliği tamam! Gıda güvenliği nerede!!

Uzaya uydu göndermek, İHA, SİHA, Altay, Hürkuş gibi askeri projeler gerçekleştirmek, Katar’dan Libya’ya kadar etki alanı kurmak, üsler açmak çok isabetli fakat belki de artık bu uçakları uçuracak, bu tankları yürütecek, bu metroların bakımını yapacak yetişmiş sağlıklı düşünen ve yaşayan da insan da bulamayacağız..!? Yani her zamanki ‘asıl’ gündemi yine sayın Cumhurbaşkanı hatırlatıyor; “Gıda güvenliği ülke güvenliği kadar önemlidir!”

Bozulmuş gıdalarla yok olan neslin, bir geleceği de olamaz!

Bedensel sağlıklı gerekler karşılanmayınca ruhsal ve üretici yönleri de sağlıklı gelişemez..!

Hedef 500 milyon köle! Diğerleri hastalandırılarak yok edilecekler.

Şikago’daki on emirden birincisi!!!

Hocam derdi ki; “Oğlum, meselelere üç cihetiyle bakılır; zahiri, batıni, netice.

Zahiri yüzeyseldir, batıni vakit alır, biz neticeye bak bakalım…!

Yaşıyor mu; ölüyor mu? Büyüyor mu; küçülüyor mu? vs… Sonuç alamayacağın konulara neticesi itibariyle bak.

Kararsız mı kaldın:

Yani bugünkü düşmanlar-gıda ve ilaç teröristleri/ Bunlar ne derse tersini yap! Mutlaka sağlıklı kalırsın ve başarılı olursun!!!”

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.