Yukarı Çık

İman hakikâtleri ve nurlarla; ruhlara tesir etmek!

6 Aralık 2019 Cuma 09:43:08
324 kez okundu.

Recep Tayyip ERDOĞAN, devlet başkanı olarak geçtiğimiz hafta din şûrasında başta Diyanet İşleri Başkanı ve din hadimlerine, dini hayatımızdaki başta aile yapımızla ilgili olarak giderek artan olumsuz gelişmelerle ilgili şiddetli uyarılarda bulundu!

Önceki şûralarda da aynı şiddetteki konuşmalarla buralara geldik!

değişen bir şey yok!

Allah, peygamber, kıble, devlet, vatan, bayrak bir fakat bu kadar birler içinde binlerce akım, hizb, yol, meşrep türetmeye müsaade edilmiş ve türemiş..?!

15 Temmuz müdahalesinden sonra diri tutulan teyakkuzdaki diğer paralel yapılar fırsat kolluyor gibi..?!

Başkan herhalde bunlardan bahsediyor ama ondan başka da bu konuyu çözecek hiçbir kurum ve merci ve metod ülkede görünmüyor!!!

Amerika ve Latin Amerika’da, Rusya’da keşfedilmeyen yer kalmadı!

Keşfedilmeyen yer Türkiye!!!

Çözüm: Ruhlara tesir etmek!

Ebu Süfyan’ın karısı; “Nasıl bu kadar yanılabiliriz, nerede hata ettik..?” dediğinde Ebu Süfyan diyor ki; “Putlara, maddi şeylere taptık; peygamber ve yarenleri ruhlara tesir etti, gönüllere girdi..!”

Türkiye’de ve dünyada tek çözüm 

kalplere ve ruhlara tesir eden iman hakikatlerini hayata geçirip, üniversitelerde ve okullarda ders kitabı olarak hayata geçirmektir!

Yani başımızdakiler ve idareciler konuşmalarla-kâlleriyle değil; hal-hayatlarıyla icraat yapmalıdırlar!!!

Kısaca: Bugünkü mânâda bakan, başbakan, devlet başkanı İcraat Yapıcılar olarak ruhlara ve gönüllere tesir etmelidir deniyor..?!

Rusya, Kafkaslar, Azerbaycan seferimiz zaferle sonuçlandı!

Rusya’da ateizm ve dinsizlik, komünist rejimlerde 1990’da Perestroyka hareketleriyle yıkılınca, yıllarca bu mücadeleyi hakkıyla verenlere; “Haydi aslanlarım, kızıl elmaya!” ülküsüyle seçilmiş ilk üç beş akıncıdan biri olarak 93 Yılında hiç kar yağmayan Azerbaycan-Bakü’ye seferle karlı bir havada indik. Elektrik ve gazın olmadığı bir dönemde aylarca bir odada 3-4 akademisyen, bulabildiğimiz çay, kuru ekmek ve Türkiye’den gelen dördüncü sınıf gıdalarla hayatımızı idame ettirdik.

‘Anlaşılmayan din’ tahakkümü ve tehlikesi!

Komünizm bölgede öyle bir sindirme uygulamış ki cami, minare, Allah hatta Türk diyenin yedi neslini bir günde ortadan kaldırmış!!! Bir de yıllarca korunmuş olan bu sistemle, bırakın Kur’an okumayı, Fatiha’yı bile düzgün okuyamayan başı papaklı mollaların elinde din, çekilmez hâle getirilmiş, tamamen bîdat ve hurafelerle doldurulmuş! Hayatı zorlaştıran ve herkesi artık dinsizliğe meylettiren bir noktaya getirmiş!

Rusya’daki ilk medrese-Bakü

İşte bugünlerde Bakü’de halen tedrise devam eden “İlimler Akademisi”ndeki küçük bir odada, “Zaman, insanların ruhlarına tesir edip İman hakikatleri ile tedavi etmektir!” diyen Risaleyi Nur külliyatının müellifi Bediüzzaman Said  Nursi’nin   talebelerinden Mustafa Sungur abi liderliğinde dişçilik mesleğimi bir tarafa atıp insana hizmet esastır..! düsturuyla diş hekimi Ali İhsan abi ve Abdürrahim, Yusuf, İbrahim ....Ve pek çok isimsiz Alperen talebelerle ‘ gönüllülere, ruhlara tesir’ dershanesinin temeli burada atıldı ve bir taşını da bize koymak nasip oldu!

O gün giydiğimiz deve tüyü cübbeyi 2008’de dönerken Abdurrahim kardeşime, o da döndüğünde bugün hizmetleri yürütülen Tahiri kardeşime emanet etti...Ve bu hizmet kıyamete kadar da sürecek inşallah!

Fidan diktik, ağaç oldu, meyve verdi!

Hüsnü Bayram abi Azerbaycan’da!

1996’lı yıllarda büyük desteğini gördüğümüz Üstatla ilgili pek çok hatıraları öğrendiğimiz Hüsnü Bayram abinin günlerce Bakü ziyareti ve Kafkasya seferinde mihmandarlığını yaptığım araçlarımızın arkasında Kirilce’ye çevrilmiş şekillerle namaz, küçük ilmihaller ve küçük risalelerle ve talebelerimizle büyük bir cihat ruhuyla gece gündüz uyumadan ve yorulmadan durmadan seferde &hizmetteydik. Allah razı olsun!

Rusya’da Allah demek yasaktı!

93’lerde açık bir mescidi dahi olmayan, ‘selamünaleyküm’e; aleykümselam’ diyemeyen bir topluluktan; 15 yıl hizmet sonunda 2008’de Bakü’den Türkiye’ye dönüşümüzde 800 cami, mektep, medrese, mescid ve 1000 ev sohbetinin yapıldığı, yetişen binlerce talebenin bugün Leningrad, Moskova, Kırım, Navrasyaski, Kuzey Sibirya’ya Ukrayna’dan Afrika’ya kadar geniş bir bölgede ışık olduğunu gördük.

 Nurun tek vekili Hüsnü Bayram!

Geçen ay Said Nursi’nin yaşayan tek vekil Hüsnü Bayram abinin İstanbul’daki aylık binlerce kişilik sohbette uhuvvet risalesini okuyarak, uhuvvetimizi pekiştirdik! Elhamdülillah!

Dünyanın ve Türkiye’nin pek çok yerinden gelmiş gencinden yaşlısına hakiki sadık nur talebelerini gördük!

Hattâ Bakü’deki talebelerimizden birisi, Cemalettin kardeş Güney Afrika’da hizmette Cape Tawn’dan gelmiş ve bize Hüsnü Bayram abiyle Bakü- göy çay-Kafkasya seferimizdeki hizmetleri ve yaşanan hatıraları hatırlatması bizi o günlere tekrar döndürüp mutlu etti!!!

Bakü medreseleri dünyaya ışık oldu!

25 yıl önce Azerbaycan-Bakü’de yetişen talebelerin bütün eski komünist ülkelerde, Rusya’nın en ücra köşelerinde dahi Kur’an, Allah ve Resulünden bahsederek, “İman hakikatleriyle, gönüllere ve ruhlara tesir ederek” nurun inkişafına vesile olmaları belki de bizi ve bu hizmete vesile olanları “ahirette kurtaracak bir eser” olarak karşımıza çıkacaktır inşallah!!!

Allah nurunu tamamlayacaktır!

Asrın müceddid ve müçtehidleri İmam-ı Rabbani, Mevlâna Hâlid-i Bağdadi, Bediüzzaman Said Nursi ve silsile-i meratible intikal eden talebeleri, hassaten ve hasreten sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Kafkasya’da nur ateşini körükleyen “Mustafa Sungur abi” ve bütün rahmeti Rahmana kavuşmuş nur talebelerine ilim erbabı ulemaya ve bütün ölmüşlerimize rahmet olsun, vesselâm.

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.