Yukarı Çık

Gıda Güvenliği ve Cumhurbaşkanımızın bakışı!

8 Kasım 2019 Cuma 10:23:33
97 kez okundu.

Yurtiçi-dışı eli kanlı örgütler ve yerli-yabancı maşalarına karşı kutsal vazifeleri uğruna canlarını feda eden askerinden polisine bu aziz milletin evlâdlarını saygı ve hürmetle anıyorum. Dirilişine izin verilmeyen bu millet her sahada, dünyayı idare eden karanlık güçlerle mücadele ediyor. En büyüğü ise, toplumu uzun vadede köleleştirip, bedensel ve ruhsal olarak yıkıma uğratan, 40 yıl stratejik hizmetler verdiğimiz devletten bir nişan alamasak da yıllardır gündem yaptığımız “gıda terörü”dür! Bu ülke yıllarca siparişle yönetilmiş! Hainlerin elinde, gerçek ilim ve bilimden yoksun, seküler sığlıkla yok olup gitmiş!

Soykırım, hayatın her alanında!

Kutsal olan ekmek de bozuldu, tuz da! İhanet şekerde, tavukta, keçide ve inekte de yapıldı! “Malkara” diye ilçemiz var ya hu..!!! Ama artık sadece ismi var; ‘kara mal’, yaylak ve besin değeri yüksek türümüz; montofon, simental, angus gibi devşirme ırklarla soykırıma uğradı! Kıl keçisi, karakeçi gitti; sanen getirildi! O da inekteki gibi ‘süt verimi’ gibi aldatmacalarla, sinsice alıştırıldı. Gezen tavuklar; oturan tavuk oldu. 500 m2 çiftlik kümesine 1000 tane ‘kanatlı’ kondu, hareketsizlikten kanatları ve butları, kemikleri kırılıp dökülmeye başladı! E bunları yiyenlerin bedenleri de dökülmeye ve yıkılmaya başladı tabii..! Yaratıcı adildir; kullarına zulmetmez!

Konuştuk, yazdık, ürettik!

ABD’den yurtdışı görevlerimden döndüğümde, hastane kapılarında yok olan insanımıza bir hizmet maksadıyla kulakları çınlasın Ali TAV dostumla birlikte Manisa’da, Türkiye’de ilk defa 1990 yılların başında geleneksel metotla üretilmiş Manisa Spil dağından geleneksel metotlarla toplanıp kurutulmuş bitki çaylarını, distile metodla bitkilerin yağlarını ve işlenerek geliştirilmiş ürünlerini piyasaya sürdük! İlk televizyon programını da o yıllarda ana haber sonrası yaptığım da devletin Tabipler Birliği gibi anayasal ve pek çok sağlık kuruluşları da bu adam ne yapmak istiyor diye pek çok hem şahsıma hem de yine o zamanki köşe yazarları! ve stratejistler! daha doğrusu yerleşik düzenin tetikçileri ilk saldırılarını başlatmıştı!

Son Türk Dünyası Tıp Kurultayında Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın da söylediği gibi “içimizde milli yerli sağlık alanındaki çalışmaları engelleyenlerin olduğunu biliyorum”

30 yılda değişen hiçbir şey yok!

Hatta aynı engellemeler katlanarak artarak devam etmiş bugünse en şiddetli günlerini yaşıyoruz ki! Cumhurbaşkanı böyle bir uyarı yapmaya ihtiyaç duydu!

Tamamlayıcı tıp yasasının çıkarılmasıyla artan ‘doğal yöntemlere yöneliş’ ve insanımızın bilinçlenmesine katkı yaparak bir farkındalık oluşturmuştur da inşallah ahirette önümüze çıkacak..!

Keten-kenevir mucizesi!

Bölgemizdeki tonlarca keten tohumu ekimini teşvik edip, toplattık ve yağını çıkararak kullanımını artırdık. Geleceğimiz çocuklar için de kapsüllere koyarak gelişimlerine bir katkı sağlamaya çalıştık! İnsanımıza unutturulan değerler üzerinden şifa yolunu açtık.

“Okumuş cahil, kara cahilden daha tehlikelidir!”

Dünyada 3 lise, 3 üniversite kurup, içlerinden vekil ve bakan gibi pek çok üst düzey yetişmiş insan çıkmış 3000 master-doktora talebe yetiştirdim.

Son on yıldır hiçbir buluşa imza atamayan Türkiye’deki akademik çalışmaları eksikliğini dile getirmek ve protesto etmek için hiçbir unvan kullanmıyorum! Vatandaş Ahmet Maranki! Nitekim ayinesi iştir kişinin..! 70 ülke görüp, sosyal ve çalışma hayatıyla ilgili çalışmalar yaptım. Gördüm ki özellikle bu ülkede, asıl sorun mavi yaka eksikliği! Yani yanlış organizasyon, işletmecilik ki buna kamudaki kadrolaşma da dahil, asıl mesele, işi yapıp kotarabilecek kişilerin, ehil ve lâyık, yetişmiş insan eksikliğidir!!!

Bugün, 100 kişinin 98’i ilâç kullanıyor ve ülkemiz şehir hastaneleri ile doldu..! Hastalandırmak için büyük bir gayret var gibi?! Bir akademisyen olarak, son 50 yılda yapılanlara başta doktorlar olmak üzere hiçbir ilim-bilim adamının, üniversitelerin, araştırma enstitülerinin, siyasi partilerin içinden aklıselim ve vatanperverlerin çıkıp da bu yozlaşmayı görüp eskiyle mukayese yapamaması, tedbir alamaması, ‘narkozlu-beyin kontrolünde’ olmasındandır;

Ya da bir yerlerin kiralık, devşirme dönmesi, yerleşik düzenin ağzına bir tutam bal çalınmış makam verilmiş maşalarıdır.!

80’lere kadar gelişim istibdâdı!

Devleti kuranlar, sistemlerini kurmuş, çarkları tıkır tıkır işliyor. Devlet göreviyle Amerikalara ve Rusyalara gittik, GDO gibi stratejik çalışmaları gördük! ABD’de gittiğimizde domatesin ilk defa 86 yılında verimini artırmak ve dayanıklılığını artırmak üzere yapılan çalışmasından sonra patates, lahana, soğan ve meyvelerde yapılan daha sonra da ayçiçeği, mısır özü, kanola gibi ‘beyin kodlarımızda olmayan’ bedenimizin rahat sindirip işleyemeyeceği yağlarla kolesterol, tansiyon, şeker gibi satılık hastalık ve gündemlerle meşgul edildik.

Peki, İbrahim ve Nisa surelerinde bahsedilen, “Tohumları, değişmiş tohumlarla da nesilleri değiştireceğim!” diyen Şeytan’ın büyük tehdidiyle ilgili bir bilim adamı, kadar Allah’ın yarattığı “kristal kaya tuzu yemek öncesi ve sonrası yalayın” diyen Allah Resul’ünün sünnetine 150.000 tl ceza yazan Ak Parti iktidarının sağlık bakanı ve sağlık bakanlığı bilim kurulunun bilim adamları, bir din adamı, ilâhiyatçı, araştırmacı, doktor vs neden bir kelâm etmedi?!

Cumhur ittifakının lideri Recep Tayyip Erdoğan çıkıp, yaptığımız yayınlar sonrasında “beyaz ekmek yemeyin! domuz aşısı ben vurulmuyorum”, yanında Emine Erdoğan hanımefendinin de “yerli tohumun önemine vurgu yaparken, tamamlayıcı tıp & bitkilerin şifacılığını reddetmek ülkeye ihanetle eşdeğerdir..!” Sözlerinin ve talimatlarının uygulanmasını, bunları engelleyenlerin tespit edilip hesap sorulmasını da millet talep etmektedir!

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.