Yukarı Çık

Dost kim! Düşman kim!

25 Ekim 2019 Cuma 10:14:54
1031 kez okundu.

Düşmanlara şiddetli! Dostlara merhametli olmak!

 FETİH-29 Ayeti: Allah’ın Resûl’ü Hz. Muhammed (S.A.V) ve O’nunla beraber olanlar, kâfirlere karşı çok şiddetli; kendi aralarında çok merhametlidirler. 

“O muzır nefsin hatırı için mü’minlere adâvet etme. Eğer düşmanlık etmek istersen kâfirler, zındıklar çoktur; onlara adâvet et. Eğer iyilikle mukabele etsen nedamet eder, sana dost olur.” Bediüzzaman

“Ancak müminler kardeştir..!” noktasında kardeşlere tahakkümle değil lütufla yaklaşıp ıslahına çalışılır! Çünkü İslâm peygamberi, “Mümin mümine üç günden fazla küsüp kati mükâleme etmeyecek!” diyerek dargınlığa bile süre koyar! En kötü musalaha yani sulh- barış, en iyi savaştan daha evlâdır! Bugün bize geçici de olsa verilen 120 ve 150 saatlik sulhlar, savaşa tercih edilmelidir! İslâm hukuku bunu emreder!

Hasmını mağlup etmek istersen fenalığına iyilikle mukabele et!

Fenalıklarını kabul edersen, husumet tezayüt eder ortaya çıkar. Zahiren mutmain görünse de kalben sana kin bağlar ve adavete düşmanlığa düşer! İyilikle mukabele etsen, nedamet eder pişman olur ve sana dost olur, inşallah! Tabii bunlar makul insanlar için ama karşımızda gaz bombalarıyla, fosfor bombalarıyla tamamen orantısız bir şekilde tavır alan sapkın bir güruh var! Yine de bir köyde bin cani; bir masum olsa, o köyü talan etmek, bombalamak İslâm’da yasaklanmıştır!

Bugün Müslümanlara karşı başta Suriye olmak üzere Çin’de, Myanmar’da, dünyanın pek çok yerinde Müslümanlar fiziksel ve ruhsal birçok eziyet görmekte, annelerinin karnından çocukları diri diri çıkarılmakta ve köfte yapılıp yüzyıl öncesinde olduğu gibi yedirilmekte, diri diri toprağa gömülmekte, fosfor bombalarıyla, kimyasal silahlarla kitlesel katliam yapılmaktadır!

Şeytani hadisatı unutmadık!

Avrupa’nın göbeği Bosna’da 500.000 insanın diri diri toprağa gömüldüğünü gören Avrupalının suskunluğunu unutmadık! Oraya yetişen de yine Müslüman Türkiye ve ordusu olmuştur! Tabii bütün bunları “Kötü misal, emsal olmaz!” noktasında değerlendirip, Allah’tan korkan kullar olarak, yarattığı şerefli mahlukata O’nun izni dışında müdahale yapamayız, yapmamalıyız! Allah mutlaka zaferi bize vaad edecektir!

“Evet, fena bir adama “İyisin, iyisin...” desen, iyileşmesi ve iyi adama “Fenasın fenasın...” desen, fenalaşması çok vuku bulur.” Mektubat/297

 Dost! Düşman kim!

“Ey iman edenler! Yahudileri ve Hristiyanları veli edinmeyin, onlar birbirlerinin velileridir. Sizden kim onları dost edinirse, şüphesiz o da onlardandır! Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez!” Maide 51

Allah cc, Nuh aleyhisselam’a “Bir gemi yap ve sana inananları al!” dediğinde, karısını ve çocuklarını almaması gerektiğini söylemesi, bugün için çok güzel bir örnektir!

“Allah buyurdu ki: Ey Nuh! O asla senin ailenden değildir. Çünkü onun yaptığı kötü bir iştir. O halde hakkında bilgin olmayan bir şeyi benden isteme! Cahillerden olmamanı tavsiye ederim.” Hûd 46

Bu âyetten anlaşılıyor ki, insanlar arasındaki yakınlığın asıl sebebi din birliğidir! Allah’ın dinine inanmış ve peygamberlerini tasdik etmiş kimseler ancak, birbirlerinin manevi akrabası, yakını ve dostlarıdır. Müminlerle kâfirler ırk bakımından birbirlerinin akrabası olsalar bile, bunun Allah katında hiçbir değeri yoktur. Hz. Nuh’un oğlu babasına inanmadığı için, Allah Teâlâ onu Nuh peygamberin ailesinden saymamıştır. Halbuki Hz. Peygamber, aralarında hiçbir neseb bağı bulunmayan Selman’ı kendi ailesinden saymıştır. Buna karşılık, özellikle Bedir harbinde birçok sahâbî, en yakınları olan babalarına ya da oğullarına karşı savaşmışlardır.

Her an savaşa hazır olmak!

Nasıl ki öldüğümüzde kıyametimiz kopuyorsa, kıyamete hazır olmak adına elimizdeki ağacı dikmek, hayırlı işler görmek, Allah’a kul, Habibine ümmet olarak, haksızlık karşısında susmadan ahrette bizleri kurtaracak eserler bırakmak için yaşamalıyız! Allah cc, mazlumlara kucak açmış bu necip Milletin ataları İslam’a 1000 yıldır uzak doğudan uzak batıya, kuzeyden güneye, ordularını taşıyarak feth eylediği topraklara adaletle hükmederek İslam’a hizmet etmiş “Beklenen Türk” milletini her seferinde zaferle payidar eylesin!

Başımızdakilere de, dost kim; düşman kim diye ince eleyip sık dokuyarak, hariçteki ve dahilindeki dostlarımızı da bir daha gözden geçirip kutlu ve nurlu geleceği, ışıklı günleri ‘liyakatli ve ehliyetli’ kadrolarla, denenmemişlerle yeniden dirilişi nasib etsin!

Yedi düvelin haksız ve birleşik dünyada emsali görülmemiş bir şekilde haince ve planlı Şer ittifaklarının saldırıları yanında, içimizdeki dönme devşirme satılmış hainlere karşı “Husumete vaktimiz yoktur! Biz muhabbet tellallarıyız” diyerek onun kutlu yolunda yürüyenlerle Allah nurunu tamamlayacaktır!

Tabii vakti geldiğinde!

Vesselâm!

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.