Yukarı Çık

Tesadüf yoktur; tevafuk vardır!

27 Eylül 2019 Cuma 09:51:20
794 kez okundu.

Kâinatın yaratıcısı “Kün fe yekün!” “Ol!” der ve olur! Tesadüfe yer yok hayatta. Her şey belli bir plan, mizan, nizam ve intizam içinde ve herkesin bir statüsü var. Başbakan, bakan, yazarçizer, işçi, kadın, erkek, çocuk, durumuna göre, ailesi, çevresi ve toplumsal görevleri, iyi ve kötü davranışlarını belirleyen ilâhi hükümlerle, kültürel aktarımla ve etik kurallarla dünya hayatı şekillendiriliyor.

“ARAYAN BULUR!..! MEVLÂ’SINI DA..!”

Öyle ve zor bir zamandayız ki, illâ bir şeye tapmak, itaat etmek veya bağlanmak zorundayız; hayat boşluğu kaldırmaz; boşlukta veya garabette inatçı olanı da kaldırır atar arzından..! Zira, hayatına cüz’i iradesiyle son verenlerin ibretlik sonlarını görüyoruz ve hızla artıyor da..! Milli-humuslu, karışık, toplama eğitim sistemine maruz (!) bırakılmadan; eskimeyen hakikâtler, doğru tebliğ, irşad ve eğitim metodlarıyla anlatılsa kimse Yaratıcı’sının lütfu olan emanet canına kıymaz elbet.

Buda’nın öğretisi bir yana heykeline, ineğe, ata, ite, şeytana tapanlar; bir de ilâhi kitapların sahibine toprak ve sudan yaratıldığına inananlar var. Maymundan yaratıldığını söyleyen ve şeytana tapanlara da sözümüz yok.

Cennet ucuz değil, cehennem dâhi lüzumsuz değil..!

Kur’an ve Sünnet’teki ilâhi hükümler, Muhiddin-i Arabi, İmam-ı Rabbani, Mevlâna Hâlid-i Bağdadi, Bediüzzaman Said Nursi gibi asrın müceddidi ve müçtehidleri, Elmalılı Hamdi YAZIR, Abdülhâkim ARVASİ, Süleyman Hilmi TUNAHAN gibi ulema ve Necip Fazıl KISAKÜREK, Osman Yüksel SERDENGEÇTİ, Ahmet ARVASİ gibi vazifeli devamcılar yanında pek çok âlimin işaret ve beşaretleriyle “ortak” noktaya gelerek birlikte daha güçlüyüz mantıyğı ile ayrılıktan kurtuluşa gidelim inşallah.

İLA-İ KELİMETULLAH!

Güneşin doğduğu yerden “kader” noktasında pek çok sebeple, güneşin battığı yere göç eden Oğuz atalarımızın mirası Anadolu’da yaşamamız tesadüf değildir! Efendimiz as, Raşid halifeler, Emevi ve Abbasi döneminden sonra 1000 yıl İslam’a hizmet eden Türkler-Oğuz boyları ve devamı Âli Osman ve en son Cumhuriyetimizle geldiğimiz bugün de yaşatılan büyük ihanetlerin-doğum sancılarının neticesi olarak gürbüz bir çocuğun, yepyeni bir Türkiye’nin yükselişi için mücadele ediyoruz. 57 soruşturma geçirdik ama bize verilen emanetin vazifedârı olarak kaderimize razı olarak şek vade etmeden şükür içinde “Durmak yok; yola devam!” diyoruz.

TARİHİ GALİP VE YARDAKÇILARI YAZIYOR!

Geçtiğimiz günlerde vefâtının sene-i devriyesini idrak ettiğimiz Yavuz Sultan Selim hazretleri gibi Ertuğrul Gazi’den südûr eden tüm devlet büyüklerimiz hakkında, Emin OKTAY gibi pek çok devşirme dönme yazarın maksatlı ve belli valilerin eseri olarak yazdırılanların uydurma olduğu ifşa oldu; peki olan kime oldu? 80 yılda kültür tahrifiyle atasına, değerlerine söven ya da en azından umursamayıp modern köle olarak yok olup giden bir nesil yetişti!

Son yıllarda sayın Recep Tayyip ERDOĞAN’ın örtülü destekleriyle Filinta, Diriliş Ertuğrul, Payitaht Abdülhamit gibi diziler tarih şuuru verip zamanın liderlerini överken, mahrem olup, milletin ve devletin yükselişine hiçbir katkı yapmayacak ve düpedüz yalan olduğu tarihçilerce de teyit edilenleri göstererek kimlere hizmet ediliyor?! Muhteşem Yüzyıl’da da ömrünün beşte dördünü savaş meydanlarında geçiren sultan Hareme kapanmış gibi gösterildi! Duyarlı ve mütedeyyin insanların izlediğini bilen hainlerin, dizinin arasına normalden on kat fazla, insanlığı yok eden Türkiye’deki ve dünyadaki asıl terör gıda ve ilaç teröristleri nin gazlı kolalı içecek, cicili bicili, ‘NBŞ’ li ürünlerini ve kadınlarımızın sağlığını bozup doğumlarını engelleyebilecek kadın bağı gibi, kültür ve ruh yapısını da paramparça edip ‘kadın cinayetleri’nde payı olduğunu düşündüğüm reklâmlarına da dikkat çekiyorum! Kadın asla meta değildir!

Reklam aracı olarak kullanılamaz!

Bir taşla birkaç kuş, insanımız vurulmaktadır!

Yıllardır, uçuruma götürülen milletimizi kurtarmak için var gücümüzle çalışırken, devletin kiralık, satılık ve dönmeleri, bir de uyuşturulmuş halkın aklı gözüne inenleri bize saldırmaktan geri durmuyor! “Kadınımız, bir biblo gibi yuvamızın en nadide yerinde, her gün gözbebeği gibi korunması gereken Yaradan’ın bir hediyesi ve emanetidir!” diyoruz ama aklı gözüne inenleri güden maksatlı minvallerin saldırısına uğruyoruz..! Hocam derdi ki; “Oğlum, şu minvaller ne diyorsa tersini yap!” Onları temsilen meşrebi geniş bir güruh saldırıyor fakat Allah (c.c) adildir. Elbet bu densizlik ve ihanetlerin hesabını soracaktır, aklını başına almayanlara tarih boyunca yaptığı gibi..! Biz de yasal yollarda hakkımızı arayacağız elbet.

“Rabbim, farkındalık sahibi olup hayatını daha izzetli, mutedil, sağlıklı ve huzurlu yaşayanların sayısını arttırsın, şanlı milletin torunlarını bugünkü duruma düşüren gafillerden eylemesin, fermanımdır!!!” diyerek acil tedbir alan atalarımız Yavuz’lar gibi karar alabilecek liderleri başımıza nasip eylesin.

Âmin.

 “Andolsun ki, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Onların kalbleri vardır, fakat onunla gerçeği anlamazlar. Gözleri vardır, fakat onlarla görmezler. Kulakları vardır, fakat onlarla işitmezler. İşte bunlar hayvanlar gibidirler. Hatta daha da aşağıdırlar. Bunlar da gafillerin ta kendileridir.” (Â’raf, 179)

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.