Yukarı Çık

Batıl ile İslâm’ın Mücadelesi

2 Nisan 2019 Salı 11:26:19
956 kez okundu.

“Ümmetim şerde ittifak etmez. Muallakta kalırsa çoğunluğa uyacak!” Hz. Muhammed as. İşi ehline veriniz yoksa kıyameti bekleyiniz...?

 Seçimle zirve yapan, özellikle tırmalanan, kabuk tutmaz yaralarımızdan dem vuru, nifak tohumları saçan kişilerin milletten gelen mesaja kulak verilmez; uyarıları dikkate alınmaz ve önü kesilmezse, akabinde çorap söküğü gibi gelecektir!

Defaâtle vurguladığımız “hayatlarımızda” yapacağımız seçimlere yön verecek “külli irade”nin mağfiret ve merhametini celbedecek dualar yapan ümmetin ve mazlumların sesi ERDOĞAN’ın Uhud duasından bir kesit alalım:

“Allah’ım! Lûtfundan, rahmetinden, bereketlerinden ve rızkından bizlere bolca ihsan eyle. Ülkemizi ve milletimizi muhannete muhtaç etme. İstiklâlimize ve istikbâlimize göz dikenlere fırsat verme! Ey kalpleri çekip çeviren Rabbim! Benim ve arkadaşlarımın kalbini, yolun üzre sabit kıl! Bizleri sırat-i müstakîmden ayırma! Fitnelere karşı kalplerimizi koru.

Allah’ım! Öne geçiren de, geride bırakan da Sensin. Şahsımız ve dava arkadaşlarımızı “Milletimize Hizmet” yolculuğundan geri bırakma!

Allahım;

verdiğini kimse engelleyemez; engellediğini kimse veremez! Uzaklaştırdığını kimse yaklaştıramaz!

Vatanımızın bekası, milletimizin huzuru için mücadele eden kahramanları Sen koru!

Sen, âlemlerin Rabbisin. Senin her şeye gücün yeter. Amîn âmin âmin.”

Bizim de bu duayı ekleyeceğimiz;

Yarabbi;

Yeni dönemde MİLLETİMİZDEN yapılan uyarılarla bu duanın gereklerini yapabilme ferasetine sen başımızdakilere ve bilhassa Cumhurun ve mazlumların umudu Recep Tayyip Erdoğan’a son bir kez nasip eyle...! Âmin!

Dertleri maksatlı olarak biriktirenler var!

60 yılı aşan ömrümüzde şahit olduğumuz sayısız ihanetin zamanla ve taviz vere vere oluştuğunu vurgulayalım. İlm-i Siyaset’in kuralıdır,

büyük dertlerin kaynağı, önemsenmeyen küçük problemlerdir!!!

Alman-Fransız-İngiliz kadar dahi hakkımız yok, yüz yıldır köleyiz!

ABD’de, Rusya’da 15 yıl kaldım ve diplomatik statüde 40 madalya, tebrik ve övünç ödülleri aldım, yüz binlerce insan tarafından takdir edildim ama kendi ülkemde yani öz vatanında dört koldan saldırı ve hıyanet sarmalında kaldım!..

1 milyon baskılı 25 kitap, 1000 canlı yayın, 2500 konferansla milletimizi bilinçlendirme adına tüm dünyada at sırtında mücadele ettim!

Zulmün sonu yıkımdır. Haksızlık karşısında susmak dilsiz şeytan olmaktır.

Allah cc’nun da bir sabrı vardır.

Kendi ülkemde Tarım Bakanlığındaki bir gıda mühendisinin denetimine, Sağlık Müdürlüğü’ndeki bir görevlinin maksatlı, planlı, örgütlü, yönlendirilmiş hak etmediğimiz düşmanca saldırılara, baskınlara maruz kaldık!

Başta Tabipler Birliği ve hibrit tohumcular, gıdacılar ve sahtekâr kuruluşlar tarafından 57 sefer mahkemeye verildik! Allah’ın izniyle hepsinden alnımızın akıyla çıktık ama tekrar etmemesi için umudumuzu seçilmiş başkanımız Recep Tayyip ERDOĞAN’a ve atayacağı kadrolara bağladık.

Halen dişimizi sıka sıka sızan kanlara “kızılcık şurubu içtik “diye etrafımıza müsbet hareket etmeleri için uyarılarda bulunuyoruz!

Rütbelerin en büyüğü ilim rütbesidir!

Tütün eksperi, endüstri mühendisi ve sosyal siyaset, çalışma ekonomisi uzmanı olarak, doktora ve doktora üstü çalışmalarımla, Amerika’daki tütün ve tarım çiftliklerinde bitki genleri, yerel ve mahalli idareler, sosyal yapı üzerine yaptığım çalışmaları Rusya’da da devam ettirdim.

Fakat ülkemizde yerleşik düzenin vatan haini devşirme, satılmış teknokratları, bürokratları, kalemşörleriyle, cumhuriyet bakiyesi olarak bilinip de daima “cumhur”un aleyhine kararlar alan, ülkeye bir çivi çakmak için “vatan, millet, bayrak, devlet, mukaddesat” diyen herkese soruşturma açan anayasal kuruluş adlı birtakım birlikler, odalar, dernekler, kuruluşlar ve devletin “engizisyon” bilim kurullarına takıldım hep?! Gerçek ilim; bu ilimsiz, hiçbir eseri bulunmayan ‘kitapsız’ Prof. Dr. gibi sekülerist zavallıların elinde inim inim inlemektedir!

Cumhurun başı sayın Recep Tayyip Erdoğan bu hususları idare edecek senin bakanların, bölgedeki milletvekillerin, ilgili bürokratlarına başkalarından örneğe gerek yok; yaşanmış canlı, belgeli, her yere imza atabilecek bir şahidin konuşmasını dinliyorsunuz?.. Bugüne kadar kulak verilmedi yapılan yanlış siyasi tercihlere, haksız uygulamalara, milletin malını peşkeş çekilmelerine …vs! Bilerek göz yumuldu!!!

Ben seçimlerde Kastamonu, Karabük, Çankırı bölgesindeydim!

Talep olursa Kastamonu’daki başarılı başkan Tahsin Babaş’ın niçin seçim kaybettiğinin gerçek sebeplerini belgeleriyle ortaya koyarım!

Sizin gecenizi gündüzünüze katarak insan üstü bir fedakarlıkla tek başınıza bir ordu olarak bölgelerdeki can feda mücadelenizi sürdürürken çok daha iyi sonuçlar alınmasına kesinlikle engel olanlar, size seçtirilen, beraber yürüdüğümüzü sandığımız ve son seçimlerde gemiden inip tekrar bilmenin yolunu arayan yol arkadaşıyım diye kendini her dönemde tanıtan hatta sizin isminizi Başbakan’ın bakanların adlarıyla her an suiistimal eden işadamı pozisyonundaki bölgelerdeki her dönemin adamı yolsuz ve soysuzlardır!

Son beş yazım da “bunlara dur demenin zamanı geçti” dediğimiz halde bir kere daha yazmanın zarureti noktasında Şer’i noktada kayda düşüyorum!

“Cereyan etmekte olan hâdisatın (seçimlerin)muhtemel menfî tesirlerinden kalb ve ruhlarımızı âzade bulundurmak;

ve “bir şey meydana geldikten sonra daima kader cihetini düşünerek hikmetli ve güzel taraflarını görmeliyiz...”!

“İstikbal inkılâbâtı içinde en gür sedâ hakiki inananlarının olacaktır!” Zalimler istemese de...! vesselâm.

WhatsApp İhbar Hattı:530 200 00 96

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.