Yukarı Çık

31 Mart’a doğru, Kuvayı Milliye hareketi tetikte! Uyarıyor!

12 Mart 2019 Salı 09:06:16
174 kez okundu.

Cumhur İttifakı’na, Anadolu Kuvayı Milliye ruhundan bir mesaj daha vererek 31 Mart’a kadar yaşatılmak istenen hadiselere ışık tutarak milletin “yeter artık” dediği konulara cevaplar beklediğini; yoksa cevap verilecek 15 Temmuz ruhunda artık bugüne kadar söylenen -dik dur eğilme bu millet seninle-... Sloganlarını canları pahasına hiçe sayan, devletini, milletini, bayrağını, vatanını ve mukaddesatını koruyan bir milletin bulunamayacağının altını çiziyoruz!!!

1000 yıllık adalet timsali “Beklenen Türk, Evlâd-ı Fatihan” ilâhi gücün de yardımıyla “Türkiye Cumhuriyeti” gürbüz evlâdını doğurmuşsa da, ilk on yıllık zafer yılları sonunda hortlayan “şeytanın gör dedikleri” yerli işbirlikçi, etnik ve azınlık güçlerin eline geçerek, 1950’lerde şer ve şahin güçlerin etkisiyle Menderes’in ölümüne neden olup tekrar koalisyonlara mahkûm edilmiştir!

Aynı kripto oluşum, 80’de de birleşip on binlerce kişiyi, Anadolu’muzun Kuvayı Milliye ruhunu sağlı-sollu talanlarla yok ettiler..! Yine ilâhi gücün işaretiyle ÖZAL ve kadrosu, 10 yılda, kültür asimilasyonuna ve içimizdeki bütün milli ve İslâmi güçlerin bugün de olduğu gibi “şer ittifakı” karşısında, Türkiye’ye bütün dünyayı hedef gösterip, Türk dünyası ziyaretinde yeniden dirilişin mührünü vurmak üzereyken, 100 yılda bir yapılan suikastlerle yok edilmiş olsa da geri dönülmeyecek bir ufuk çizgisi oluşturmuştur. 

Koalisyonlarda, Kemal DERVİŞ gibi tepeden inmelerle ekonomik manipülasyonlar, 28 Şubat’lar ve nihayetinde son darbe olarak 15 Temmuz’lar yaşatılmasına rağmen, Kuvayı Milliye ruhu canlanarak azınlıklar da başlatarak vatan sevgilerini göstermesi çok stratejik bir durumdur. 

Bazı siyasi partilerin gelip gitmesi, yurtiçi-dışındaki şer odaklarıyla işbirliği içinde olması kaçınılmazken, kurtuluş reçetesi olarak da her zaman müdahaleye hazır “Kuvayı Milliye” hareketi zaruri hâle gelmiştir!

“Serbest piyasa ekonomisi, liberalizm, insan hakları” yemlerini yutmayıp ayak direyenlere medya, bürokrasi, iş dünyası, anayasal kuruluşlar ve STK gibi yapılanmalarla dört koldan saldırılmaktadır! Liberalizm adıyla vahşi kapitalizmi kuran ailelerin hükmettikleri ülkelerdeki gizli ekonomik vizyonun özeti şudur:

“Hiç üretim yaptırmayalım; sadece köle işadamları ve tetikçisi köşe yazarları, medya patronları, yerleşik düzenin içine gizleyeceğimiz devşirme bürokrat ve kilit kişilerle sömürü düzeni kurup, yaşatalım.”

KUVAYI MİLLİYE RUHU DİYOR Kİ; YENİ ŞEYLER SÖYLEMEK LAZIM..!

Gazi Mustafa Kemal ve silah arkadaşlarının Kuvayı Milliye ruhuyla kurdukları gürbüz cumhuriyetimiz, çetin merhalelerden geçerken necip ve sağduyulu Anadolu Kuvayi milliye ruhundaki Necip milletinin torunlarından desteğiyle bugünlere gelebilmiştir.

 Cumhur İttifakı’nca Türkiye’nin bekasına büyük kaygı duyan Milliyetçi Hareket Partisi lideri Devlet BAHÇELİ’nin ve seçilmiş başkan Recep Tayyip ERDOĞAN’ın, mutlaka Gazi Mustafa Kemal, Menderes ve Özal’a kurulan tuzaklara çekilerek ülkenin talan edilmesine mani olacak tedbirleri alabilecek hamleleri yapması gerekmektedir. 

Yerli ve milli çizgiye dönüş ve dirilişe mani olacak herhangi unsur, kirli oyunlarına son vermezse; Kuvayı Milliye hareketi asla ve kat’a bu ruha destek olmayacak, yeniden diriliş hareketini Kuvayı Milliye başlatacaktır! Aslında bu ruh hayatiyetini sürdürmektedir. Herkes kendi sahasında bir Kuvayı Milliye ruhu oluşturmalı, çiftçilerimiz bölgelerindeki milli ve yerli tohumlarından muhafaza ederek üretim yapmalı, ürettiği tohumları aynı ruhtaki insanlarla paylaşarak ilerlemeyi genişletmeli, “Neler oluyor, bu ülke nereye götürülmek isteniyor, toprak gübrelerle zehirlenmiş, pestisitle kullanılmayacak hale getirilerek sularımız zehirlenmiş, denetimsiz ağır sanayi topraklarımızı yok ediyor!!!” demelidir!

Küçük ve orta ölçekli sanayilerin zehirleri bugün İzmit Körfezi’nde, Marmara’da, sera gazı etkisiyle ilahi gücün gadabıyla afad olarak geri dönüyor! Seller, heyelanlar, kurutulan-kirletilen denizler ve balıklardaki cıva başta olmak üzere ağır metallerin neden olduğu doğum anomalileri, adı konulamayan !!!??? hastalıklar, hak ettiği refaha kavuşamayan bu necip milletin sabrını taşırmıştır!..

Şimdilik bu ruh küçük orta boy ölçekli işletmeler bağlı bulunduğu yerde demircilik, marangozluk, gıda üretimleri yanında küçük küçük tekstil ürünlerini fason üretimleriniz küçük ve orta ölçekli seviyede yürüterek dün olduğu gibi bugün de Anadolu’yu ayakta tutmaktadır..! Fakat en büyük şikâyetleri gelen geçen partilerin, siyasi baskı ve nüfuzla üreticiyi-halkı sömürmesidir! 

ANADOLU KUVAYİ MİLLİYE RUHU SON UYARILARINI YAPARAK DİYOR Kİ...!

Halâ Kuvayı Milliye ruhunu aptal yerine koyarak; her dönemde olduğu gibi yerleşik düzenin işadamı gazeteci ve bürokratlara ülke teslim edilir dün onun kucağında olanlar bugünkü liderleri tesiri altına alıp devletin maddi ipoteklerini onlara peşkeş çekmeye bir son vermezler ve Ahmet Celalettin paşalarla yeniden dirilişin meşalesini yapmazlarsa ve hatta hatta “Ben ne dersem o olur!” diyenler, bir gecenin sabahı da göremeyebilir..!?

 31 Mart beka olarak gören Cumhur İttifakı liderlerine, “Taş üstünde taş, baş üstünde baş kalmazdan evvel” yaptığı konuşmaların yanında uygulamalarla da bu temizlik hareketine başlatmaları zaruridir! Elzemdir! Katidir ve mutlaka tedbir alınmalıdır diyoruz, vesselâm.

WhatsApp ihbar hattı: 0530 200 00 96

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.