Yukarı Çık

101. sene-i devriyesinde Abdülhamid ruhunun öldürülüşü mü?

12 Şubat 2019 Salı 09:28:07
32 kez okundu.

Kıymetli dostlar. Cennetmekân Abdülhamid Han’ın ahirete irtihâlinin 101. sene-i devriyesinde 1001 cehd-ü cihetten tekraren ve daha dehşetli bir şekilde kuşatılmış durumdayız..!

“İŞGÂL VE FETİH ARASINDA BÜYÜK FARK VARDIR!!!”

Son yıllarda bu diziye kadar Abdülhamid ruhunun yükseliş kaydettiği bir dönemde dizide Osmanlı’nın son dönemi Abdülhamid’in 33 yıllık döneminde yaşananlar diyelim ki, tarihte böyle olumsuzluklar olsa dahi bunları böyle mübalâğalı ifşa etmenin bu zamanda sanki seçilmiş gibi kime ne faydası var? Kimin ekmeğine yağ sürmektir!

Vergilerimizle çalışanların maaşları ödenen devlet televizyonu TRT’de halkın büyük teveccühüne mazhar olmuş Sultan’ın ve temsil ettiği devlet-milli ve yerli kültürün başta Sayın Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan tarafından desteklenmeye çalışıldığı bir dönemde, halkın nazarında dizide olan bütün bu hadiseler milletimiz nezdinde Abdülhamid’e ve Osmanlı’nın son dönemine “nefret”e dönüştüğü, gelen yüzlerce mesajdan ve haberden anlıyoruz.

BİR YERLERDEN BİRİLERİNE MESAJ MI GÖNDERİLİYOR?

Algı operasyonları tam gaz!!!..

Okurların bir diğer serzenişi de; 

Dünyaya 1000 yıldır adaletle hükmeden, hilâfet makamıyla Allah ve Resulü’nün adının yaşatılması vekâletindeki necip milletimizi anlatan bir dizinin her bölümünde onlarca insanın öldürüldüğü, Ermeni ve Taşnak çetelerinin kol gezdiği, yüzlerce masumun bombalanarak katledildiği, can emniyetinin bulunmadığı, kumarhanelerin yaygın olduğu, ahlâksız işlerin döndüğü, uyuşturucu ve silah kaçakçılığının en yüksek seviyede olduğu, kısaca emniyetsiz ve adaletsiz sanki cehennem yaşatılan, peki yeter artık ne olursa olsun denilmeye getirilen bir dönem gibi gösterilen tarih “kızıl sultancılar”ın ekmeğine yağ sürmüyor mu?

İslâm psikoloji ve sosyolojisini çok iyi bilen tarihçi ve yazar bir dostumuzun mânidar bir sözüdür: “Abdülhamid Han ve Kafkas kökenli eşi dışında paşaları, komutanları, istihbaratçıları, çocukları, gelinleri, akrabaları, yani aileden olanların her an ihânet içinde olabilecekleri anlatılarak günümüze dikkat çekilmek mi isteniyor??!!..”

SORANLARA KIZILCIK 

ŞURUBU İÇTİK DİYORUZ!

Burada ben de şahsi fikrimi söylemem gerekirse her meselede Sayın Devlet Başkanımız ve onu destekleyen eşleri Emine Erdoğan hanımefendi ve birkaç gecesini gündüzüne katan uzaktan bakmayan Bakan-Nazırlar dışında Türkiye’miz aynen eski Türkiye özlemi içinde yerleşik düzenin kalıntıları zaman zaman dişlerini göstererek sanki Abdülhamid dönemini hatırlatmıyor da değil!!!

Son 10 yılda milletimizin ve geleceğimiz olan çocuklarımızın sağlıklı yaşamaları için verdiğimiz mücadelede bu milletin de düşmanlarınca yapılan saldırılar sonucunda 57. soruşturmamızı takipsizlikle sonuçlandırdık! Soranlara nedir bu halin dediğinde kızılcık şurubu içtik diyoruz!

BİR BAŞKA BÜYÜK 

İHANET DE REKLÂMLAR!

Maddi-manevi zararı belli ve hatta “Abdülhamid’i tahttan indiren sinsi yapı”nın uzantıları olan, kârını Siyonizm’e armağan ettiğini açık eden gazlı içecek firmaların, “turizm” adıyla Müslüman bir kadının evde dahi giyemeyeceği ahlâka muğayir kıyafetleriyle gösterilmesi, sağlığı hiçe sayan ve devlet başkanı eliyle oranı azaltılan NBŞ’li mısır şurubuyla yapılmış abur cuburların diğer kanallara göre kat be kat fazla gösterimi, ihanet ötesidir!!!

Devleti ve başkanını hiçe saymaktır!

DEVLETİN, BU KURULUŞLARIN PARALARINA İHTİYACI MI VAR?! 

Kostümlere ve mekânlara bakalım. Padişahın Enderun terbiyesi almış yakınları, ailesi, İslâm’ın haram kıldığı “israf”a bu kadar meyletmiş midir?! Burada, “Osmanlı halifesinin yani dinin başındaki adamın dini uygulamadığı mesajı da verilmek isteniyor!” diye çokça mektup geliyor...

Sarayın hemşire, şifacı, aşçı, odacı gibi hizmetli kadrosunun da hep “azınlık”lardan seçilmesi ve hepsinin hain olması bir tesadüf müdür; gerçek midir; maksatlı mıdır?!

Osmanlı payitahtında ilahi bir nizamla görev alan Oğuz boyundan vatan haini hiç çıkmamışken, çıkanlara da had uygulanmışken Jön Türklere kaçan bir prensi ve olumsuzlukları göstermek kimin işine yarar!

Avrupa devletlerindeki tarih kitaplarında, yenildikleri hiçbir savaş vermedikleri gibi hainlik yapmış hiçbir krallarını ve olumsuzlukları yazmayan bir tarih okutulmaktadır!

GİDEN GELMİYOR !?..

Son dönem Türk-İslâm tarihinde birbirinden kıymetli devlet adamı, başbakan, lider insanlar, yol göstericilerden tünelin ucunu açık seçik görebilen gerçek Allah dostlarından ulemâ ve umerânın, hastanelerde doktor ve ilâçlarla yok edildiğini, son kitabım “21. Yüzyılda Stratrajik Araştırmalar”da, Başbakanlık ve Genelkurmay arşivleriyle, adres ve devlet belgeleriyle ortaya koyan biri olarak bu noktaya dikkat çekiyor ve 33 yıllık bürokrasi tecrübemle diyorum ki; bu işleri Sayın Tayyip ERDOĞAN’dan başka çözecek bir kişi veya merci yoktur!

Milletimizde son yıllarda tezahürü ve teveccühü giderek artan Osmanlı ve tarihine sahip çıkma ve Abdülhamid ruhunun muhafazası için başta Diriliş Ertuğrul, Payitaht ve diğer TV ve TRT’deki diziler bir kere daha gözden ve süzgeçten geçirilerek, milleti tarihine sahip çıkmaya teşvik edip ümit verici devamının sağlanması, dizinin yapımcısı ve sahibi dostumuz Sayın Bozdağ’ın müspet bakışından hiç tereddüdümüz yoktur!

Ancak MİLLETİMİZDEN gelen bu sedalara kulak vererek bundan sonraki bölümlerde yukarıdaki konuları dikkate alınması ve bu necip milletin torunlarının içine kapatılmak istenildiği günlerde bir ümit vaad edilmesi zaruridir, elzemdir ve mutlaktır!

Her konuda olduğu gibi defalarla yazmamıza rağmen, TRT’de ve diğer uydu TV kanallarında bizim de isimlerimiz, resimli görsellerimiz kullanılarak 1001 hile ile yapılan ve birilerine helal olmayan paralar kazandıran sahte ve zararlı ve ahlaksızca yayınlanan reklamların mutlaka RTÜK tarafından kontrol ve müdahale edilerek gereğinin yapılması zorunludur!

Hiçbir netice alamadığımız bu çok önemli konularda da milletimizin ve bizim devlet başkanımıza ve devletimize güvenimiz her daim tam ve diridir. Vesselâm.

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.