Yukarı Çık

Nerelerden geldik, şu an neredeyiz, nereye gidiyoruz!..

11 Ocak 2019 Cuma 10:23:22
160 kez okundu.

Hayırlı Cumalar kıymetli dostlar. Cumamız hayırlı da acaba biz hayırlı işler mi yoksa neler mi yapıyoruz? Gelin bir okuyucu mektuplarına göz atalım!

Allah cc’nin evvela “mağfiret”i üzerimize olsun! Bereketsizliğin, nursuzluğun, uğursuzluğun, arsızlığın, haddi aşmanın, liyakatsizliğin, kestirip atarak bencilliğin, tembelliğin, miskinliğin son raddesinde; “öyle ya da böyle, işler yolundaymış gibi” var olan ahvalimizi yüceltip, yükseltecek bir dua ile başlayamıyoruz, zelil hâlimize acıyıp bir çıkış yolu göstermesini canı gönülden diliyoruz, mevlâ azimüş-şan’dan…

Allah adildir!

Allah adaletlidir, kimseye zulmetmez!

 “Yağmurları gece yağdırırım, taa ki kullarım ziyan görmesin, nebatat ve hayvanat rızkını alsın!”

diyen Yaratıcı ve peygamberinin sözleri ortadayken yağmurların gündüz ve şiddetli yağması, felâket haline dönüşmesi, başımızı önümüze alıp, “Ya hu, biz Allah’ı gücendirecek ne işler yapıyoruz, bu necip milletin binlerce yıllık devlet töresindeki neleri unuttuk ??!!..” diye düşünmesi lâzım…

Bu devlet Oğuz boylarından, Orta Asya’dan, Özbekistan, Kırgızistan, Kazakistan’dan, Fergana Vadisi’nden Anadolu’yu vatan yapan Alparslan’dan, Süleyman Şah’ın torunlarının bâkiyesiyle Türkiye Cumhuriyeti’ne kadar geldiğini görüyoruz.

Acaba ipin ucu başkalarına mı veriliyor??!!

Evet Allah zulmetmez; zulmeder gibi görünüyorsa şunu soralım. Acaba Ahmet, Mehmet, Ayşe, Fatma’ların eliyle cennet ülkemiz, kirli insanların eline mi geçti de onun için bu tabiât kirlendi? Böyle düşünmek istemiyorum ama asıl vâriyetimiz olan milli ve yerli tohumlarımızın tamamen yok edilmesi bu acı tabloyu tasdikliyor!.. Biz Türkiye’de tek kalıp da ekibimiz tarafından 15 yıl önce Amerika Nuh Tatları Prezidyum’una gönderilen 12 dna’lı karakılçık Siyez buğdayını hâlen üretiyoruz, insanlığa bir kurtuluş vesilesi olarak bırakmak için! Yine Orta Asya’dan gelen kayı-kıyı salatalık biber ve domatesini Allah’ın izniyle aslına döndürdük ve tohumlarını ürettik. Beş yılda insanlara dağıtarak mücadelenin içinde lâfla değil icraatımızla, fiiliyatımızla yer aldık! Bunları yapmak öyle kolay da değil. Sermayeniz olacak, araziniz olacak, işi bileceksiniz… Bunları hallettik; peki devletin ilgili birimlerine bir toprağın ph’sını  ölçtürebildik mi, herhangi bir başka destek desteği alabildik mi? 

Maalesef!!!

Sayın Devlet Başkanı Recep Tayyip Erdoğan bu konuyu sizden başka çözecek kimse yok!

Hatta sizin yakınlarınızı da bakanlarımızı da bu işin içine sokarak isimlerini çeken insanlar benim evimde yattı, yedi içti, çocuğumun nikahında bulundu diyenlerin sayısı onlarca!..

Sayın başkan bunları ben söylemiyorum! Bunları söyleyen ihbar hattımıza gelen isimli mektuplar! Onlarca bütün işleri çözebilecek mahrem yan yana resimler belgeler hatta gazeteciler! Ve genel yayın yönetmenleri de şahit.!.. Çünkü bir yolla adamlara aba altından sopa gösterip tehdit de etmişler!

Niçin bizim yeni akit’teki bilgi savaşlarında Kastamonu’da Fetö Konuşmamızda 300.000’e yakın tweetli saldırı yedik? Çok şükür alnımızın akıyla her zaman olduğu gibi takipsizliğimizi aldık şimdi sıra bizde..? Sormak istediğim bütün bu organizeli işleri yapanlar kim? Halen Türkiyemizde Feto yaygın mı? Hâlâ bürokraside il müdürleri seviyesinde veya altında tetikçileri var mı? Bizim elimizde pek çok tespit var! Bunları vakti gelince hem Sayın devlet başkanımıza hem de köşemizde paylaşacağız!!!

Hem de belgeleri ve yapılan uygulamalarıyla!!

Hani RTE diyor ya eski Türkiye Özenticileri hainler diye!..

İşte o hainlerden Kastamonu’da var mı acaba?.

Kastamonu’da garip şeyler oluyor. 

 Kastamonu’da maalesef bize gelen ihbar mektuplarına göre hiçbir şey değişmedi .

Dün bütün engellemelerin siyasi ve ticari ayağı olarak Türkiyemizde ve Kastamonu’da yıllardır devranını sürdüren her geleni kucağına oturtturan o mutlu azınlık, yetkililerle birlikte kol kola havanda suları döverek körler sağırlar birbirini ağırlıyor. %99’u Müslüman bir ülkede bu kadar hain nereden çıktı, nerede-hangi koşulda türedi ??!!..

 60 yılı aşan ömrümüzde şahit olduğumuz sayısız ihanetin zamanla ve taviz vere vere oluştuğunu vurgulayalım.

İlm-i Siyaset’in kuralıdır, “büyük dertlerin kaynağı, önemsenmeyen küçük sorunlardır!” 

Bu SORUNLAR mutlaka Çözülmelidir!

 Kötülüğe set çekip gerçekleri gün yüzüne çıkarmak, toplumu lâyık olduğu kaliteli ve huzurlu adil bir yaşama kavuşturmak için evvelâ ‘yaşanamadığından unutulmuş’ milletin ihyası için; dinin yeniden ihyâ ve inşaası, kültür ve geleneklerimize duyarlı olan başta cumhur’un sözcüsü sayın cumhurbaşkanının, eğitimcilerin, liderlerin, kanaat önderlerinin, her kesimden etkili ve yetkililerin, vatan-millet-memleket sevdalılarının, yardım kuruluşlarının, vakıfların ve derneklerin acilen elini taşın altına koymaları, milli ve yerli adımlarla kardeşlik şuuru içinde bu necip milletin, Anadolu Ruhu’nun manevi işaretler ışığında daha müreffeh bir hayata geçip aydınlık günlere kavuşması için dua ediyor ve “Durmak yok, yola devam!” biz hep birlikte daha güçlüyüz diyoruz.!!! Doğrularımızla ağaç dikmeye, üretmeye, faydalı işlerle ahrette bizi kurtaracak eserler bırakmaya, haklının ve hakkın yanında durmaya kimseye dalkavukluk yapmayarak, doğruları konuşmaya ve yazmaya aksülamel oluşturmadan ilmi siyasetle yolumuza Allah ömür verdiği sürede devam edeceğiz.

Vesselâm.

WhatsApp İhbar Hattı: 

0 530 200 00 96

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.