Yukarı Çık

Avrupa seferimiz, 28 Şubat’tan 24 Haziran’a ciddi uyarılar!.

15 Mayıs 2018 Salı 10:28:42
161 kez okundu.

Allah’ın zalimlerin yaptıklarından habersiz olduğunu zannetme. Ancak Allah onları (cezalandırmayı) korkudan gözleri dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor. (İbrahim Suresi-42)

Salih Mirzabeyoğlu dendiğinde aklıma hep 28 Şubat döneminde gözaltına alınmış ve tahammülü zor işkencelere maruz kalmış, maksatlı olarak konmuş işkence resimleri gelir!

Mirzabeyoğlu’nun işkence gördüğünü gösteren o fotoğraf maksatlı olarak basılır, yapılan işkenceleri de bugünkü Erdoğan muhalifi yazarlar tarafından bir mizansenle topluma güya alaylı bir şekilde anlatılırdı. 

Kozmik bilim ve bilinçle yaşam enerjisi kitabında Salih Mirzabeyoğlu’na ve onun gibi birkaç isim daha böyle planlı maksatlı beyin kontrolü ve kozmik uygulamalar uygulanıyor diye kitabıma dahi dahil etmiştim ve yakınlarına da bu duruma bildirmiştim! Aynen hocam dediğin şekilde uygulamalar yapılıyor denmişti!

Ama heyhat o günlerin bu meselelere kulağını tıkayan daha sonraki adı ve sapı bizden cumhurbaşkanı ve başbakanlar maalesef bu konulara eğilmemişler! Erdoğan karşıtlığını soyunmuşlar, sonunda da kendileri bu şeylere maruz kalmış yandım Allah demişlerdir!!!

Bugün Salih Mirzabeyoğlu halen bunun sıkıntısını çekmekte ve bu uygulamalar kendisine devam etmektedir...!

1980’li yıllarda çocuklarımın annesi o zamanki sağlık kolejlerinde -Sağlık Yüksekokulunda talebe yetiştirmek için kendini vakfeden Üç çocuğunu ihmal ederek talebe yetiştirmek için gece nöbetleri çoğu zaman uykusuzluktan rahatsızlanan ve bu yaptığı hizmetlerden dolayı da aynı o günkü gazete manşetleri gibi Bakırköy Sağlık Yüksekokulunda-kolejinde terör oruç tutmayanlar, namaz kılmayanlar işkence yapılıyor diyerek eşimi işaret ederlerdi! Şimdi aklıma gelmiyor değil acaba bu fetocular o zaman da mı polisin içindeydi...?

Her neyse davamız hizmet olduğu için bunlara pek takılmazdık! Durmak yok yola devam deyip o gün bugün at sırtında seferde Allah’ın emrini tebliğ edip O’na kul, Habibine Ümmet olmak için 60 küsur yaşımızda seferlere devam ediyoruz!

Son seferimiz Avrupa’daydı! 

Bir haftalık Avrupa seferimizde pek çok konferans, yüz yüze sohbet, cemiyetler, dernekler, kuruluşlar, cemaatler ve müdavimlerimizle, takipçilerimizle bir araya geldik ve hasbıhal ettik tabii ki SORULAR Türkiye ile alakalıydı!

Pek çok cemaatlere ait camileri ziyaret ederek yetkilileri ile görüştük DİTİP ve ATİP yetkilileriyle hatta Avrupa’daki bölücü hareketin durumunu sorgulamak için HÜDA/PAR Grubuyla da istişare ettik. Hepsinin görüşü cumhurbaşkanlığında ittifakın desteklenmesi yönündeydi ancak milletvekilliğinde çok büyük çekinceleri vardı! Kısacası seçilecek adayların önemi, kişiliği, yapısı, denenmişliği, dün ne yaptıkları, mutlaka sorgulanmalıydı....! diyenler çoğunluktaydı. Hakikaten bir ilden misal verdiler, adam 20 senedir seçim kaybetmiş ilinde hiç sevilmiyor ama genel merkez bu adamı kanun yazacak diye burada tutuyor, tabii artık herkes ilindeki fetocuları bildiği için bu adayları gördüklerinde ne yapacaklarına düşünmek bile istemiyorum...!

Tamam cumhurbaşkanımız başımızın üstünde ama bu tip milletvekilleri yine sıralamaya konulursa kesinlikle oy verilmeyeceği yönündeki görüşler ağırlıkdaydı...! Sayın Ak Parti’deki seçici kurula tabii ki sayın cumhurbaşkanı ve başbakana bu durumu duyurmak boynumuzun borcudur!

Bu ara Avrupa’da devlet millet birlikteliğini ilk defa görmenin mutluluğunu yaşadık, Frankfurt’ta Başkonsolosluğun halk ve dernekler tarafından faaliyetlerinin alkışlanması Başkonsolosumuz Burak Karartı’nın randevusuz davetimize icabet etmesi de artık devletin milletle işbirliğinin de bir işareti olduğunu görmek bizi çok şaşırttı!

Çünkü yıllardır Avrupa seferlerimizde bunları hiç görememiştik!!! Aynı güzelliği Romanya’daki bir haftalık seyahatimizde sayın büyükelçimiz Koray Ertaş’ta görmemiz ve devamlı halkla iç içe olması da dış işlerinin gençleşmesi bir başarı örneğidir diye kayda düşmek istedim.

24 Haziran’a yaklaşırken!

Bütün bunlara baktığımızda, Erdoğan ve AK Parti’nin kaybettiği bir ortamda bin yıl sürecek yeni 28 Şubat’ların yaşanacağı bir sürecin başlayacağını tahmin etmek pek de zor olmasa gerek.

Zira bu dönemin başlayacağını ben değil, Tayyip Erdoğan karşıtları bizzat kendisi söylüyor. 

Kazandıkları seçimin ertesi günü “Havuz” dedikleri medyaya el koyacaklarını, hapistekileri çıkaracaklarını, yerlerine Erdoğan ile yandaşlarını dolduracaklarını, ezanlardan rahatsız olduklarını ve af çıkaracaklarını söylüyorlar....

Eğer Erdoğan kazansa da milletvekilliği çoğunluğunu kazanamazsa 25 Haziran sabahı pek çok şeyin Abdülhamid’den sonra, Menderes’ten sonra, Özal’dan ve Erbakan’dan sonra ne olduysa....!

Çok daha fazlasının olacağına şimdiden tuzu kuru olanlar başdanışmanlar, danışmanlar, bakanlar, milletvekilleri ve güya hükümeti desteklediğini masa başında oturduğu yerden sırtını amcaya, dayıya, yengeye, damada vs... bir yerlere dayayarak iddia edenler, yazarlar çizerler, masa başından strateji üretenler, halktan kopmuş güya aydınlar önce kendilerine biraz çekidüzen verip aydınlatmaları gerekir diyenlerin seslerini size duyururken aynı zamanda

Avrupa’da oy beklenen vatandaşların sözleri aklıma geldi ve aynen aktarıyorum:

Tamam hocam da bu Tayyip Erdoğan’ın yanında hiç kimse yok mu siz buralara gelmişsiniz 1000 seferinİz olmuş bir haftadır bizlerle görüşüyorsunuz nerede bu Ak Partililer milletvekilleri bunların danışmanları bunları destekleyen milli yerli adamlar için gelip bizlerle istişare etmez, niçin fikrimizi almazlar! Onlar da biliyorlar ki bu millet Tayyip Erdoğan’a oy atacak sonrasını hep beraber biraz daha düşünüp empati yapalım derim...!

İşte bir haftalık Avrupa Seferim ve 28 Şubat’tan günümüze dava adamı Mirzabeyoğlu ve onun gibi düşünenlerin son safaya bıçak kemiğe dayanmış sıkıntılarına son vermek için tek ümidimiz olan 24 Haziran sonrasındaki beklentilerimiz gerçekleşmesi için bu yazılarımızı birileri okusun! Okutsun veya ilgili yerlere ulaştırsın derim!!

Yoksa ilerde fırsat olmayabilir!

Ramazan girerken de birbirimizden helallik almamızda fayda var diye düşünüyorum hakkınızı helal edin!

Bizden yana haksızlık karşısında susmayanlara hakkımız helal olsun!

vesselam!!

WhatsApp ihbar hattı 0530 200 00 96

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.