Yukarı Çık

100. ölüm yıldönümünde payitaht “Abdülhamid”i anlıyor muyuz? Yoksa...!

13 Şubat 2018 Salı 09:17:05
49 kez okundu.

Karlofça Antlaşması ile başlayan, Tanzimat’ın ilanı, 1., 2., 3. Meşrutiyetler Osmanlı’nın son döneminde dönen sarayın entrikaları, iç ve dış müdahaleler, ve daha niceleri… 

Başta Cumhurbaşkanımız, Başbakanımız, Abdülhamid’i öyle güzel bir anlattı ki, asrın evliyası dememek mümkün değil millet de şaşırdı kaldı! Aynen katılıyoruz.

Millet de yazmamızı istediler yazıyoruz!

TRT’deki hangi Abdülhamid?

Kızıl sultan olan mı?

Bu padişah çocukları, yeğenleri paşaları... 100 yıl sonra bile görülmeyen bu ahlaka mugayir, bugünkü Türk töremizde bile kabul görmeyen halleri o gün yaşadılar mı acaba diye insanın aklına gelmiyor değil? Hani AK Parti hükümeti başta olmazsa, TRT’den sorumlu Devlet Bakanı, Başbakan yardımcısı da AK Parti’den ve Genel Müdürü de Türk İslam davasının yılmaz erlerinden biri olan Halit Eren kardeşimin oğlu olmasa diyeceğim ki TRT’de ihanet hâlâ devam ediyor...!

62 yıldır değişen bir şey yok!

Ben Emin Oktay’ın tarihinde, Kızıl Sultan’ı okuduktan sonra bugün kitaplarda değişen hiçbir şey olmadığını halen görüyoruz, yani sadece lafta Abdülhamid cennetmekân! Bizim yıllardır dinlediğimiz Abdülhamid cennetmekânı öğrendiğimiz yerler;

Türk Edebiyat Vakfı’nda Ahmet Kabaklı’dan, Kubbe Altı Vakfı’ndan hocaların hocası Prof. Sabahattin Zaim, Nevzat Yalçıntaş ve Turan Yazgan hocalardan doktora almış birisi gibi, Aydınlar Ocağı’ndan, Türk Talebe Birliği’nden, Ocak’lardan aldığımız terbiyelerle bu yazıları yazıyoruz!

Turgut Özal’ın Abdülhamid’i!

Özal’dan dinlemiştim! Çocukken Kızıl Sultan Abdülhamid diyerek kitaplardan ezberlerken dedesi ‘yalan yazıyor oğlum’ kitaplar demiş! Özal ‘Dede sen mi biliyorsun kitaplar mı biliyor?’ diye cevap vermiş. Yıllar sonra Özal araştırmaları sonucunda “dedem haklıymış” diyor!

TRT’de Abdülhamid’i ve dizisini izledikçe içimiz kanıyor! Değişen yine bir şey yok!

 Haftada iki gün yazdığım Yeni Akit gazetesinde ve bütün kitaplarımda bu konuya değindim ve değinmeye de devam edeceğim!

Oylarımızla iktidara getirdiğimiz bu devletin ilgili yöneticileri; 

Cumhuriyet gazetesi dahi “Akit yazarı Maranki’den TRT tenkiti”(!) diye haber yapmış. Bunu duymuş gazetesine bunu taşımış olsa da TRT “sağır sultan”ı oynamakta devam etmektedirler.

Yeni Akit gazetemizde yayınlanan “Cumhurbaşkanımıza açık mektup” yazımızı postayla da Sayın Cumhurbaşkanımıza göndereceğiz. Hiç olmazsa ahirette elimizde bir belgemiz olur!

Diriliş Ertuğrul’un çadırında da ABD işgali!

Aynı zamanda Diriliş Ertuğrul’un çadırının da Amerika’nın paralı isminin kuvvetleri, kartelleri tarafından aynı işgal altında olduğunu bir kere daha deklare ediyoruz. Tabi ironi yapıyoruz anlayan anladı zaten!

Yıl 2018. Abdülhamid’in Sarayı, Ertuğrul’un mezarı ve çadırı Söğüt’te işgal altında!

Bir gün Söğüt şenliklerine davet edilmiştik. Ertuğrul’un çadırının etrafında malum gazlı içeceğin reklamı, bayrakları sallanıyor! Kaymakama belediye başkanına dedim ki Söğüt’ü Amerikalılar işgal etmiş! ‘Nasıl yani hocam işte görün’ dedim bayrakları gösterdim! ‘Ticari bir mesele hocam’ dediler...? Konuyu ilk canlı yayınımda dile getirdim inanın dönemin İçişleri Bakanının kaymakama ilk talimatıyla her şey düzeltildi!

Şu an payitaht dizisinde daha tehlikeli şeyler yapılıyor. Diriliş’te, Kutu’l Amare’de reklamlar deyince yüzü kızarmayan biri arıyorum gelsin diyorum!

Aynı feraseti bugünkü bakanlardan da bekliyoruz!

Nasıl ki biz Afrin’e bayrak asmak için mücadele ediyoruz Şehitler veriyoruz!!!

Birileri de Ertuğrul’un çadırına, Anadolu sarayına düşmanların bayraklarını asmış. Bağımsız Türkiye Cumhuriyeti diye inandığımız Anadolu onların çiftliği demekki... 

TRT’de olduğu gibi!!!

Bir yetkili bir “ bakan ” bekliyoruz bu gidişata dur diyecek!!!

O Abdülhamid ki vasiyetinde;

“Tebaam arasında Yahudi’ye bir karış toprak verip onu destekleyen vatan hainidir! Onun bu topraklarda yeri yoktur” diye en şiddetli sesi ile haykırırken, 1 dakika sonra reklamlara gidilerek orada parasını Abdülhamid muhaliflerine aktardığını aktaran asitli-gazlı içecekler ve obezitenin ve kanserin ana sebebi gösterilen mısır şurubundan yapılmış gıdaların, Türk kadınını meta olarak kullanıp kazanç kapısı yapan ahlaksız gösterilerin reklamını alttan üstten yazıyla vererek siz kime dostsunuz ve kime çalışıyorsunuz!

Saraydaki entrikalar mı?

Abdülhamid cennetmekân kurtarıcı iken, ‘vay be bu sarayda ne entrikalar dönüyormuş’ dedirtmek mi isteniyor acaba? Ben Abdülhamid’le ilgili onlarca kitap okudum. Hiçbirinde bu kadar entrika okumadım, okuyan da duymadım. 

Yoksa bu necip millette tam Osmanlı hayranlığı, sevgi saygı başlamışken böyle bir dizide böyle entrikalarla Osmanlı’nın kötülenmesi nasıl olabilir, biraz düşünün derim…

Abdülhamid’in varsa ki asla yoktur! Döneminin kötülüklerini anlatmak TRT kanalına mı düştü? Hem de devlet desteğiyle!

Abdülhamid’in sırlarını saraydan satan, isminin ağırlığını dahi taşıyamayan Abdulkadir gibi evlatları yanında “kalan ömrümü aşkım için yaşayacağım” diyen padişah kızlarına, paşalarına niçin bir kelam etmez bu köşe yazarları? Yoksa o bizden mi diyorsunuz. “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytandır”. Ben Şeytan olmadım, ona hiç kulluk etmedim. Ben bir stratejistim. Yurt içinde ve dışında pek çok operasyonda Musul’da, Kerkük’te, Kafkaslarda pek çok ülkede çalışmalar yaptım. İstihbaratı çok iyi bilirim. Burada çok derinden bir yıkım psikolojisi, kültür emperyalizmi ve gri propaganda yapılarak “Abdülhamid Payitaht” dizisi ile tarihi aydınlanmanın önü mü kesiliyor acaba!

İnşallah öyle değildir. Ayrıca halkın doğruları her zaman bilmesi gerekir mi? İlmi siyasette bir kural vardır; “Her söylediğiniz doğru olsun, ama her doğruyu söylemek doğru değildir”. Hele TRT’nin, AK Parti hükümetinin iktidarda olduğu bir dönemde, büyük zorluklarla 33 yıl uçuruma giden bir devleti durduran Abdülhamid’e 100. ölüm yıldönümünde bunları yaparak Abdülhamid’i bir kere daha öldürmek bunu yapmak bir ihanet olmasa da vefasızlıktır.

Umudumuz kime mi kaldı!

Takdiri devletin başındaki umudu, halkın seçtiği Başkomutan-Başkan Recep Tayyip Erdoğan ve onun yolunda yürüyen Başbakanımız Binali Yıldırım’a ve milletime bırakıyorum vesselam! 

Gayem ve hedefim:

1- Ticaret haktır, kimsenin reklamını engelleme gibi bir niyetimiz yoktur. 

2- Devletin televizyonunda bu programlarda bunun gibi yayınların yapılması yanlıştır. 

3- Cennet ucuz değil cehennem dahi lüzumsuz değil!

Her yere adam lazım, bu da amellerimizle oluşacak kimseyi engelleyemeyiz. Allah insana akıl vermiş.

Peygamberimiz (s.a.v) buyurmuş: Ümmetim 73 fırka olacak biri (Fırka-i Naciye) kurtulacak. Rabbim kurtulanlardan olmayı bizlere nasip eylesin. Âmin.

Ölümünün 100. yılında ruhun şad olsun Abdülhamid Han cennetmekan! Amin.

 İrtibat ve ihbar WhatsApp hattı; 0 530 200 00 96 

[email protected]

 

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.