Yukarı Çık

Artık biz demiştik, yazmıştık demek istemiyorum!

5 Aralık 2017 Salı 10:01:40
57 kez okundu.

Türkiye Cumhuriyeti’nin 2023,... 2071 hedeflerine kilitlenmesi, güçlenmesi ve gelişmiş ülkeler seviyesine ulaşması karşısında gerek kıskançlık gerekse içlerindeki kinleri dışa vurmaktan çekinmeyen sözde dostları ve “dost” ülkelerdeki gelişmeleri ibretle takip ediyoruz. 

Bilmem farkında mısınız ama özellikle son dönemde Amerika’da oynanan zarraf “sarraf!..” oyununun her aşaması dikkat çekecek detaylarla dolu ve aslında bu işin müsebbiblerini de destekçilerini de çözülmesini istemeyenleri de tek tek ortaya koymakta, işaretleri göstermektedir. 

Bununla ilgili açıklama yapan dönemin Başbakanları, bakanları, eli değen bütün destekçileri ve medya uzantıları araştırılarak bu işin müsebbibleri kolayca ortaya çıkarılmalı haksızlıkları sebebiyle kelleleri alınmalı ve susturulmalıdır yoksa bu işin sonu muhataplarını yok edebilecek seviyeye gelebilecektir!

Son günlerde yaşanan olayların seyrine, açıklamalara, sanıklara bakıldığında yedi düvelin birleşerek büyük bir ihanet şebekesi Halen Türkiye’de görev başındaki oligarşik bürokrasinin yerleşik düzendeki tetikçi adamlarının işbirliği ile bu necip milletin üzerine bir daha haçlı ruhuyla yüklendiğini liderine sahip çıkan herkesin komplo teori ve tetikçileriyle üzerine gidilerek cezalarla yıldırılmakta istendiği gerçeğidir!

Asılsız haberler sadece Türk medyasında yayınlanıyor!

Benim dikkat çekmek istediğim konu, özellikle adı sanı duyulmayan pek çok kişi ve sözde gazetecinin Amerikan mahkeme binalarının önünden son derece amatörce yayınlar yaparak, “sözde mahkeme salonundan bilgi” veriyor olmaları. 

Hepsini dinleyin sanırsınız ki dünya Türkiye’yi yargılıyor. Bu danışıklı dövüş mahkemenin de, mahkemeyi anlatan “seçilmiş” kişilerin de niyetleri ve amaçları tek; hızla büyüyen Türkiye’yi durdurmak için Cumhurbaşkanımız, Başkan Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı yok etmek. 

2004 yılında kozmik bakış -stratejik olaylar kitabımızda bugünkü olayları yazmıştık!


Özellikle bu senaryonun Amerika’da sergilenmesi de aslında FETÖ terör örgütünün amaçlarını ortaya koyması açısından son derece ilginç. Gerçi biz bugünleri çok daha öncelerden görmüş biri gibi, Yurtdışında yaptığımız devlet hizmeti sırasında ne tür hainliklerin yapıldığını, hangi liderlerin başlarına neler geldiğini satır satır kitaplarımızda yazmış, televizyon konuşmalarımızda, halka açık seminer ve sohbetlerimizde dile getirmiştik.

Hatırlarsınız, ülkemizi yok etmeye dayalı hainlikleri sıraladığımız “21. Yüzyılda Türkiye Üzerine Oynanan Stratrajik Oyunlar” kitabımızda Aselsan Mühendislerinin şüpheli ölümleri ile ilgili bir bölümde konuyu ayrıntıları ile işlemiş ve sonuç olarak bu planlı cinayetlerin de aydınlatılması gerektiğine vurgu yapmıştık. Maalesef bu olayların bugüne kadar hiçbirisi aydınlatılmamış üstü örtülmüştür!

2011 yılında o dönem soruşturmayı yürüten Savcı Murat Demir’in ByLock kullandığı tespit edildi. Bir biri ardına “sözde” intihar eden pırıl pırıl bilim insanlarımız o dönemde 4G projeleri, milli tank ve uzun menzilli füze projelerinde çalıştıkları için bu konu stratejik bir önem de arz ediyordu. İşin bir başka ilginç boyutu ise, aynı dosyada adı yer alan mühendisimiz Hüseyin Başbilen dosyasında görev alan 4 kişinin de terör örgütü ile bağlantısı ortaya çıkarıldı. Konuyu araştıranlar Başbilen’in geride bir mektup bıraktığını hatırlayacaklardır. İşte bu mektubu inceleyen kişinin de yine hainlerden biri olduğu ortaya çıktı. Bu konu hakkında daha derinlemesine bilgileri en son kaleme aldığımız, gelecek kuşaklara bir ibret eseri olan kitabımızda bulabilirsiniz.

Şimdi tabloyu daha net görmek için bilgilerinizi kronolojik olarak sıraladığınızda her şey apaçık ortaya duruyor. Yıllar önce yaptığımız açıklamaları dikkate almayan, saatlerce ekran başında milyonları uyarırken bizi görmezden, duymazdan gelenlerin, sadece “tuz yiyin” dediğimiz için düşünce sınırlarını zorlayacak cezalarla kapımıza gelmelerinin de elbette bir sebebi var. Bu sebep, Cumhurbaşkanımızın da dile getirdiği “yalnızım” açıklamasının altında yatıyor!

Planlı propagandalar devam edecek.

Cumhuriyet tarihinde ilk defa gerçekleşen seçilmiş cumhurbaşkanının yedi düvelin birleşerek iç ve dış hainlerle ve yine Sayın cumhurbaşkanımızın tabiriyle, oligarşik bürokratların hainlerle işbirliği ile bilerek veya bilmeyerek yaptığı çalışmalar sonucu ülkemiz dünya tarihinde görülmeyecek bir saldırı ile karşı karşıyadır. Bunun çözümü muhataplarının acilen tespit edilip haklı olanın hakkını vermek, haksız olanın ve bunlara müsebbibi olan başta başbakan bakan ve eli değen herkesin tespit edilerek medyadaki uzantıları ile birlikte kellelerini almaktır ve susturulmaktır!

Tarih bu gibi planlı ve kirli propagandaları 1000 yıl önce de, 100 yıl önce de yaşamıştır!

Şayet ibret alınsaydı tekerrür etmezdi diyerek ibret alınıp gereğinin yapılması zaruridir, gereklidir ve mutlaka yapılmalıdır... 

Tarih propagandistlerin zaferleriyle doludur!

Tarihin seyrini değiştirmek Sayın cumhurbaşkanımızın kararlı tutumuyla Allah’ın izniyle gerçekleştirilecektir  vesselam! 

Bir sonraki yazımız tarihteki çözüm yollarını sizlere gösterecektir ...

WhatsApp ihbar hattı: 0530 200 00 96 

 

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.