Yukarı Çık

YAPTIĞIMIZ İŞLER KANUNİ ! PEKİ HELAL Mİ ? ORUÇ YEMEK HELAL Mİ ?

16 Haziran 2017 Cuma 10:16:17
39 kez okundu.

Türkiye cumhuriyeti devletinin yasaları var. Yaptığımız her işimizi buna uydurmaya çalışıyoruz. Peki, Allah’ın kanunlarını bu Ramazan günü bir hatırlatsak da acaba kanuna uydurduğumuz, yani kısaca kılıfına uydurduğumuz bu işler Allah indinde Resulullah nezdinde “helal” mi? Başımızdaki Cumhurbaşkanından Başbakanına Yasama-Yürütme-Yargı kapsamında kim varsa, “Kim zerre kadar hayır... Ve şer işlerse mutlaka hesabı sorulacaktır... “ Ayeti ortadayken acaba bu yaptıklarımızın hesabını verebilecek miyiz? Ramazan günü bir muhasebe yapalım. Sayın Cumhurbaşkanımızın, Başbakanımızın, Bakanlarımızın ve Milletvekillerimizin olduğu bir toplantıda aşağıda size yazdığım konular “Alev Alatlı” tarafından “İslam hukuku-Mecelle” konferansında kendilerine duyurulmuştur. Ahmet Maranki Instagram ve Twitter sayfalarımızda da canlısını bulabilirsiniz. Aşağıdaki konular kendilerini arz edilmişti. Ben bu ramazan günü başta yöneticilerimizi, kanun yapıcıları, uygulayıcıları bu Ramazan’ın mübarek gününde, bir kere daha muhasebe yapmaya davet ediyor buna göre kanun ve kararlarına “Devrimci değil inkılapçı ruhlarıyla” revize etmelerini, Allah’a, peygambere ve ahiret gününe iman etmiş bir Müslüman olarak kendilerinden bir vatandaş olarak talep ediyorum. Benden mesuliyet gitti, takdir onların vesselam… 

Şimdi, “Ne demek istiyorsun?” diyeceksiniz. Şunu demek istiyorum: “Aslolan”, hakkın eda edilmesi olmalıdır; aslolan“helalleşmek” olmalıdır,

Helalleşmek, mahkemede dava kazanmaktan daha üstün olmalıdır; çünkü her yasal hak, helâl değildir ve olamaz. Suruç ile Kobani’nin arasında çizgi çekmek, Birinci Dünya Savaşı galiplerinin yasal hakkıdır belki; ama helâl değildir.

Keza, iflas eden kardeşinizin haraç-mezat satışa çıkarılan evini satın almanız yasal hakkınız olabilir; ama helâl değildir. İmar ruhsatı olan bir müteahhit, şehrin ufkuna tecavüz ederken yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir.

Yeni ve çok daha ucuz bir enerji türünün pazara girmesini önlemek üzere üretim haklarını satın alıp, sümen altı eden bir petrol şirketi yasal olarak suçsuzdur; ama yaptığı iş, helal değildir. Keza raf ömrünü uzatmak için ekmeğin içine kanserojen madde koyan fırıncının yaptığı formülü ambalajın üzerine koyduğu sürece yasal dolayısıyla suçsuzdur; ama helal değildir.

Ve son olarak bir kalem darbesiyle “atar ergen”leri sokağa döken yazar, alevler afakı sardığında suç mahallinde değilse, olayları evinden seyrettiğini ispat edebiliyorsa yasal olarak suçsuzdur ama helal değildir yaptığı.

Şimdi buradan, şöyle bir öngörüde bulunuyorum: 21.yüzyılın en yaman toplumsal projesi; “helâl olanı, yasal olanla örtüştürmek olsa gerektir.”

Kadim değerlerle “rabıtası” zedelenen özgürlüklerin “şer”den yana bükülmelerini önlemenin yollarını bulmak zorundayız. Yasaların tanıdığı haklardan insanlık veya Allah adına feragat etmenin garipsenmeyeceği bir yeni düzeni mutlaka insanlığın ve devletimizin bekası için ahiretimiz için, getirmek zorundayız.

Tarihin bize öğrettiği bir şey var: İster en mükemmel yönetim sistemini, ister ekonomik kalkınmayı gerçekleştirmiş olsun; bir medeniyetin “sevgi ve nefs terbiyesi” dumura uğramış, manevi enerjisi tükenmişse; o medeniyeti ne Birleşmiş Milletlerin tüzüğü, ne Helsinki beyannamesi, ne AİHM mevzuatı, ne de en üstün silâhlar kurtarabilir. ...»

ORUÇ VE YEMEK

Değerli dostlar Ramazan’ın son günlerine geliyoruz konumuz “oruç yemek!” Kısaca orucunu bozan yemelerden bahsedeceğiz bir dostumuz paylaşmış!

Haydi, bir düşünelim bakalım orucumuz kabul mü değil mi Allah bize feraset vermiş, biz kedi veya köpek değiliz ki. Aklımızla bir mütalaa edelim gelin ve karar verin ORUCU BOZAN 10 “YEMEK”

1. Vergi ve zekât kaçırarak yetimin, yoksulun hakkını “YEMEK”.

2. Düşük ücretle işçi çalıştırarak çoluk çocuğunun hakkını “YEMEK”.

3. Kamuda liyakatsiz ve ehliyetsiz kişileri makamlara atayarak halkın geleceğini “YEMEK”.

4. Elektriği kaçak kullanarak milletin hakkını “YEMEK”.

5. Trafikte sağdan soldan öne geçerek geride bıraktıklarının hakkını “YEMEK”.

6. Ticarette hile yaparak müşterinin hakkını “YEMEK”.

7. İsraf ederek gelecek nesillerin rızkını “YEMEK”.

8. İnsanların düşünce ve inançlarına baskı yaparak özgürlüğünü “YEMEK”.

9. İhalelerde hile yaparak vatandaşın hakkını “YEMEK”.

10. Yalan söyleyerek, dedikodu yaparak, iftira atarak toplumun huzurunu “YEMEK”.

11. Mahkemelerde kanunu öne sürerek birisinin malına el koymak veya “YEMEK”

Bu yemelerin sayısı onlarca olabilir. Muhasebeye başlayalım mı? Cumanız mübarek olsun

 

WhatsApp ihbar hattı 0530 200 00 96

 

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.