Yukarı Çık
Akif’ten Asım’ın nesline mesaj: Korkma!!!
29 Aralık 2020 Salı 10:47:22
322 kez okundu.
Prof. Dr. AHMET MARANKİ Gündeme Dair Yazıları ile Her “Salı ve Cuma” Günleri Yeni Akit Gazetesinde Siz Değerli Müdavimlerimiz İle Buluşuyor... BUGÜNÜN KONUSU;

84. ölüm yıldönümünde hatırladıklarımız!..

Allah bu millete bir daha İstiklâl Marşı yazdırmasın! Evet, istiklâl şairimiz Mehmet Akif, devlet kayıtlarında mürteci diye geçse de, kurtuluş mücadelesinin milyonlarca gerçek neferinden biriydi!

23 Nisan 1920’de Burdur milletvekili olarak meclise girdi ve 11 şehir dolaştı. Kurtuluş mücadelesini anlattığı Kastamonu Nasrullah Camii’nde aziz milletimize uhuvvet şuuruyla cesaretle seslendi:

“Ey mü’minler, milletler yalnız topla tüfekle, zahiri ordularla, teyyarelerle yıkılmıyor! Yıkılan, ancak aralarındaki birlik beraberlik bozulan milletlerdir! Zaman birlik beraberlik zamanıdır..!”

Yırtık paltosuyla şiir yarışmasına girdi. Halet-i ruhiyemizi en derinden aktardığı sözleriyle, necip milletimizin yüreklerinde istiklâl ve istikbâl kıvılcımları çaktırdı!!!

 

“KORKMA! Sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak..!”   diyerek; Türk tarihine destansı ve ölümsüz bir marş hediye etmiştir!!?

Âkif, birkaç yıl sonra Türkiye’de yapılan devrimlere ve haksızlıklara karşı çıktı!

Ve Türkiye’den gizli bir el tarafından uzaklaştırıldı! Mısır’da çilesini doldurdu! 1873’te Fatih’te, İslâm diyarının kalbinde dünyaya geldiği halde; bir gün ülkesinde mürteci ve mülteci olacağını aklına getiremezdi..!

“Tehlikeli ve sakıncalı şair” hasta yatağında bile izlendi, hatta hain ilan edildi!

Cenazesine gidilmesi yasaklandı!

Giden bir memur da sürgün edildi! İşte, cumhuriyet bu hâldeyken, Mehmet Âkif hayata gözlerini yumdu. Destansı şiirlerini yazdığı necip milleti ve talebelerinin omuzlarında taşınarak ebedi saadete uğurlandı!!?

Yumuşak başlı isem, kim dedi uysal koyunum..?!

Kesilir belki; fakat çekmeye gelmez boynum!

Adam, aldırma geç git diyemem…

Aldırırım, çiğnerim, çiğnenirim, hakkı tutar kaldırırım!

Zalimin hasmıyım amma severim mazlumu!

İrticanın şu sizin lehçede mânâsı bu mu..?!

MİLLİ ŞAİRİMİZİN MİRASI!

Yıl 1966, Âkif’in Asım’ın nesli hayali ve geride kalan öz oğlunun hazin sonu..?

ÇETİN ALTAN’DAN !!

Milli Şair M.Akif’in oğlunu; Çetin Altan, bakın hatıralarında nasıl anlatıyor. “...1966 sonları, bir öğle sonrası odamdayım. ‘Sizi biri görmek istiyor’ dediler. ‘Buyursun’ dedim. İçeri tıraşı uzamış, üstü başı bakımsız, yaşlıca, çelimsiz bir adam girdi. Hazırolu andıran bir duruş ve hafif bükük bir boyunla; ‘Bendeniz Mehmet Akif’in oğluyum’ dedi. ‘Rahatsız ettim! Sizden ufak bir yardım rica etmeye gelmiştim’ dedi. Gökler tepeme yıkıldı, yer mi yarıldı da, ben mi yerin dibine geçtim bilemedim!!? Cüzdanımı çıkartıp uzattım. O, bükük boynuyla: ‘Siz ne münasip görürseniz’. Sanırım sadece bir 10 yahut 20 lira aldı. ‘Çok, çok teşekkür ederim, rahatsız ettim’ dedi ve çıktı.

Aradan bir ay geçti geçmedi; gazetelerde küçük bir haber ilişti gözüme: Beşiktaş’taki çöp bidonlarından birinde Mehmet Akif’in oğlunun ölüsü bulunmuştu!

İÇİMİZDEKİ GAYRİ TÜRK, GAYRİMÜSLİM, 

DEVŞİRME DÖNMELER!!!

Adı Süleyman, İbrahim vs. olup bugüne kadar ‘dönmeyen’ Abrahamlar, Salomonların emrindeki her dönemin kuklaları, bugün Türkiye’de icraatla ilgili bütün kilit noktalara taarruz halindedir! Akademisyen, doktor, profesör, gazeteci, yazar, sanatçı, sporcu gibi etiketleriyle arz-ı endam edenlerin, pek çok paralel yapıyla bağı yanında efendilerine kölelik yapanların bozuk yaşam tarzlarıyla ve uygulamalarıyla ayrıca toplumu Corona salgını ile de ifsad ettiklerine inanıyoruz!!?

15 Temmuz’un akabinde, haktan görünen paralel yapılar içinde kripto troller ve troliçeler sağdan gözükerek soldan vurmaya, isimleri değişse de bugün de ihanetlerine devam etmektedirler!

2023 Büyük Türkiye’si ve Kızıl Elma hedeflerinde, içimizdeki ihanet şebekelerinin kumpasını bozmak için, “FERMANIMDIR!!!” diyerek safralar atılmalıdır!!? Radikal değişimler için tek yol budur ve elzemdir, kat’idir!

Türkiye’de öz vatanında köle muamelesi görenler iade-i itibar beklemektedirler!!

Orta Asya’dan, güneşin doğduğu topraklardan karanlık batıyı aydınlatmak üzere bu toprakları bize şehit kanlarıyla Türk’ün son kalesi ve vatanı olarak bırakan ecdadımız bu memleketin asıl ve asil sahipleri Oğuz neslinin torunları!

Dünya mazlumlarının umudu, Cumhur İttifakı’nın lideri Sayın Cumhurbaşkanım Recep Tayyip Erdoğan’dan talebi vardır!?!

Türkiye’nin kurtuluş mücadelesinde İstiklal Şairimiz Akif ve onun yolunda yetişmiş milli mücadele ve tam bağımsız Türkiye davasını sürdüren “Asım nesline”  s ahip çıkılmalıdır!

Türkiye’de sahasında “ilayı Kelimetullah” mücadelesi veren bütün Asım neslinin tespit edilerek  aldığı cezalardan! Ve üzerine atılan haksız itiraflardan aklanarak!  Vatan kahramanı unvanıyla” iade-i itibarları yapılmalıdır!

Türkiye’nin üzerindeki kara bulutlar ve beddualar ancak o zaman   kalkacak! Bu zalimliği yapanlar ve siyasetçiler de ahiret nokta-i nazarında ancak böyle aklanabileceklerdir!

Vesselam…

 Not: Hastanelerin ve doktorların elinde dünyaları değiştirilen Anadolu’nun kahraman mücadeleci yiğit insanları, gerçek Nisale-i Nur’un hadimleri Abdulkadir Badıllı ve yetişmemizde çok büyük emeği olan Rüştü Tafralı’yı ölüm yıldönümlerinde rahmetle anıyoruz!!

 

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.