Yukarı Çık
Maskeleri düşürme zamanı!
17 Kasım 2020 Salı 09:43:43
1214 kez okundu.
Prof. Dr. AHMET MARANKİ Gündeme Dair Yazıları ile Her “Salı ve Cuma” Günleri Yeni Akit Gazetesinde Siz Değerli Müdavimlerimiz İle Buluşuyor... BUGÜNÜN KONUSU; Maskeleri düşürme zamanı!

Türkiye’de, şeytan aklının karanlığında ve korona ‘meleği’ kullanılarak yapılan ‘maske-mesafe-hijyen’ dış bağlantılı aşı çalışmaları tüm hızıyla devam ediyor! “Mutasyonda olan bir virüse karşı yapılan aşı çalışmalarının anayasal hakkımız gereği halkımızın güvenliği gözetilerek uygulanması” noktasında, başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere tüm yetkililere bir kez daha  “Yanıldık, hata idi, dememek için hatırlatmayı borç biliyorum!”

Şeytan aklının dünya üzerindeki kumpasının  Türkiye’de uygulanan bu sistemin perdenin arkasındakilerin maskesinin düşürülmesi şarttır! 15 günlük karantinada insanlar ölmüyorsa, hepsi bağışıklık kazanmıştır! Zira son uygulamalar da bunu göstermektedir. Pik seviyeye gelmiş ve ölenler olmuş ama kalan sağları koruma vaktidir!

 Bunların korunması ise “maske, mesafe, hijyen, aşı çalışmaları yanında bağışıklık sistemimizi yok eden gıdaların yeniden düzenlenmesidir!

Milletimiz soruyor corona yalan mı?

Sayın Cumhurbaşkanım ve Sağlık Bakanımız ve yetkililer ve Bilim Kurulu, kamuoyunda binlerce spekülatif haber var, bunlardan ben sizleri burada bir araştırmacı olarak haberdar etmek istiyorum! Bunlar hakkında milletimize doyurucu, açıklayıcı, ikna edici bilgileri vermek şart!

Spekülatif haberlerde diyor ki:

“....Şu ana kadar evde ölen bir koronalı duydunuz mu? Neden ölenlerin hepsi hastanede öldü?! Çin’de yere düşüp ölenlere ne oldu? Neden başka ülkelerde bu ölümler olmadı?! Türkiye’ye gelen fakir, bakımsız, sağlıksız 7 milyon göçmenden koronadan ölen var mı?! İçişleri bakanımız Süleyman Soylu teyid etti. Ölenlerin hepsi Türk!

Bu kadar ölümcül hastalık test yapmadan bulunamıyor..!? Ev ev gezerek koronalı aranıyor! Sonra bir de deniyor ki, testi pozitif çıkanların yüzde 95’i hastalığı hissetmemiş, eşine ve çocuklarına da bulaştırmamış! Yani kendisi pozitif; ailesi negatif. Ailesine virüs bulaştıramayan topluma nasıl bulaştıracak?! Ailesi negatif çıktığı halde, onlara da temaslı denilip eve hapsedildi. Pozitif çıkan bile hastalığını hissetmiyor!!!

AYLARDIR TEST ÇIĞIRTKANLIĞI YAPILIYOR!

Hiç belirti göstermeyen insanlara da pozitif denilip sayı çoğalınca korku artıyor. Korku artınca bedenimiz son derece olumsuz fizyolojik tepkiler veriyor! Yani insanlar, olmayan bir şeyden de kendini hasta edebiliyor..?! Sağlık Bakanı da pozitif çıkanların büyük bölümünün hastalığı hissetmediğini teyid ediyor.

“BULAŞ!!?” RİSKİ!?

Adı bile garip bu yayılım, nasıl tespit ediliyor? İnsandan insana tükürük zerresiyle geçiyor diyelim. Tükürükte tespit edilmiş bilgi ve belgeler servis edilmiyor! Bir de neden tükürükten test yapılmıyor da, domuzlara yapıldığı gibi beynine kadar çubuk sokuluyor?

Eşyada ve/veya havada asılı kaldığı söyleniyor da belgesini, araştırmasını gören var mı? Hangi tekniklerle ve verilerle bu sonuçlara varıldı?

Mevsimsel farklılık yok deniyor, hızı sabit deniyor ama kışa girdiğimiz günlerde artış gösterdiği söyleniyor!? Ya hu, kışın zaten influenza türleri, gribal enfeksiyonlar artmıyor mu?

ADAMIN BİRİ HASTANEYE GİTMİŞ, 

GİDİŞ O GİDİŞ..!?

Her gün benzer ihbarlar alıyoruz! “Hastamız sapasağlam gitti; ölüsü geldi..!?” diyorlar. Neden?! Çünkü bu hastalar 20 kadar hap içiyor. Zaten % 98’i hasta, sınırda yaşayan toplum Overdose’a mı uğruyor acaba..?! Ölenler kalp krizinden! Tedavi olup kurtuldum diyenler de evde kalp krizi mi geçiriyor, araştırıldı mı?!

Tabii ki kamuoyunda sorulan bu gibi sorular bir türlü bitmiyor!

 Sanırım Sayın Bakanımız ve Bilim Kurulunun ve yetkililerinin açıklayıcı beyanlar milletimizi ikna edecektir!!?

ÇÖZÜM SUNUYORUZ!!!

Biz konuya hekim olmadığımız için farklı noktadan bakarak bu milletin bağışıklığını düşüren sebepleri ortadan kaldırırsak ülkede hastalık diye bir şey kalmayacak! Artık şehir hastanelerine de ihtiyaç olmayacak! Milyarlarca Dolarımız bu ülkede kalacaktır..! Doğacak çocuklarımız da sağlıklı doğacaktır diye düşünenlerdeniz!!?

Bundan bulanık sular durulduktan sonra, Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dediği gibi araştırma üniversiteleri kurulmalıdır! Ülkemizin zengin gastronomi-gıda ve yemek kültürü, bakanlıklardaki gıdalarla ilgili düzenlemeler, kontrol genel müdürlüklerinde verilen gıda ruhsatlarına azami dikkat edilmelidir! Katkı maddeleri, emülgatörler, çin tuzu, mısır şurubu gibi sağılığımızı direkt ilgilendiren en kritik bilgi ve yöntemler, halkın sağlığı referans alınarak, bugüne kadarki aksaklıklar giderilip yeniden düzenlenmesiyle yeniden diriliş sağlanmalıdır!

GIDAYI KONTROL EDEN KÜRESEL AKIL, 

İNSANLIĞI DA KONTROL EDİYOR!

Son zamanlarda hızla çıkarılan pek çok yasa var, bir şeylerde geç kalınmıştır!

Acaba bu yasalar ülkemizin, insanımızın selâmeti için mi olmalıdır? Yoksa birilerinin dayatmasıyla ve menfaatleri için mi çıkarılmalıdır.

Başta mısır şurubu olmak üzere halkın sağlığını hiçe sayan gıda yasaları neden çıkarılmıştır? Kimin menfaati, nedir o? 

Avrupa ve Amerika, mısır şurubunu % 5’lere ve 2’lere indirip, kademeli olarak sıfırladıkları hâlde; Türkiye’de % 2’yle gelip 20’lere kadar neden çıkarılmıştır??! Sayın Cumhurbaşkanının gayretiyle % 5’lere indirildiyse de hâlâ “kontrollü zehirleme” devam ettirilmesinin önü fermanımdır diyerek gereği yapılmalıdır!

20 YILDIR HER DEDİĞİMİZ ÇIKTI, 

BİZE KULAK VERİN!  

Yıllardır batı çaldı, biz oynadık! Türkiye’de anlı şanlı ünvanlı profesörler, gazeteciler, bilim adamları, uzmanlar, stratejistler; efendilerinin çıkarlarına ve patronlarının ihalelerine göre yazılar yazıp muhalefet etti!!? Milletine devletine sahip çıkanlar için de “Bunlar komplo teorisi, fenomen bunlar…” diyerek her zamanki gibi nifak tohumu ekenleri Allah’a havale ediyor ve doğru bildiklerimizi nasibi olanlarla paylaşmaya devam ediyoruz, vesselâm!

WhatsApp İhbar Hattı: 530 200 00 96

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.