Yukarı Çık
Şehir hastanelerine nasıl gidilir..?!
13 Ekim 2020 Salı 11:21:46
142 kez okundu.
Prof. Dr. AHMET MARANKİ Gündeme Dair Yazıları ile Her “Salı ve Cuma” Günleri Yeni Akit Gazetesinde Siz Değerli Müdavimlerimiz İle Buluşuyor... BUGÜNÜN KONUSU; Şehir hastanelerine nasıl gidilir..?!

Bugünkü şeytan aklının ürettiği corona salgın telâşı ve önlenemeyen kronik hastalıkların gündem yapılmadığı dört yıl önce, devlet istatistik enstitüsünün raporlarıyla ve dönemin Sağlık Bakanının sözüyle sabit ki;  Türk milletinin % 98’i hasta!!!  Yani aklımızı başımıza getirmek için  “sevdiği kullarına verdiği hastalıklardan kurtulması için”!

Şifa niyetine ilâç kullanıyor!

Sağlık harcamalarımız, muayene hizmetleri, ilâç ve avadanlık bazında 150 milyar dolar, sağlık turizmi adıyla yapılan operasyon kurulan yeni salgın ve şehir hastaneleri derken bütçemizin büyük bir kısmı ve insanlık için yapılacak yatırımlar yerine  “neden hastalandığı herkes tarafından belli olan”  bu vahşi kapitalizmin kasasına ödenen paralar trilyon dolara yaklaşıyor!!!

İddia ediyorum; Korona’nın 15 günde pozitifini negatife döndürecek besin destek ürünleri başta yavşan-Pelin otu-veronika tarafımızdan inovatif olarak üretilmiştir!

Nasibi olanlar kullanarak kalan ömürlerini mutlu huzurlu sağlıklı yaşamaktadırlar!!?

Peki, ülkemiz bu kadar zengin mi?! 

Bunu, en dolaylısından soruyorum. Yoksa işin özü,  ‘gereksiz ve tedbirsizlikten’ kaynaklanan sağlıksızlığa bir kuruş bile harcanmamalı! İnsanlar kalan ömrünü hastane kapılarında, ilaç torbaları elinde, meyhane ve deli hanelerde umut dilenerek geçirmemeli!  

Çareler belli iken neden hâlâ havanda su dövmek de  “aşı çalışması”  dışında hiçbir tedbir alınamamaktadır!

Sanki insanların hastalandırılıp kimyasal ilaç ve şehir hastanelerine gönderilerek bazı gizli güçlerce içimizdeki yerli işbirlikçileri ile beraber desteklenmekte midir!!?

DEVLETE VE MİLLETE HİZMET 

ETMEK İÇİN ÜLKEMİZDEYİZ!

Çift ana dal ve doktoramla, Birleşmiş Milletler adına yurtdışında 15 yıl teknokratlık yaptım. Bitirdiğim stratejik görevlerden sonra Birleşmiş Milletler FAO Gıda ve Tarım Örgütünden yeni teklif aldım. Ancak o dönemde Türk insanının bedenen ve ruhen uçuruma itildiğini gördüm!

Şeyh Şamil’in şecereli torunu ve igleroterapist yüksek hemşire eşimle birlikte, Anadolu’nun dirilişine öncülük etmek için vatanımıza dönmeye ve bu necip milleti eski mutlu huzurlu günlerine kavuşturmak için 15 yıllık tecrübemizle ve bilimsel metodlarımızla yol göstermeye karar verdik!

“Sizin en hayırlınız insanlara faydalı olanınızdır”  noktasında milletimize hizmete devam ediyoruz!!?

GÖLGELERİN ARDINI GÖRMEK LÂZIM!

Eşimle aynı kaderde, hep burslarla okuyup bugünlere geldik. Bize yol gösterip elimizden tutan sayısız iş adamı, bürokrat, ilim ve fikir adamları gibi biz de bu düsturu devam ettirme adına binlerce gencimize destek olduk. Çok şükür ki vekilinden bakanına, diplomatından ataşesine, doktorundan eğitimcisine kadar pek sahada 3000 master ve doktora talebesi yetiştirdik! Azerbaycan’daki birleşmiş milletlerdeki UNDP-UNV görev yıllarımda “ yılın bilim adamı seçildiğim ” Azerbaycan’da kurduğumuz üç üniversiteyle, yetiştirdiğimiz yüzlerce talebeyle attığımız tohumlar, bugün Kafkaslar’dan Avrupa’ya, Türkiye’den Kuzey Afrika’ya kadar onlarca ülkede bölge insanlarına ışık olup, bizlere de büyük huzur verdi!

Ata tohumları bağımsızlığın işaretidir!!

Dünyadaki yapay gündemleri aşınca görülüyor ki, Şeytan’a hizmet edenlerin hedefinde tahılı ve tohumu değiştirmek vardır! Bu nedenle maddi manevi bütün hastalıklarımızın ana sebeplerinden yanlış beslenme ve bozuk gıdalara tedbiren defalarca  “Ata tohumları bağımsızlığımız ilanıdır!”  dedik! Birileri konuşur; biz konuşup-yaşayıp-üreterek, Türkiye’de ve dünyada genetiği-aslı değişmeyen 11 tahıldan biri olan DNA’sı 14 olan Siyez buğdayını da yıllar önce Amerika Nuh Tatları Prezidyumunda tescilleyip ülkemize kazandırmanın, onun, bulgurunu ve ekmeğini yaparak insanların hizmetine sunmanın, kayı, kıyı-çay salatalık ve domatesinin de aslanın beş yıl içinde tohumlarını elde ederek insanlığa paylaşmanın gururunu yaşıyoruz!

ŞEHİR HASTANELERİNE DÜŞMEK Mİ, 

SAĞLIKLI VE DİMDİK YAŞAMAK MI?!

Toplumumuzdaki duyarlı insanların sözleri ve fiili duaları yetkililere ulaşmalı ki aydınlık için bir ümidimiz olsun! Manevi âlemden bir bilgimi paylaşmak istiyorum. 20 yılda ürettiğimiz 755 inovatif ürün ve sağlıklı yaşam metodlarına ek en son,  “ata tohumları ıslah çalışmalarımız”  Allah’ın emri bil marufu gibi kıymettardır!!! Çünkü Allah’ın bize farz kıldığı  “sağlığı koruma  “üzerine çalışmalardır!

Asrımızın cihadından birisi budur!! 

Elinde Amerikan sigarasıyla, bizleri hastalandıran sağlıksız gıdalardan, bizim dışımızda üretilen ve bize tükettirilen kimyasal ilaçlardan tüketerek yabancı sermayeye uşaklığa bir son verilmelidir!!!

Rabbim sen bizleri gafillerden eyleme âmin!?!

“Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama kavrayamazlar; gözleri vardır ama göremezler; kulakları vardır ama işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.”  (A’râf 179) 

WhatsApp: 530 200 00 96

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.