Yukarı Çık
Cahil halk’ın ferasetine güveniyorum!!!
15 Eylül 2020 Salı 09:37:31
582 kez okundu.
Prof. Dr. AHMET MARANKİ Gündeme Dair Yazıları ile Her “Salı ve Cuma” Günleri Yeni Akit Gazetesinde Siz Değerli Müdavimlerimiz İle Buluşuyor... BUGÜNÜN KONUSU; Cahil halk’ın ferasetine güveniyorum!!!

“Daha çok ‘okumamış-cahil’?

kesimin ferasetine güveniyorum bu ülkede! Yani ülkeyi ayakta tutanlar ilkokul dahi okumamışlardır! Onlar bu yanlışların hiçbirini yapmazlardı! O beyannamenin neresinden tutalım? Jön Türklerde olduğu gibi bugün de profesöründen başlayarak Türkiye’nin okumuş kesimi, toplumu ateşe sürüklüyor! En tehlikelisi üniversite mensupları, sonra lise ve ilkokul mezunları, en güvenlikli onlar..! Zihinleri berrak olduğundan, olayları en rahat okuyanlar ilkokul mezunlarıdır! Orta-lise okudukça daha iyidir ama üniversite ve sonrası durum çok vahim! Çünkü gidişatı iyi okuyamıyorlar, zihinleri bulanık!

Sultan Hamid, mülkiye olmak üzere ‘Sultaniye’leri kurdu. Yani medreseler cüzi olmak üzere laik eğitimi bütün ülkeye yaydı ve Osmanlı aydınlanmasını sağladı. Fakat Osmanlı’yı devirenler de o, aydınlanmanın mezunlarıdır!! Yani okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor! Okumuşlardan korkuyorum!!

Trafikte en tehlikeli tipler üniversite mezunlarıdır! Okumamışlar, bir kural kondu mu uyarlar ve sürekli tehdit oluşturmazlar.

Hayallerimize ulaşmamız için gayretimiz yeterli değil. Bu bir eşik ve meyvelerini çocuklarımız görür belki.”  Prof. Dr. Bülent ARI

NEREDEN NEREYE..?!

  Pekçok şair ve düşünür; okumuş-diplomalı insanlar için “kitap yüklü merkep!, diplomalı cahiller..vs gibi sözler üç üniversite, iki doktora yapmış.. vs yani kısaca okumuş bir insan olarak hep garibime gitmiştir!!?

Büyüklerimiz derdi ki;  “Oğlum bizim gibi çoban olma, köylü kalma, çiftçi olma; oku adam ol, hatta çok daha oku çok daha büyük adam ol!!!”

Öyle bir zamana geldik ki okumak da dip yaptı! Hakikaten, üç üniversite, yüksekokul, mastır, doktora yapmış ve halen de bu yaşımızda 6 kategoride 54 ulusal ve uluslararası tebliğ ve makalesi olan biri olarak söylüyorum! 21. Kitabımın da derleme aşamasındayken, Türkiye’de 1 milyon baskılı ve belki de Nutuk’tan sonra sahasında en çok satan kitapların müellifi olarak söylüyorum bunu!

Türkiye’deki 1 milyon akademisyenin uluslararası alanda bir tane eserinin olmaması, kelin başına bir merhem veya bir ağrı kesici üretmemesi, Türkiye ‘8’ barkodlu milli yerli hiçbir keşif ve icat yapılmaması ve pek çok milletin devletin aleyhine bildiriye imza atmaları, insanlığa faydalı hiçbir işe imza atmamaları sebebiyle, 9 yıldır Phd unvanım hariç hiçbir akademik unvan kullanıyorum!

BİLİRKİŞİ TUZAĞI!!!

Türkiye’de bu ülkenin zararına olan, hava su toprağını bozan, florasını faunasını katleden, habitatına en büyük zararı veren olayların arkasında hep bir bilirkişi raporlu bir akademisyen imzası, profesörlerden oluşan bir bilim kurulu kararı olduğunu da görüyorum!!!

900’ü domuz ve şüpheli olmak üzere 1500 katkı maddesi emülgatörlerin ithâl edilmesi, hıyar bile 6 ayda yetişirken 28 günde kanatlı yetiştirilmesi, bağışıklığı düşüren bütün zararlı kimyasallara rapor verenlerin arkasında hep akademisyenler, yerli işbirlikçisi bürokratlar, devşirme dönme sapı bizden baltaların efendilerine kölelik yapanların imzalarını gördükten sonra Bu ülkede rektörlük yapan Prof. Bülent Arı hocama hak vermemek mümkün değil!!?

Bu ülkenin mavi yakalıları -Çalışanları! üretenleri! köylüsü.. Vs olmasa yiyecek bir şey bulamayacak, çalışan insan kalmadığından birbirimizi yiyeceğiz..!

Maalesef dünyamızı ve Ülkemizi karartanların başında Beyaz yakalılar insanı katleden toplumu ifsad eden bu kararlara karşı çıkmayı bırakın haksızlık karşısında susarak imza atıyor!!

Sekülerist-kanıta dayalı bilimcilerin tahakkümü:

“Zencefil öksürüğe iyi gelir.”

“Kanıtınız var mı?”

“Kombu çay şifadır.”

“Kanıtınız var mı?”

“Allah Resulü, Hazreti Ali’ye ‘şifa için yemek öncesi sonrası tuz ye’ demiştir!”

“Kanıtınız var mı?”

Diyerek Allah ve Resul’ünün sözlerini ve hükümlerini cezalandırmak en büyük haksızlıktır!!?

Bugün bilim ve bilim kurulları, bilirkişi kararlarıyla Türkiye cumhuriyeti kanunları öne sürülerek “ Türk milleti adına ” verilen kararlarda Cezalandırılmıştır!

Bu kanunlar ve bu bilim anlayışı kaldığı sürede cezalandırmaya devam edecektir!!?

Bu Cezalar bizler için ahrette birer kurtuluş vesikası olacaktır! 

 “Allah var mı, yok mu?”

“Var.”

“Hadi nerede göster! Kanıtla. vs!.

Diyenkanunların halen bütün gücüyle tahrifatları devam ediyor!

Sekülerist-Allahsız-kitapsız bugünkü kanıta dayalı bilim dışında hiçbir gerçeği kabullenmeyen bu bilimi Allah’ın bilim sıfatına dönmeye ve yetkilileri de bu haksızlık karşısında susmamaya vazifelerini yapmaya ve gafillerden olmamaya davet ediyorum!?!“Andolsun biz, cinlerden ve insanlardan birçoğunu cehennem için yarattık. Bunların kalpleri vardır ama kavrayamazlar; gözleri vardır ama göremezler; kulakları vardır ama işitemezler. Onlar hayvanlar gibidir, hatta daha da şaşkındırlar. İşte asıl gafiller onlardır.”  A’râf 179

WhatsApp İhbar Hattı

530 200 00 96

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.