Yukarı Çık
Çocuklarımızı Hâlâ Kola, Gazoz ve Fast food Gıdalardan Uzaklaştıramadık!!!
14 Aralık 2018 Cuma 10:32:00
831 kez okundu.

Çocuklarımızı Hâlâ Kola, Gazoz ve Fast food Gıdalardan Uzaklaştıramadık 

Zararlı katkı maddeli yiyecek ve içeceklerden çocuklarımızı koruyalım diye yazı üstüne yazı yazıp feryad ederken, çoğunluk ana babalar eski tas eski hamam aynı uygulamaya devam ediyorlar. 

Bu yazılarımızda fast food türü gıdaların yüksek ısıda pişirme tekniği ile pişirildiği için yağların içeriğinde kimyasal değişikliğe yol açtığını, akrilamid ve trans yağların oluştuğunu ve bu durumun, başta kalp ve damar rahatsızlıkları ve kanser olmak üzere birçok hastalığa ve obeziteye sebep olduğunu anlatmaya çalıştık. Yine bu gıda maddelerinde kullanılan çeşitli katkı maddelerinin aynı şekilde pek çok rahatsızlıkları tetiklediğini vurgulamaya çalıştık.Bu sebeple bilhassa çocuklarımızı bu tür gıdalardan, fast food lokantalarından, kolalı, gazlı içeceklerden uzak tutulması gerektiği üzerinde durduk. 

Daha çok hazır yiyecek satışı yapılan kantin ve büfelerde uygulanan yüksek ısıda pişirme tekniği, doğal yağların içeriğinde kimyasal değişiklikler oluşturur. Bu besinler başta kalp ve damar hastalıkları olmak üzere çeşitli sağlık sorunlarına davetiye çıkarır. Bu nedenle uzmanlar “fast-food” olarak adlandırılan beslenme alışkanlığının gençler arasında yaygınlaştığını ve kalp krizi geçirme yaşının da giderek düştüğünü vurguluyor. Kalp krizinin 40 yaşın üzerinde yaygın görüldüğü ifade edilse de, son yıllarda Türkiye genelindeki istatistikler gözden geçirildiğinde kalp krizinin 12’li yaşlara kadar indiği görülür. Son yıllarda 12, 15, 17 yaşlarındaki çocuklarımızın ani kalp krizi sonucunda vefat haberleri konunun ne ölçüde önemli olduğunun göstergesidir. 

Fast food tarzı beslenme obeziteye zemin hazırlamakta, bu da diabet ve hipertansiyon gibi hastalıklara yakalanma riskini artırmaktadır. Fast food türü yiyeceklerin posa içeriğinin düşük olduğu bilinmektedir. "Bu tür yiyeceklerin hazırlanmasında renklendiriciler, aroma artırıcı maddeler, tatlandırıcılar, antibakteriyel maddeler gibi birçok katkı maddesi yoğun olarak kullanılmaktadır. Bu maddelerin uygunsuz kullanımı ve çocuklar tarafından sık tüketimleri de kanser riskini artırmaktadır. Bu gıdaların satıldığı yerlerde çocukları cezbedici aktiviteler de kaldırılmalıdır. Kantinlerde satılan yiyecekler çok sık denetlenmelidir". 

Gerçekleri yansıtmayan aşırı abartılı reklâmların yönlendirmesi, bilinçsiz beslenme alışkanlıkları, yeni şeylere karşı hayranlık ve kamu kurumlarının halkı doğru bilgilendirmede gösterdiği acziyet, ister fakir ister zengin muhitlerde olsun, kola ve boyalı/boyasız, gazlı/gazsız içeceklere aşırı bir düşkünlüğün oluşmasına sebep olmuştur. Kola ve renkli/renksiz gazozlar artık çoğu ailelerin olmazsa olmaz içeceği haline gelmiştir. Sofraya oturulunca bardaklara su yerine kola, gazoz türü içecekler dolduruluyor. Aileler bu tür alışkanlıklarından vazgeçme kararlılığını göstererek çocuklarının ve böylece de ülkenin geleceğinin çürütülmesini önlemelidirler. 

Peki, bu gelişigüzel ve bilinçsiz alışkanlıklarımızın sağlığımıza ve dinî hayatımıza zarar verebileceğini neden düşünmüyoruz? 

Çocuğunuza verebileceğiniz en büyük zarar, onu devamlı bir kola ve gazoz içicisi, kola ve gazoz bağımlısı, fest food tüketicisi yapmanızdır. Bu kötü alışkanlıktan onu korumanızın en sağlam yolu ise evinize kola ve gazlı içecekler sokmamaktır. Renkli içecekler, her gün alınan, yemek masasının devamlı içeceği olmamalıdır. Bazılarının yaptığı gibi, buz gibi kolayı kafaya diktikten sonra çocuğuna “aman yavrum sen içme” diyenlerden de olmamalısınız. Unutmayın, evde çocuk varsa sofranızda devamlı bulunması gereken tek içecek; su ve süt olmalıdır. 

Okul kantinlerdeki tehlikeleri adeta feryad eden yazılarımızla ilgililere duyurmaya çalıştık. Anne babalarımızın, çocuklarını seviyorlarsa, yine eskisi gibi beslenme çantalarını devreye sokmalarını önerdik. Okul çağı beslenmesinde önemli olan, çocuklar için besin çeşitliliğinin sağlanması, sağlıklı vücut ağırlığının korunması, yağ ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, doğru beslenme alışkanlıklarının ve bilincinin kazandırılmasına dikkat edilmesidir. Çalışan anneler de, ev hanımı anneler de çocuklarının beslenme çantasında yiyecek çeşitliliğini sağlamalıdırlar. Annenin ilgisi ve bilinç düzeyi çok önemlidir. Çocuklarını mümkün mertebe kantinlerin cazibesinden uzak tutmak için beslenme çantasındaki çeşitliliğe önem vermelidirler. 

Öğle yemeği için, sos, ketçap, mayonez gibi ürünlerden arındırılmış, kepekli, çavdarlı ekmekle hazırlanmış sandviç alternatifleri. Sandviçlerde salam, sucuk ve sosis yerine söğüş tavuk, köfte ve beyaz peynir tercih edilmeli ve ayrıca yanında salatalık olmalıdır. 

İster çalışan anne olun, ister ev hanımı anne olun, göz bebeğiniz olan çocuklarınızın istikbalini düşünüyor ve sağlıklı olmalarını istiyorsanız, onlarla okul hayatlarında da yakından ilgilenmelisiniz. Beslenme çantalarını hazırlamaktan asla üşenmemelisiniz. Öncelikle bilerek veya bilmeyerek yapmaya devam ettiğimiz ve bize dayatılmış “Sağlıksız Yaşam Tarzı”nın bir uzantısı olan “Sağlıksız Beslenme” alışkanlıklarımızı evlerimizde ve okullarımızda artık terk etmeliyiz. 

Zararlı, tehlikeli ve dinen mahzurlu olabilen çeşitli kimyasal katkı maddeli hazır gıdalar yerine, evlerimiz ve okul kantinlerimiz yeni bir gıda diyet formatına döndürülmelidir. Yaş meyve ve bunların taze sıkılmış meyve sularından, yurdumuzda bol miktarda yetişen ceviz, fındık, fıstık gibi kuru yemişlerden, süt, ayran, peynir, zeytin, kepekli, yulaflı unlardan yapılmış ekmeklerden oluşan bir diyet formatının çocuklarımızın “Sağlıklı Beslenme”sine uygun bir format olduğunu düşünüyoruz. 

Unutmayalım ki bu konuda hepimiz mesulüz. Peygamberimiz(sav) efendimizin hadisi gözlerimizin önünden bir an dahi gitmemelidir (Hepiniz, bir sürünün çobanı gibisiniz. Çoban sürüsünü koruduğu gibi, siz de evinizde ve emriniz altında olanları Cehennemden korumalısınız! Onlara müslümanlığı öğretmezseniz, mesul olursunuz) [Müslim] 

Bu ürünlerin üretimlerinde kullanılan proses, katkı maddeleri ve yağlar ise hem sağlık ve hem dini açıdan problem oluşturabilmektedirler. Ayrıca denetimden geçmiş olsa bile, bu tür ürünlerin sıkça ve fazla tüketilmesi iştahı kapattığı için , çocuğun beslenmesini ve dolayısıyla sağlığını da kötü yönde etkiler. 

KAYNAK: www.gidaraporu.com

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.