Yukarı Çık
Eskimez tıpta teşhis ve şifa
26 Haziran 2018 Salı 13:55:57
591 kez okundu.
Stratejik Araştırmalar Uzmanı Ahmet MARANKİ hocanın kaleme aldığı "ŞİFALI BİTKİLER" kitabından eskimez kadim bilgiler...

Eskimez tıpta teşhis ve şifa
MİZAÇ
Mizaç, bir insanın huyunu, fıtratını, tabiatını, bünyesini gösteren bir niteliktir. Sıcaklık (hararet), soğukluk (bürudet), nemlilik (rutubet), kuruluk (yubuset) gibi zıt niteliklerin birbirleriyle kaynaşmasından meydana gelir.

NABIZ
Nabız, kalbin bir dakika içinde kaç kere kasıldığını, yani kalbin hızını yansıtır . Ruhun kaplarının bir hareketidir . Nabzın her atışı kasılma ve gevşeme olarak iki hareketten oluşmuştur . Kalp her kasılmasıyla bir miktar kanı atardamarlar içine fırlatır ve damarların esneyebilme özel
liğinden dolayı atardamarlarda buna bağlı bir genişleme olur ve ardından eski durumuna dönmek ister . Bu genişleme, damarların yüzeysel seyrettiği el bileği, dirsek içi, kasık, şakak, ayak bileği gibi yerlerde nabız dalgası olarak hissedilir . Nabızlar, durumlarına göre on türde incelenebilir:
(1) Nabzın; uzun nabız, kısa nabız, normal nabız, enli nabız, dar nabız, dar ile enli arasında olan nabız, yüksek nabız, alçak nabız, yüksek nabız ile alçak nabız arasındaki nabız olmak üzere dokuz türlü kasılma çeşitlerini bilmemiz gerekir .
(2) Nabza bakanın parmaklarında hissedilmesine göre nabız atışları; kuvvetli, zayıf ve mutedil nabız . (Mutedil nabız, ikisi arasındaki normal duruma denir .)
(3) Hareketin zamanına göre nabız atışları; çabuk, geç ve mutedil nabız .
(4) Damarların kıvamının niteliğine göre nabız atışları; sert, yumuşak ve mutedil nabız .
(5) Nabzın sükûnet zamanına göre atışları; kısa, uzun ve mutedil nabız .
(6) Damarların boşluğu ve doluluğuna göre nabız atışları; dolu, boş ve mutedil nabız .
(7) Dokunmakla damarın hacmini tespit üç şekilde olur: kanın sıcaklığına, soğukluğuna ve mutedil durumuna .
(8) Nabız hareketinin derecesinin tayini; nabzın hareketsizlik zamanı, hareketin zamanına eşit olduğunda nabzın ölçüsü doğru olur .
(9) Nabzın denkliliği ve farklılığına göre nabız.
(10) Nabız hareketini belli bir oranda koruyup, o şekilde devam etmesi . Bu nabız türlerine bakılarak, hastaya teşhis konulabilir .

İDRAR
 Böbrek tarafından süzülen kandaki kirli maddelerden oluşan sıvıya ‘idrar’ denir . Sindirim kanalının yanı sıra önemli bir boşaltım yolu da idrar kanalıdır . İdrarın, sarı, kızıl, yeşil, kara ve beyaz gibi beş rengi bulunur . Bunların her biri organizmanın faaliyetlerine göre değişir . Hekimler idrarın rengine bakmaya önem verirler . Her renk vücuttaki bir hastalık ya da sağlığın belirtisidir . İdrarda şeker ya da protein bulgusuna rastlandığında durum, böbrek ya da diyabet teşhisiyle sonuçlanır . İdrarın kıvamı üç şekilde olur . İnce, yoğun ve ikisi arasındaki normal durum olan, mutedil durum . İnce idrar; böbrek zayıflığına, sevdaya, çok su içmeye zarlı maddenin idrar yolunda harcandığına işaret gösterir . İdrar yoğunluğu; insan vücudunda varlığı kabul edilen kan, balgam, safra ve sevda gibi dört unsurun ismi olan ‘ahlat’ın çokluğuna delalet eder . İdrarın kokusu ise dört şekilde olur . Kokusu az olan idrar mizaç soğukluğuna ve vücut ısısının zayıflığına delalet eder . Ekşi kokulu idrar, vücut ısısının etkisiyle değişir, hoş kokulu idrar, kan fazlalığının işaretidir . Pis kokulu idrar ise, idrar yollarında taş olduğunu belirtir . İdrar tortusu, sudan seçilebilen, önce idrarın üstündeyken dibe çökebilen yoğun bir cevherdir .

UYKU
Uyku, kendimizi iyi hissetmemiz için gerekli ve hayati olan bir şeydir. Sırrı tam çözülemeyen uyku; bedenin dışını soğutur, içini ısıtır, yemeği hazmettirir. Uykusuzluk ise bunun tam tersidir.

HAFIZA
Hafıza, kuruntuyla varlığı hayal edilen şeylerin, beyinde tutulması 
ve saklanmasıdır . Bu kuvvetin yeri beynin arkasındaki bölümdür.

RUH
Ruhlar, ahlatın gözle görülmeyen cisimleridir. Bizleri yaşatan bir ener ji kaynağıdır . Kendi arasında üçe ayrılır . Tabii ruh; karaciğerde bulunur, vücudumuzdaki hareketsiz damarlar içinde gezer . Hayvani ruh; kalpte bulunur, vücudumuzdaki hareketli damarların içinde gezer. Nefsanî ruh ise, beyinde yerleşmiştir, vücudumuzdaki sinirler içinde dolaşır.

Kaynak: Ahmet&Elmas MARANKİ ŞİFALI BİTKİLER KİTABI(syf. 49,50,51)

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.