Yukarı Çık
ATA TOPRAKLARINDAYIZ.ÖZBEKİSTAN-BUHARA... B.ŞAH-I NAKŞİBENDİ...
13 Nisan 2018 Cuma 11:27:47
134 kez okundu.
Stratejik Araştırmalar Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Maranki "Her Salı ve Cuma" Günleri Yeni Akit Gazetesine Yazdığı Köşe Yazılarını Kozmik Müdavimlerimiz için Paylaşıyoruz.

Atalarımızın izlerinde Orta Asya’dan Doğuya doğru büyük Asya’ya seferimizi devam ediyor!

Semerkant’ta imamı Buhari, imamı Mâturidî, astronomi bilmesinin en yüksek mecrasına ulaşılan Ulubey ve medreseleri ve diğer medrese han hamam kervansaray ve mescidlerin muhteşemliği yanında; Türk Hakan’ı olarak TİMUR’un Semerkant ve bölgeye vurduğu mühürü gördükten sonra hızlı trenle!..

Özbekistan’da hızlı 

tren seferberliği

Evet yanlış duymadınız hızlı trenle bir buçuk saat içinde 400 kilometrelik yolu gelerek Buhara’ya ulaştık!

Atalarımız bu yolları atlarla sefer etmiş böyle bir eserler bırakmışlardı ki şimdi de Japonlar hızlı tren ile buraya mühürünü vurmuşlar. 

Buhara ilmin merkezi medreseler!!

Bütün Orta Asya’yı geçseniz herhalde Buhara kadar medrese ve külliyesini bir arada görmeniz mümkün değil!

Hakikaten onlarca meydan dümdüz bir arazi! Yüze yakın lebi derya dedikleri göletler, havuzlar, yer altından çıkan şifalı sular ki; bir tanesini ölçtük sekiz ph çıktı!!!

Şifahane pH 8:30 çıktı!

Şifahane olarak kullanılmış zamanında, tabii ki şimdi müze halinde onlar dahi kıymetimizi anladılar yaptığımız ölçüm ve çekim sonrasında bize müze müdürü bir ödül takttm etti. Türkiyede’de sağlık bakanlığı durmadan ceza yazıyor!!!

Hamamlar hanlar kervansaraylar ve medreseler ve camiler hepsi aslında son 10 yılda Özbekistan’da büyük abadlaştırma ve imar hareketleri. Dünya Bankası, UNESCO ve İslam Bankası’nın yardıma ve Türkiye’nin de başta Tika ve belediyeler ve kardeş şehir projeleriyle büyük destekleriyle faaliyetler hızlanmış ve bugün Buhara her geçen yıl tamamlanan yolları ve sahip çıkılan tarihi eserleri ile turizmin bölgedeki en öncü bir merkezi olmuş durumda. Bu işi yapanlardan, sebep olanlardan Allah razı olsun!

Ruslar hakikaten çok büyük binalar, yollar en azından bir doğalgazı ve altyapıyı sade olarak da olsa kurmuşlar. Şimdi bunun üzerine taş koyanlardan Allah razı olsun derken acı bir gerçeği ortaya koymak istiyorum!!!

30’a yakın meydan bir meydanda Ömer Hayyam bölgesinde konakladığımız alandaki Ulubey medresesi ve daha pek çok medrese bunların sayısı yüze yakın hiçbiri medrese de camii ... noktasında faaliyet göstermiyor!

Türkiye Cumhuriyeti’nin 1930-45 yıllarını hatırlatır gibi ya hâlâ müze ve incik boncuk satılan yerler ya da restoran olarak ya da otel olarak faaliyet göstermesi için devlet tarafından teşvik ediliyor  ve  hiçbirinde namaz kılınmıyor!

Bu mescidlerin içinde Amerika’nın coco colası, İngilizin çikolatası, Almanın sigarası, Özbek Türklerini şimdiden yok etmeye başlamış bile hem de medreselerin mescidlerin camilerin içinde satışları yapılıp sağlıklar yok edilerek demokrasiye doğru geçiş yapıyorlar? 

Önerilerimiz ve temennilerimiz!

Türkiye Cumhuriyeti devleti ve Tika başta olmak üzere pek çok uluslararası kuruş buralara yardım yapıyor bir Türkiye’deki yardımlar için belediyeler kardeş projelerinde yöneticilere telkin edilecek tek şey:

1-Yapılacak abadlaştırma da ezanın serbestçe her cami ve mescidde okunmasını,

2-Tamir edilen camilerde mutlaka namaz kılınmasında müsaade edilmesi sağlanmalı ve ön şart olarak kayda alınmalıdır.

3-Onarılan medreselerin içkili restoran olarak kullanılmalarının önüne geçilmeli, hizmet yapmak isteyen kuruluşlara ehlisünnet noktasında kalmak kaydıyla müsaade edilmelidir. Arap medresesinde yıllardır tedris devam ettiği gibi... Kervansaraylar otel olarak kullanılabilir ve yeterlidir de!!

Sayın Cumhurbaşkanımızın Recep 

Tayyip Erdoğan’a duyurulur!!!

Cumhurbaşkanımızın Özbekistan ziyareti için burada pek çok hazırlıklar yapıldığını görmekteyiz!

Yollar asfaltlamakta, büyük şehirlerin gönderdiği yardımlardaki çiçekler dikilmekte, ağaçlar sulanmaktadır!

Ama bütün Türk dünyasında acı bir gerçek vardır buna ne bölgeye gelen cumhurbaşkanları ne başbakanlar ne milletvekili ne de burada 3-4 yıl Sırçaköşklerde yaşayan büyükelçiler göremezler. O da şudur ki: azatlıktan yani demokrasiye geçişte 25 yıllık bir süre geçmesine rağmen hiçbir Türk ülkesinde ana caddeler dışında halka yönelik ne bir altyapı ne bir abadlaştırma ne bir kanalizasyon ne hayat şeraitinde düzelme ne de maaşlarında iyileştirme yapılmamıştır hâlâ bu ülkelerde doktorların mühendislerin maaşı 200-400 $ arasında diğerleri de 50 ile 100 $ arasında halbuki bu ülkede normal bir yaşam, pahalılık noktasında Türkiye’yle hemen hemen aynı seviyededir.

Bu uçurum toplumda büyük bir yozlaşmaya, ahlaki kültürel yıkıma ve çürümeye sebep olmaktadır!

Özbekistan da bunlardan birisi olarak karşımızda durmaktadır heyetimizle birlikte bunların bir kere daha şahit olduk ve çok üzüldük!

Bahuiddin Nakşibendi Buhari!

Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye’yi çok seven halk en azından Özbekistan’da ezan sesinin duyulmasına ve camilerde namaz kılınmasının müsaade edilmesini ve medreselerin asli görevine dönmesini sağlayacak bir isteği talep ederse sayın Özbekistan Cumhurbaşkanı ve yetkililerin buna sıcak bakacağı kanaatindeyiz!

Bahuiddin Nakşibendi hazretlerinin; annesinin, kendisinin ve hocalarının kabirlerini ziyaret ederken ki insan selindeki ve görevlerdeki telaş cumhurbaşkanını karşılama telaşı olduğunu öğrendik halk Türkiye’de olduğu gibi Özbekistan’da da Cumhurbaşkan RTEyi  ve Türkleri çok seviyor!

Talebimiz geri çevrilmeyecek ve Türkiye çok büyük bir puan kazanacaktır bu ziyaret sırasında!

Tabii danışmanları ve büyükelçilik mensupları bu bilgiyi sayın Cumhurbaşkanına aktarırlarsa!

Bir sonraki yazımızda Kızılkum Çölü’nü sizler için 12 saatlik bir yolculuk da olsa maveraün-nehiri ata topraklarımızın at sırtında geçtiği Siri derya Amuderya nehirlerini sizler için katedip geçtikten sonra o izlenimlerimizi yazmağa çalışacağız!

Harzemşahlar devleti-

vilayeti ve Hive şehri!

Kızılkum Çölü’nü atalarımızın at sırtında geçerek Orta Asya’dan -Büyük Asya’dan Ön Asya -Anadolu’ya geçişlerindeki Türklerin izini takip etmeye devam edeceğiz; bizi izlemeye devam edin...

WhatsApp ihbar hattı: +90530 200 00 96

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.