Yukarı Çık
10 ŞUBAT 2018 ABDÜLHAMİT’İN ÖLÜMÜ! TEHLİKENİN FARKINDA MIYIZ?
9 Şubat 2018 Cuma 16:28:32
355 kez okundu.
Prof. Dr. Ahmet Maranki "Her Salı ve Cuma" Günleri Yeni Akit Gazetesine Yazdığı Köşe Yazılarını Kozmik Müdavimlerimiz için Paylaşıyoruz.

Televizyon programlarında her zaman cambaza baktıracak değiller ya, geçtiğimiz günlerde TRT Doktor Geldi programında, bizim yılladır seminerlerde, konferans ve canlı yayınlarda söylediklerimizi teyit eden bir açıklama, sabah kuşağı programlarından birinde bir prof doktordan geldi. Gastroentrolojihematoloji uzmanı olan doktorumuz, sekiz yaşında siroz olan çocuklardan bahsederek bunun sebebini de sanayi bazlı fruktoz tatlandırıcıların, gazlı içeceklerin, şekerlemelerin olduğunu söyledi. 

En iyi denetçi beyin kodlarımız

Dünyada sekiz yaşında siroz olan çocuklara rastlanma sıklığı konusunda lideriz (!) hem de yüksek oranla. Bir başka ifade ile çocuklarda 8 yaşında siroz riski oluşuyor!

TRT’de reklamlar:..? Geçen gün TRT’de sabah programında Doktor Geldi’de Halit Yerebakan doktorumuz hakikaten güzel bilgiler verdi.

Hem de TRT kanalında!

TRT’de çünkü tam reklam arasında fruktoz bazlı gazlı içecekler ve şekerlemelerin reklamının verildiği yayın!!!!!!

Milli tarihi kültürel payitaht Abdülhamit, diriliş Ertuğrul’un çadırı da, kutül amare gibi dizileri de zaten gazlı içeceklerin Büyük sermaye patronu Amerika’nın işgali altında!! şimdi sıra sağlık programlarında şimdi diyeceksiniz bu ne perhiz bu ne lahana tursusu !!!

Biri yapıyor biri bozuyor mu?

Acaba diye insanın aklına gelmiyor değil!!!

Hani dostlar alışverişte görsün!

Sen istediğin kadar söyle biz bildiğimizi yaparız mı?

Yoksa tavşana kaç tazıya tut...?

Programda anlatılan mısır nişastası şurubu “Beyin kodlarımızda olmayan şekerli sanayi tipi şekerin kullanılması acilen Avrupa’daki örnekleri gibi azaltılmalı ve ya yasaklanmalıdır.” Bu önlem alınmadığı taktirde kısa zamanda dünyada obezite ile de birinciliği alacağımızdan kimsensin kuşkusu olmasın. 

Mısır Kotaları Azaltılsın…

Amerika başta olmak üzere tüm dünya ülkelerinde mısır kotaları azaltılmaya başlandı bile… Örneğin, Avrupa’da %2 ile başlayan kota bir ara 20’ye çıktı. Ancak şu anda yüzde 5’e indirildi. Türkiye’de şu an yüzde 20’ye yakın bir seviyede devam ediyor.

Çukurova, Orhangazi, Gemlik ve İznik verimli pek çok ovamızda artık narenciye yerine Mısır şurubu üretimi yapılıyor. Zeytinler sökülüyor, portakal bahçeleri bozuluyor herkes sanayi mısırı, mısır ve mısır şurubu üretme derdinde!

Ebter sanayi tohumlar yeraltı sularını yok ediyor!

İşin bir başka boyutunu ise kimse görmüyor. Haydi onu da biz söyleyelim; Mısır yer altı sularını fazlasıyla çeken ve yer altı sularını kurutan bir ürün dolayısıyla üretim bu şekilde devam ederse yeraltı sularımız 5-10 yılda azalacak hatta bazı bölgelerde yok olacaktır. Sanayi mısır üretiminin devlet tarafından önüne geçilmesi zorunludur. Yarın bu iş için geç olacaktır. 

2004 yılından bu yana ne değişti?

2004 yılında yazdığımızı “Yaşam Enerjisi” kitabında mısır şurubuna dikkati çekmiştik. O zaman bize deli demişlerdi. Beş yıl önce yazdığım “Beyaz Ölüm” kitabında nişasta bazlı rafine mısır şurubundan yapılan şeker ülkemize yerleşirse beş yıl içinde ilaç tüketiminin artacağını hastalıkların tavan yapacağı insanımızın %98’in ilaç kullanır hale geleceğini söylemiştik. 

Şimdi siroz başta olmak üzere kalp, damar, diyabet, tansiyon gibi kalıtsal hastalıkların da sebebinin bu olduğunu düşünülürse niçin sağlık bakanlığı bugüne kadar bunun tedbirini almamıştır niçin sağlık bakanlığı bilim kurulları bu insanlar sizin analarımız bacılarınız çocuklarınız kız kardeşleriniz evlatlarınız değil miydi neden sebep oldunuz sizleri Allah’a havale ediyoruz…

Tuza ceza tarihte bir ilk!

Allah’ın yarattığı peygamberin kullandığı kristal tuzu anlattığımızda suç duyurularında bulunan sağlık bakanlığı, tabipler birliği... Kuruluşlar 100 binlerce lira ceza yağdıran bilim kurulu, insan neslini tehdit eden bu konuya bugüne kadar niçin duyarsız kalmıştır!

Ortada bir suç vardır…

Eğer bu konuda bir suç yoksa ihmal vardır. Bu ihmali gösterilenler hakkında mutlaka cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan, başbakanımız, ilgili olması gereken ilgi sizlere vazifesini yapmayanlara sermaye karşısında susanlara haksızlık karşısında dilsiz şeytan olanlara hakkında mutlaka soruşturma açılmalı milletin kaygıları giderilmelidir…

2018 bilim kurulu raporu

2018 yılında toplumsal baskılarla açıklanan rapor uygulanması halinde milletin vicdanına ancak o zaman rahat edecektir sayın cumhurbaşkanım. Ben buradan gönüllü kuruluşlara sesleniyorum, bir evcil hayvanın darp görmesine üzülen gönüllü teşekküllerini bu duyarlılığını Türkiye Cumhuriyeti’nin gençliğine ve insanlarına yönelik bu duyarsızlığı yapanlara da göstermesi gerektiğini söylüyorum. Herkesi de bu duyarlılığa davet ediyorum…

“Yahudi’ye bir karış toprak satan vatan hainidir” diyen Abdülhamid dizisinin arasında kolalı gazlı içecekler ve mısır şurubu bazlı gıdaların reklamını yapan TRT’nin tutumu manidardır. 

10 Şubat 2018 Abdülhamid’in ölüm yıl dönümü!

 Merak ediyorum TRT cuma günü acaba

“Yahudi’ye bir karış toprak satan vatan hainidir” diyen Abdülhamid dizisinin arasında kolalı gazlı içecekler ve mısır şurubu bazlı gıdaların reklamını verip Abdülhamit’i bir kere daha öldürecek sarayı yıkan hain gücü bir kere daha destekleyecek mi göreceğiz bakalım haftaya sütun aramızda bekleyiniz!

TRT çalıştayı...! Çalıştayı dinledim o kadar sendikalar gönüllü kuruluşlar konuştu!

Körler sağırlar birbirini ağırlar!

Vatan millet bayrak devlet din düşmanları sadece bu haksızlıklar karşısında dilsiz şeytanlık yapan, susan, bana dokunmayan bir yılan bin yaşasın diyen hainlerin devlet Saray’ının içinde olduğunun kanıtıdır.

O Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığı’nın teftiş kurulları bu konuyu soruşturmalıdır… Bu toplumun geleceği Afrin’den, Münbiç’den Suriye’den Irak’tan daha az kaygı duyulacak bir şey değildir. Bir gün oraları alıp “Misaki milli” sınırlarımızı muhafaza altına alabiliriz ama Türkiye’mizde bu işi yapacak 80 milyon insanımız hasta, sakat, sağlıksız, düşünemeyen bir toplum olacak gençler sizin de kullandığınız “mankurt” hale dönüşecektir. Biz “Doktor Geldi” programında 3 saatte bunun aksini savunan Prof. Dr Metin Başaran hocamıza ve İrtibat ve WhatsApp hattı:  0530 200 00 96

[email protected] program moderatörü Dr. Halit Yerebakan’ı tebrik ediyoruz.

 

Bunu Sosyal Medyada Paylaş :

Hastaliklari tedavi etmek, 1219 sayili Tababet Kanunu'na göre sadece hekimlerimizin görevidir.
Bu sitede yer alan bilgiler saglikli yasama tavsiye niteliginde olup ürünlerimiz ilaç degil, besin destek ürünleridir.
Tedavi veya doktor tedavisi yerine geçmez. Kürlerde ve metinler içerisinde geçen bitkilerin kullanimindan önce, Adi geçen bitkilere alerjiniz olup olmadigini kontrol ettirdikten sonra kullanmaniz tavsiye edilir.