Elektrikle çalışan cihazların yaydıkları elektromanyetik alanların (EMA) oluşturduğu çevrenin biyolojik etkilerinin araştırılması, başta mesleki çalışanları olmak üzere, genel halk sağlığı açısından büyük önem taşır.
EMA çevremizi kuşatmakta olup, kaynaklarının (Yüksek gerilim hatları, radyo ve TV gibi) gittikçe artan bir biçimde kullanılması, maruziyet miktarının potansiyel seviyesinde bir artışa neden olmaktadır. 50 yıl öncesine kadar EMA’nın atmosferde oluşan doğal seviyesi hayli düşük değerde idi. Endüstrileşme ile birlikte elektromanyetik (EM) enerjinin kullanımının yaygınlaşması, EM alanların her frekansında insan, hayvan ve elektronik sistemleri etkileyen bir artış meydana getirmiştir. EM alanlarının kullanımının gelecekte daha da artış göstereceği dikkate alınırsa, konunun önemi daha da artmaktadır.

EM enerji üreten cihazlara, mikrodalga el telsiz ve telefonları, alarm cihazları, otomatik kapılar, TV ve radyo vericileri ve güç iletim hatları örnek olarak verilebilir. Ayrıca endüstriyel işlemlerde ısıtma amacıyla kullanılan daha düşük frekanslı RF ısıtıcılar da sayılabilir. Bu uygulamalarla ilgili mesleklerde çalışanlar ve bakım personeli, ışıma yapan cihaza sürekli olarak yakın durumda kaldıkları için birinciderecede risk altındadırlar.
EMA’nın iki tür biyolojik etkisi vardır. Birinci kısım kısa zamanda hissedilen etkiler diyebileceğimiz baş ağrıları, göz yanmaları, yorgunluk, halsizlik ve baş dönmeleri gibi şikayetlerdir. Ayrıca gece uykusuzlukları, gündüz uykulu dolaşım, küskünlük ve sürekli rahatsızlık nedeniyle topluma katılmamak gibi neticeler de literatürde rapor edilmiştir. Diğer bir etki ise moleküller ve kimyasal bağlara, hücre yapısına, vücut koruma sistemine yaptığı ve uzun sürede ortaya çıkabilen etkilerdir.

KANSER RİSKİNİ ARTIRIYOR
EMA’nın kansere yol açıcı bir faktör olduğunun kesinleşmesi için insanlar üzerinde, uzun süreli, epidemikdel ve deneysel çalışmalar yapılması gereklidir. Bugün ise sadece hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalardan yorumlar yapılmaktadır. Hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda EMA’nın kanser riskini arttırıcı etkileri görülmüştür. Bu etkilerin luşması EMA’nın frekansına, şiddetine, vücut ölçülerine, vücudun elektriksel özelliklerine, mesafesine ve en önemlisi etki süresine bağlıdır. Buna göre en çok yüksek gerilim hatlarında veya yüksek gerilim tesislerinde, radyo ve TV vericilerinde çalışanlar tehlikeye maruz kalmaktadırlar.
Artan sayıdaki elektrikli cihazlar, TV ve radyo istasyonları ve herkesin elinde bulunan cep telefon cihazlarının yaydığı alanların şehirlerde oluşturduğu alan seviyeleri, ulusal ve uluslararsı standartların üzerine çıktığında aynen hava kirliliği gibi Elektromagnetik Kirlenme’ye neden olmakta ve insanlar ve cihazlar üzerinde zararlı etkiler göstermektedir. Bu nedenle TV, radyo ve cep telefon hizmetlerine yaydıklarıgüç açısından ortamdaki alan seviyesi nispetinde kirlenme artmaktadır.
EM ALANLARIN BİYOLOJİK ETKİLERİ
EM dalgaların tüm spektrumunun canlılara etkisi olduğu bilinmektedir. Ancak bu etki mekanizmasının her frekans için aynı olmadığı, farklı etkileşimlerinin bulunduğu da bilinmektedir. 300 GHz’den yüksek frekanslarda ışıma etkisi moleküllerde iyonizasyona sebep olur. Bu nedenle söz konusu ışıma bandı iyonlaştıran ışıma olarak tanımlanır. İyonlaştırmayan ışıma bandı bu çalışmanın konusu olup, düşük frekanslardan radyo frekanslarına kadar uzanır. Buna karşı gelen frekans aralığı 0-300 GHz olup, enerjileri molekülleri iyonlaştırmaya yetmez. İyonlaştırmayan ışımaya uzun süreli maruziyetin canlılarda kalıcı etkiler oluşturabileceği bilinmektedir. En önemli etki dokularda ısı artışına neden olmasıdır.
EM enerjiyi kullanan çeşitli cihaz ve donanımlarının çevrede oluşturduğu EMA’nın canlılar üzerine etkisinin potansiyel anlamda mevcut olduğu anlaşılmıştır. Bu konuda yapılan teorik modelleme ve deneysel çalışmalar sayesinde bu etkinin mekanizması hakkında daha ayrıntılı bilgiler elde edilmekte ve gereksiz yere aşırı maruziyeti önlemek için güvenlik seviyeleri oluşturulmaktadır. Yüksek gerilim taşıma hatlarının ve evlerde kullanılan elektrikli cihazların üretmiş olduğu düşük frekanslı alanların insanlar üzerindeki muhtemel etkilerinden korunması amacıyla oluşturulan limit değerleri frekansa bağlı olarak değişmektedir.
BAZI BULGULAR
EM kirlenmenin canlılar üzerinde duyu organları ile doğrudan hissedilememesi yüzünden uzun süreli radyasyona maruziyetin kümülatif etkiler oluşturması kuvvetle muhtemeldir. 100 yıl önce gezegenimizde hava, su ve gürültü kirliliğinin bu seviyede olmadığı bilinmekte olup, zaman içerisindeki yığılmaları dünyamızda önemli çevre sorunlarını doğurmuştur. Bu nedenle “EM kirlenme” olayının daha önce yapılan ihmal ve hatalar tekrarlanmadan, bilimsel olarak ele alınıp incelenmesi önemli bir ihtiyaçtır.
EM radyasyonun vücut tarafından yutulması neticesinde, vücut sıcaklığı, güce ve diğer bazı parametrelere bağlı olarak 0.5-2 °C’ye kadar artabilir. Hastalık olmadan artan bu ısı, pekçok zarara neden olmaktadır. Bu konuda yapılacak çalışmalar gereksiz yere EM radyasyona maruziyeti önleyeceği gibi, toplumun EM enerjiden optimum yayarlanmasını da sağlayacaktır.
EM alanların biyolojik etkilerini tesbit etmek için dünyanın birçok ülkesinde araştırmalar yapılmaktadır. Yapılan bu araştırmalar sonucunda frekansı ne olursa olsun EM alanların etkilerine dair bazı bulguları aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür:
1. Moleküler ve kimyasal bağları bozacak kadar kuvvetli olmadığı anlaşılan EMA’nın hücrelerin büyüme ve normal olarak çoğalmalarına etkileri araştırılmaktadır. EMA’nın alzhemier hastalığına neden olduğu ihtimali hayli yüksektir.
2. Çok düşük frekanslı (ELF) alanların 4 önemli yönden etkileri incelenmektedir:
a) Hücreler arası aktiviteyi etkilemek,
b) Hormon salgısını etkilemek,
c) Vücudun koruma sistemini etkilemek,
d) Embriyonlarda anormal gelişmelere neden olmak.
3. RF dalgalarının bilinen potansiyel biyolojik etkileri şu başlıklarda toplanabilir:
a) Tek bir hücre veya hücre sistemlerini etkiler,
b) Genetik düzen ve gelişmeyi etkiler,
c) Gelişmiş organ, doku veya hücre sistemlerini etkiler,
d) Metabolizma ve düzenleme sistemlerini etkiler,
e) Moleküler sistemleri etkiler.
4. Filtre ve ekran kullanmak gibi yöntemler, katot ışın tüpü, monitör ve televizyonların yaydığı düşük frekanslı magnetik alanları önlemede başarısızdır. Magnetik alanların yayılmasına insan vücudu, örtü, duvar gibi şeyler engel olamaz. Sıvı kristal ekran (LCD) bilgisayarlarda elektrik ve magnetik alan yayılımı yoktur. Darbeli elektrik ve magnetik alanların darbesizden daha zararlı olduğuna dair bilimsel deliller mevcuttur.
5. Standartlar kısa dönem zararlardan korunmak içindir. EMA değerleri standartların altında bile olsa, uzun vadede ortaya çıkabilecek etkiler hakkında kesin birşey söylemek mümkün değildir.
6. İnsan vücudunun kısımları yarım dalga boyu (resonans frekansı) olduğunda daha fazla enerji yutar. Çocuklar yetişkinlerden daha yüksek resonans frekansına sahiptir, dolayısıyla daha fazla enerji yutabilirler.
7. Mobil iletişimle ilgili sağlıklı epidemiksel çalışmaların yapılabilmesi için yeterli maruziyet süresi geçmediğinden, uzun yıllar sonra sağlık problemleri çıkmaması için deneysel araştırmalara devam edilmeli ve önlemler alınmalıdır.

8. Yaklaşık 10 GHz’nin üstündeki frekanslarda en çok enerji,vücut yüzeyinden bir kaç mm veya daha az derinlikteki bölgelerde yutulur. Dolayısıyla Özgül Soğrulma Oranı (SAR) bu frekanslarda kullanılmaz.
9. İnsanların doğru akım elektrik alanından etkilenme eşik değeri 40-50 kV/m’dir.
10. İnsanların 50/60 Hz elektrik alanından etkilenme eşik değeri 2-10 kV/m.
11. Rezonans bölgesinde (yaklaşık olarak 20 MHz ile 10 GHz arası) dalga boyu vücut veya vücudun parçalarıyla kıyaslanabilir değerdedir. Vücutta rezonans frekansında (dik polarize alanda dik duran yetişkin için bu değer 70 MHz civarındadır) yüksek değerde yutma olur.
12. Tam maruziyet şartlarına bağlı olarak düşük frekanslardaki dominant etkiler sinir ve kas hücrelerinin uyarıları veya elektrik yanmalarıyla ilgilidir. Yüksek frekanslarda ise en bariz etki mekanizması vücut dokularının aşırı ısınmalarıdır.
13. Bazı insanların mikrodalgaları duyabileceği literatürde vardır. Dalgalar beynin ses ile ilgili bölümünü uyarıp buna imkan verebilir. Bu olay ısısal etkiden dolayıdır ve gerekli ısısal sıcaklık yaklaşık 5.10-06 C, güç yoğunluğu ise 0.1 mw/cm2 gibi standartların çok altında değerlerdir. Çok önemli olan aşağıdaki husuları hatırlatmak isteriz:
EMA’lar canlı organizmalara yabancı değildir. Hatta birçok önemli fonksiyonun kontrol ve muhafazasında kritik rol üstlenmişlerdir. Yaşayan organizma, büyük ve seçkin hassasiyet olan bir elektromanyetik cihazdır. Isısal olmayan (Non-thermal) insan etkilenmesini kabul etmemiz gerekir.
ELF özellikleri, cep telefonunun mikrodalga darbesinden ve bataryanın magnetik alanından kaynaklanmaktadır. Bu özellikler;
- Beynin fonksiyonlarının elektromagnetik aktiviteleri (beyin dalgalarını),
- Beynin elektrokimyasını (meletonin seviyeleri),
- Kan beyin duvarı (BBB) geçirgenliğini,
- Hücresel kalsiyum ion konsantrasyonunu değiştirme,İon-protein bağlantısını etkileme.
- Sıcaklık artışı olmadan oluşan etkilere ısısal olmayan (nonthermal) etkiler denir ve standartlarda nazara alınmadığından, standartlar yetersizdirdir.
- Mevcut tartışılan güvenlik seviyelerinin en önemli yanlışı, EMA’lara maruz olan objenin canlı olduğunu nazara almamasıdır.
- EM radyasyonun yaşayan sistemlerde ısısal olmayan etkilerinin delillerini gösteren pek çok deneysel çalışma son 30 yıldır bilimsel literatürde mevcuttur.
- Yapılacak aksiyon, masraf ve faydadaki riskleri dengelemelidir. Mevcut standartların devamındaki ana risk, kanser ve diğer sağlık problemlerinin özellikle gençlerde artmasıdır.
- Cep telefonları, radyasyon yayan tüm cihazlar arasında en “hayatımıza girmiş” görünen, insan vücuduna ve beynine en yakın radyasyon kaynağıdır.
- Uzun süreli ve yoğun cep telefonu kullanımı, görme ve duyma bozukluklarından beyin tümörüne kadar birçok ciddi hastalığı tetikliyebiliyor ve genetik yapıyı bozabiliyor.
- Cep telefonunun yaydığı EM radyasyon, çocukların beyin aktivitelerinde değişimlere neden olabiliyor. Çocuklarda öğrenme eksikliklerine, konsantrasyon bozulmalarına ve agresif davranışlara yol açabiliyor.
- Cep telefonları erkeklerin sperm sayısını azaltıyor.12) Yapay EMA’lar doğal EMA’lardan çok daha fazla olduğundan doğanın dengesini bozuyor. Hayvanların haberleşmelerini ve bitkilerin büyümelerini çok olumsuz olarak etkiliyor.
- Trafik kazalarının 6 kat artmasına neden olan araba kulanırken mobil telefon kulanma kesinlikle
yasaklanmalıdır.
Halkın sağlığı açısından, yeni teknolojik ürünlerde hükümetin ve sağlık kuruluşlarının yapması gerekenler;
- ABD ve AB’nin önerdiği güvenli yöntemler, kominikasyon ve data iletişiminde kullanılmalıdır.
Kablo ve fiber optik gibi alternatif iletişimler desteklenmelidir.
- Çocuk ve gençlerin cep telefonu kullanımı özendirilmemeli veya yasaklanmalı. Cep telefonu üzerine, sigarada olduğu gibi “16 yaş altındakiler kullanamaz” şeklinde uyarılar yazılmalı.
- Yeni haberleşme tekniklerinin sağlık etkileri hakkında ülkede bilgilendirme kampanyaları yapılmalıdır. Endüstri daha güvenli alternatif ürünler yapılması için teşvik edilmelidir.
- Kominikasyon ve güvenlik ihtiyacı için, telsiz teknolojilerine güvenilmemeli, varsa uygulamaları azaltılmalıdır.
- Endüstri, yeni kablosuz teknoloji ürünlerinin zararsız, güvenli olduklarını piyasaya çıkmadan ispat etmelidir.
- Çevrede az kullanım bölgeleri, yani düşük seviyede EMA olan bölgeleri oluşturulmalı. Hastane, okul ve hava alanlarında cep telefonu kullanımının yasaklı bölgeleri oluşturulmalıdır.
ICNIRP ısısal güvenlik standardının telsiz teknolojileri için geçersiz olduğunu anlayınız ,anlatınız. Yeni güvenlik seviyeleri geliştirmek için, biyolojik etkilerden haberdar kuruluşlar oluşturulmalı. Düşük seviyede sürekli maruziyet durumu için biyoloji temelli standartlar geliştirilmeli.
Halk sağlığı için radyasyon yayan cihazların zararsız olduklarının ispatı üreticilerden istenmeli. Bu konuda aldatıcı delillerden uzak durulmalı. Endüstrinin sağlık risklerini nazara almayanlarını, parasal olarak sorumlu tutan uygulamalar başlatılmalı.
Kaynaklar
- S. Şeker, CEP TEHLİKESİ,hayykitap Yayınlan,İstanbul 2009.

- O P. Gandhi, Biological effects and medical application of electromagnetic energy, Prentice Hall Pub. New Jersey,1990.
- L. C., Edwin, Biological effects of transmission line fıelds., Elsevier Pub.,1987.
- C., Polk, E. Postow. CRC Handbook of biological effects of electromagnetic
fıelds., CRC Press,1986.
- ICNIRP Guide lines, Health Physics, Cilt 74, No:4, s. 494-522, Nisan 1998.