Tıbbi ve Aromatik Bitki Tarımı

Günümüzde doğal yani organik ürünlere olan ilgi sağlık alanında da devam ediyor.
30/12/2011 - 10:14

 

İnsanlar bitki ve hayvanlardan çeşitli biçimlerde yararlandılar ve yararlanmaya da devam ediyorlar. Geçtiğimiz yüzyıla kadar dünya nüfusu az ve dengeli denebilecek bir şekilde artıyordu. Ancak tıp alanındaki gelişmeler, insanın doğal düşmanlarına karşı üstünlüğü gibi etkenlerle birlikte insan nüfusu hızla artmaya başladı. Buna bağlı olarak insanların barınma, gıda, tıbbi ilaçlar gibi temel ihtiyaçları da arttı. Tüm bu ihtiyaçlar doğal kaynaklardan karşılanıyordu. Doğal kaynakların yetmediği durumlarda bu gereksinim endüstriyel ve sentetik yapay ürünlerle karşılandı. Yapay ürünlerin doğal olanların yerini tutmaması doğal ürünlere olan ilgiyi ve talebi son yıllarda hayli artırdı. Ancak doğal kaynaklar artan talebi karşılayamaz hale geldi. Bu sorunu çözmek için gelişmiş ülkeler tıbbi bitkilerin tarım ve ıslahına yönelik araştırma ve uygulamaları artırdı. Hem doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilirliği, hem de ihtiyaçların karşılanması için doğadan doğrudan toplamak yerine tıbbi bitkilerin tarımı yapılmaya başlandı. Ayrıca hastalık yapan mikroorganizmaların sentetik maddelere karşı daha dayanıklı olması da tıbbi bitkilerin önemini artırdı.
 
Tıbbi ve aromatik bitkiler sağlıkta, kozmetiklerde, gıdalarda katkı maddesi olarak kullanılan bitkilerdir. Adaçayı, kekik, lavanta, reyhan, fesleğen, nane, biberiye, lavanta, anason, oğulotu en çok bilinen tıbbi ve aromatik bitkilerdir. Bu bitkiler özellikle geleneksel tedavide çok uzun zamandan bu yana kullanıldı, kullanılmaya da devam ediyor. Günümüzde de modern tıp bu bitkilerden fazlasıyla yararlanıyor. Tanımlanmış 350 bin bitki türünün 35 bini (bu sayı 70 bine kadar çıkabilir) tıbbi amaçlı olarak araştırılmış, araştırmalar yeni bitkiler üzerinde de devam ediyor. Son 30 yılda üretilen ilaçların % 25’i bitkilerden elde edilen kimyasal maddeler içeriyor. Bitkisel kaynaklı ilaçların yıllık piyasa değerinin 60-100 milyar ABD doları olduğu tahmin ediliyor. Sadece bunlar bile tıbbi bitkilerin yaşamımızda ne kadar
önemli olduğunun göstergeleri. Bunun kaçınılmaz sonucu da devamlı artan bir talep. Bitkilerin doğadan toplanmasıyla bu talebin karşılanması çok zor. Ayrıca doğadan kontrolsüz biçimde toplanmaları bitkilerin doğal popülasyonlarını da ciddi olarak tahrip ediyor. Sürdürülebilir olmayan bu duruma en iyi alternatif bu bitkilerin tarımının yapılması. Tarım yapılmasıyla bitkilerdeki etken madde miktarının artırılması ve kalitesi daha yüksek bitkiler elde etmek mümkün. Ayrıca tarım sayesinde kurutma, temizleme, paketleme gibi işlemler de kontrollü olacak, böylece belirli bir standardın tutturulmasıyla bu bitkilerin ekonomik getirisi de artacaktır. Tıbbi ve aromatik bitki tarımı bu bitkilerin kültüre alınmasıyla yapılıyor. Tıbbi ve aromatik bitkiler genel olarak tohumdan çoğaltmayla yetiştiriliyor. Bunun yanı sıra çelikle çoğaltma yapmak da mümkün. Adaçayı, kekik, lavanta, reyhan, fesleğen, oğulotu hem tohumla hem de çelikle (vejetatif olarak) çoğaltılabilen türler. Çelikle çoğaltma bitkinin dal, gövde, yaprak kısmının ana bitkiden ayırılıp köklendirilerek ana bitkinin özelliklerini taşıyan yeni bitkiler elde edilmesidir. Bunlarla ilgili Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı başta olmak çok sayıda resmi kurum araştırmalar yapıyor. Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Birimi’nde adaçayı, kekik, lavanta, reyhan, fesleğen, oğulotu gibi bitkilerin tarımının nasıl yapılacağı ile ilgili araştırmalar yapılıyor. Araştırmalar bitki hakkında genel bilgiler ve bitkinin ülkemizdeki yayılışı, kullanılan bölümleri, sanayideki kullanım alanı, halk arasındaki kullanımı, drog olarak özellikleri, verim miktarı, dış ticareti, hasadı, kurutulması ve hangi koşullarda nasıl yetiştirilmesi gerektiği gibi konuları kapsıyor.
 
Aşağıdaki web sayfalarından bu konularda ayrıntılı bilgiye ulaşılabilir: 
http://www.tarim.gov.tr/uretim/Bitkisel_Uretim,
Aromatik_Tibbi_Bitkiler.html
http://www.tarlabitkileri.gov.tr/veri-bankasi/
tibbi-ve-aromatik-bitkiler-tarim
 
Oğulotu Örneği
Ülkemizin bitki zenginliğini sıklıkla dile getiriyoruz. Ülkemizde 3000’i endemik olmak üzere 10.000 civarında tür yaşıyor. Bunlar içinde tıbbi ve aromatik bitkilerin önemli bir yeri var. Sayıları tam belli olmamakla birlikte 1000 civarında bitki türü hem geleneksel hem de modern tıpta kullanılıyor. Adaçayı, kekik, lavanta, reyhan, fesleğen, oğulotu gibi türler en çok bilinen ve kullanılan türler arasında. Özellikle oğulotunun kullanımı çok yaygın ve son yıllarda ülkemiz koşullarında kültüre alınmasıyla ilgili araştırmalar da yapılıyor. 
 
Doğadan alıp yararlandığımız yabani türlerin yerlerine yenilerini koyabilmek ekolojik dengenin devamı açısından çok önemli. Oğulotu, kovanotu, limonotu, melisa otu, tatıramba, tatramba ve temre otu olarak da bilinir. Kovanotu denmesinin nedeni, arıların oğul verme zamanında kovanlara sürülmesi ve arıları kovana çekmede kullanılmasıdır.
 
Mayıs ayından başlayarak tüm yaz boyunca çiçek açan oğulotunun çiçekleri sap uçlarında küme halindedir, renkleri mavimsi beyaz ya da sarımsı beyazdır. Ülkemizde Amasya, Ankara, Bilecik, Bolu, Bursa, Erzincan, İstanbul, Kütahya, Malatya, Muğla, Samsun, Tunceli illerinde doğal olarak yaşadığı biliniyor. Dünyada ise Kuzey Amerika, Önasya ve Güney Avrupa’da doğal olarak bulunuyor. Ekonomik değeri yüksek oğulotunun Kuzey Amerika, Almanya, Bulgaristan, Fransa, İtalya, Romanya gibi ülkelerde tarımı yapılıyor.
 
 
Oğulotu ülkemizde doğal olarak yayılış gösteren çok yıllık bir bitki. Dik ya da yarı-yatık biçimde büyüyebiliyor. Boyu 60-120 cm arasında. Çiçekleri sarımsı beyaz renkte olabilen oğulotunun 3 alt türü var. Bunlardan Melissa officinalis limon kokulu ve içerdiği uçucu yağlar ve diğer kimyasal bileşiklerden dolayı tıbbi değeri fazla. Bitkinin sap, yaprak ve çiçek kısımları ilaç olarak kullanılabiliyor. Aslında tıbbi değeri eskiden bu yana biliniyor. Geleneksel tedavide uzun zamandır rahatlatıcı, sakinleştirici, gaz giderici, terletici, kasılmayı önleyici, kuvvet verici olarak kullanıldığı gibi antibakteriyel, antiviral olarak da kullanılıyor. Oğulotu uçucu yağ bileşiklerinin güzel kokulu olması nedeniyle kozmetiklerde de kullanılıyor. Talebin bu kadar fazla olduğu oğulotunun elde edilmesi, diğer pek çok aromatik ve tıbbi bitki türünde olduğu gibi, genelde doğadan toplama yöntemiyle oluyor. Bu yöntem doğal popülasyonlara zarar verdiği gibi oğulotundan yeterli miktarda uçucu yağ eldesini de zorlaştırıyor. Doğadan toplama yerine kültüre alınıp tarımının yapılması gerekiyor. Peki, tarımı nasıl yapılıyor? Oğulotu fazla kuru olmayan, sıcak ve güneşli yerlerde yaşar. Tarımı için genel olarak üç yöntem kullanılıyor: Vejetatif organlarla (kök, gövde, yaprak) yapılan üretim, fidelerin yetiştirilmesi ve tarlaya ekilmesi, doğrudan doğruya tarlaya ekim. Bitkilerin ekiminden sonra bakımının (yabancı ot alma, gübre vb.) dikkatli biçimde yapılması gerekir. Hasadın ise yılda üç kez ve çiçeklenmeden hemen önce yapılması öneriliyor. Hasat bitkinin topraktan 10-15 cm yukarıdan kesilmesiyle gerçekleştirilir. Kesimden hemen sonra kurutma işlemine geçilir. Uygun sıcaklık 20-35 0C arasıdır. İyi havalanan bir yerde (yarı gölge, yarı güneşli olabilir) kurutma yapılabilir. Son aşamada da paketleme yapılarak pazara sürülebilir hale getirilir. 
Katkıları ve fotoğraflar için Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tarla Bitkileri Merkez Araştırma Enstitüsü’nden Dr. Reyhan Bahtiyarca Bağdat’a teşekkür ederiz.
 
 
 
Kaynaklar
Gürbüz, B., Akar, T., Bağdat, R. B., İpek, A., Arslan.,
Yüksek Drog Verimli ve Uçucu Yağ Oranına Sahip
Oğulotu (Melissa officinalis) Hatlarının Geliştirilmesi,
TÜBİTAK TOGTAG3352., 2007.
Özgüven, M., Kırıcı, S., Tansı, S., Aksungur, P., Akgün,
Y., Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Araştırma ve Geliştirme Projesi,
TÜBİTAK TOVAG-990/DPT., 1995.
Katar, D., Gürbüz, B., “Oğulotu’nda (Melissa officinalis
L.) Farklı Bitki Sıklığı ve Azot Dozlarının Drog Yaprak
Verimi ve Bazı Özellikler Üzerine Etkisi”, Ankara
Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Bilimleri Dergisi,
Cilt 14, Sayı 1, s. 78-81, 2008.
 
KAYNAK
Bilim ve Teknik Dergisi
Aralık 2011, Sayı: 529
 

İLGİLİ OLANLAR

Maranki, Yeni Şifaları Keşfediyor


Türkiye'de ve dünyada konferanslarına hızla devam eden Ahmet Maranki, gittiği yerlere ait şifaları v

Organik Tarıma Dikkat!


Bu yöntemle beslenen hayvanların ürünlerinin ne kadar sağlıklı olduğu sorusu yanıtlanmayı bekliyor..
Evinizi Kış Çiçekleriyle Süsleyin
Canlı çiçekler kimi kadın için vazgeçilmez, hatta aşkla bağlanılan bir uğraş, kimi için en güzel ev

Tıbbi ve Aromatik Bitki Tarımı


Günümüzde doğal yani organik ürünlere olan ilgi sağlık alanında da devam ediyor.
Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar
Salatanıza doğradığınız domatesin, domates dışında genlere de sahip olabileceğini hiç düşündünüz mü?

Bitkileri Toplama ve Saklama


Bitkileri yapraklar canlılıklarını kaybetmeden önce toplamak çok daha uygundur. Kökler için en uygun

Çiftçi de Vatandaş da Yerli Tohumu Sevdi


Bugüne kadar kullandıkları genleriyle oynanmış İsrail tohumlarından umduğunu bulamayan çiftçinin, le
Tarım İlaçları Yok Ediyor
Göksu Deltası Kuş Cenneti'nde kullanılan bilinçsiz tarım ilaç kullanımı yeraltı sularını kirletiyor.
Organik Tarım Nedir?
Son yıllarda sıkça sözedilen organik tarım hakkında her gün bir haber duyuyoruz. Bu konuda Türkiye'd
Tarımda Organik Üretim ve Organik Gübre
Havadaki azotun toprağa alınması için geliştirilen teknoloji sayesinde iyi bir toprak ile daha sağlı
GDO’lu Gıdalar
Bütün dünyayı saran genetiği değiştirilmiş organizmalara karşı ülkemizdeki çalışmalar yetersiz kalıy
Alanya'daki Kozmik Ürün Çalışmaları
Türkiye'deki organik seralara bir yenisi eklendi: Sülün Çiftliği...

n

Kozmik pamuktan sonra kozmik meyvelerde üretiliyor.

n

Organik Tarım İncelemesi

n

Yediklerimize Dikkat!
 
Ahmet Maranki ve Ekibiyle Saglikli Bir Dünyaya



MARANKİ DİYOR Kİ

İnsan Allah'ın (CC) en güzel yaratılış sırrına mazhar olarak yaratılan bir mahluktur. Bunun için insanın kendini tanıması en önemli meselelerin başında gelir. Zaten bu, insanın Rabbine giden yolların en büyüklerindendir. Bunun için "Nefsini bilen Rabbini bilir" buyurulmuştur.



GÜNÜN SÖZÜ

Ölmeden önce tövbe edin. Hayırlı işleri yapmaya mani çıkmadan önce tövbe edin. Allahü tealayı çok hatırlayın. Zekat ve sadaka vermekte acele edin. Böylece rabbinizin rızıklarına ve yardımına kavuşursunuz.

Hadis-i Şerif

GÜNÜN YAZISI

Bu milleti zehirleyen süt

Çocukları zehirleyenlerin yanında duranlara sözümüz yok. İçtikleri yanlarına kâr kalsın.

Tavuktaki Büyük Tehlike!

Tavukta arsenik, antibiyotik ve Prozac da var. Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta yazdı...

Ekonomik devletçilik ve eczaneler

Devletçilik zamanımızın en yaygın siyaset ve ekonomi felsefesi hastalığı.

GÜNDEM HABERLERİ

Sosis, Salam ve Sucuk Etine Yüzde 100 Zam!

Fast Food Zincirine Dev Tazminat!

Ekmeğe de Hile Karıştı

Gıdada hile yapan 6 firma

Can Boğazdan Gelmiyor!

FOTO GALERİLER

Tümünü Göster »

SİZDEN GELEN YORUMLAR

Alternatif tıbba Sağlık Bakanlığı'ndan yeni düzenleme

Kitaplarınızdan çok şey öğrendim.

Kozmik Beden Temizliğinin hayatıma kattıkları

Kozmik Yaşam Merkezindeki Şifalar

Mide Dostu

ÜYE GİRİŞİ

Kullanıcı Adı

Şifre:

 

Kayıt Ol - Şifremi Unuttum

Hicri Bugün :
27 Cemaziye'l-Ahir 1433

Bugünkü Ay'ın
Görüntüsü

SİTE BAĞLANTILARI

ANKET

Ahmet Maranki'nin yazılı ve görsel medya aracılığıyla ulaştırdığı sağlık tavsiyelerini sosyal hayatınızda uyguluyor musunuz?

Seçenekler
Kesinlikle uyguluyorum
Takip ediyorum fakat uygulayamıyorum
İlgimi çekmiyor

Sitede Online


www.maranki.com sadece internet Üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
Yazılım & Sistem Yönetimi :
Networkbil.Net

- Kullanım Sözleşmesi
- Gizlilik Bildirimi